ÇALIŞANA HER SINAV KOLAY

13/04/2018          

ÇALIŞANA HER SINAV KOLAY

Bu akşamki Akhisar maçından önce eski maçları izlerken özellikle iki yıl önceki karşılaşmada kaleci Tolga’nın ve defansın zincirleme hataları sonucu 3-2 geriye düştüğümüzü, ardından 4-2 olabilecekken mucizevi şekilde üst direğe takılan toptan sonra skorun son dakikalarda 3-3’e gelmesi ve hatta son anlarda Sosa’nın bu sefer diğer üst direkte patlayan serbest vuruşuyla ne büyük bir badire atlattığımızı bir kez daha hatırladım. O maç 7 yıl sonra gelen şampiyonluktaki dönüm noktasıydı. Yine bu sezon ilk yarıda Şeref Bey Stadı’nda oynanan maç da büyük heyecana sahne olmuş ve topun Beşiktaş’ı bir türlü sevemediği, Quaresma’nın da son derece kötü bir vuruşla penaltı kaçırdığı karşılaşma 0-0 bitmişti. Beşiktaş’ın bu sezonki kötü puan kayıplarından bir tanesi de buydu. Üstelik de iyi oynamasına rağmen…

 

Bu akşam ise senaryo farklıydı. Daha 2. Dakikada gecenin yıldızı Babel’in harika top kontrolü ve vuruşu ile Beşiktaş maça 1-0 önde başladı. Sonraki dakikalarda da daha çok pas yapan ve topa sahip olan siyah-beyazlılar bir değişiklik yaparak asist yerine nihayet gol atmayı düşünen Negredo ile iki farkı da buldu. Önde basmaya çalışan Akhisar’ın presini rahat aşabilen Beşiktaş daha ilk yarıda ummadığı kadar rahatlamıştı. Ancak özellikle Talisca’nın etkisiz oyunu skorun verdiği rehavetle birleşince Akhisar da pozisyonlar bulmaya başladı ki bunlarda hem şans hem de Fabri faktörü ön plana çıktı.

 

Ikinci yarının başı da ilk yarıdan farklı değildi. Özüne(!) dönen Negredo’nun asist sevdasıyla heba ettiği nefis bir pozisyonun hemen arkasından bu yıl skor yükünü Talisca ile beraber üstlenen Babel yine tertemiz zımba gibi bir şutla farkı üçe çıkardı ve fişi çekti. Kuşkusuz ki yıllardır bu kadar başa bela olmuş böylesi bir deplasmanda 50 dakikada yakalanan fark beklenmedik bir güzellikti. Nitekim hemen sonrasında dönüşüyle rakiplere korku salan Quaresma’nın kendi sürüklediği pozisyonda 4’ü bulmak işten bile değildi ama direk izin vermedi. Devamında tuhaf ve sıkıcı bir maç oldu. Beşiktaş yoğun pas trafiğiyle adeta maç bitsin diye zaman geçirme gibi bir ruh haline girince bazı kritik hatalar da yaptı ve bana göre Şenol Güneş oyuncu değişikliklerinde biraz geç kaldı. Büyük ihtimalle o da bu kadar rahat bir galibiyeti rüyasında bile görmemişti. Dolayısıyla izlemesi kadar yorumlaması da zor bir maç haline geldi. Beşiktaş farkı açmamak için adeta ekstra bir çaba sarf ederken Akhisar da pek bir varlık gösteremedi.

 

Maçın son dakikalarında bütün stadın İzmir Marşı’nı birlikte söylemesi çok güzel bir görüntüydü. Maçın bitimindeki klasik ritüelde Babel’in deplasman tribününe üçlü çektirmesi ile birlikte Beşiktaş’ın ‘Cuma kabusu’ da bitmiş oluyordu. Cuma günleri oynadığı maçlarda çok zorlanan Beşiktaş açıkçası ‘köfte gibi bir deplasman’dan harika bir sonuçla dönüyordu. Takımın bu maça ciddiyetle hazırlandığı belliydi. Baştan itibaren hiçbir sürprize meydan vermeden 3 puan için sahaya çıkmıştı ve aralarda skorun da getirdiği rahatlıktan kaynaklı hatalar olsa da şampiyonluk yolunda kalan son 6 maçın bir tanesi daha kazasız bitiyordu. Tabii ipler hala Beşiktaş’ın elinde değil ve bu Pazar günü Galatasaray – Başakşehir maçı var ki Başakşehir’in galibiyeti hariç diğer iki ihtimal işleri iyice kızıştırır. İki hafta sonraki derbi de herhalde düğümü tamamen çözer. Beşiktaş’ın yapması tek gereken kalan 5 maçta 15 puanı cebe koymak. Heba edilen onca gereksiz puanın telafisi ancak böyle olur. Bana göre Türkiye’nin en iyi futbol oynama kapasitesine sahip kadrosuna da yakışan budur.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: gorkem.isik@abcspor.com

twitter: @saturnocontro3

YORUMLAR