https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

GÖKYÜZÜNE EN YAKIN VENEZUELLALI: YULIMAR ROJAS

Okunması Gerekenler

Yulimar Rojas: Venezuela’nın Gökyüzüne Uzanmış Kraliçesi

Bazı sporcular yalnızca madalya kazanmaz. Bir ülkenin umudu, bir neslin ilham kaynağı ve kendi branşının yaşayan sembolü haline gelir; Yulimar Rojas gibi…

Yoksul mahallelerden dünya rekoruna uzanan yolculuğu, vazgeçmeyen bir çocuğun atletizm tarihini değiştiren hikayesidir. Tokyo Olimpiyatları’nda gerçekleştirdiği o unutulmaz atlayışa “atlayış” demek bile haksızlık olur. Adeta havada süzüldü, uçtu…

Dünya ve olimpiyat rekorunu aynı anda kırarken yalnızca altın madalya kazanmadı; üç adım atlama tarihini yeniden yazdı. Bana da bu hikayeyi kaleme almak farz oldu.

26 Yıllık Rekorun Sonu

10 Ağustos 1995, Ukraynalı atlet Inessa Kravets, Göteborg Dünya Atletizm Şampiyonası’nda 15.50 metre atlayarak dünya rekorunu kırdı. O gün belki de kimse bu rekorun tam 26 yıl boyunca kırılamayacağını tahmin etmiyordu. Ta ki Tokyo Olimpiyatları’nda pistte Yulimar Rojas belirene kadar… Venezuelalı yıldız, 15.67 metrelik olağanüstü atlayışıyla rekoru tam 17 santimetre geliştirerek atletizm tarihinin en etkileyici performanslarından birine imza attı.

Fırtınalardan Gelen Çocuk

Yulimar del Valle Rojas Rodríguez, 21 Ekim 1995’te Venezuela’da dünyaya geldi. Çocukluğu modern spor tesislerinde ya da profesyonel antrenman merkezlerinde geçmedi. Maddi imkanların oldukça sınırlı olduğu bir mahallede, altı kardeşli kalabalık bir ailede büyüdü.

Küçük yaşlardan itibaren sporun hemen her dalını denedi. Voleybol oynadı. Koştu. Yüksek atladı. Hatta bir dönem geleceğinin yüksek atlamada şekilleneceği düşünülüyordu. 2013 yılında Venezuela gençler yüksek atlama rekorunu kırması da bunun en büyük göstergesiydi.

Ancak kaderi, katıldığı bir üç adım atlama yarışında değişti. Neredeyse hiçbir teknik altyapısı olmamasına rağmen ulusal düzeyde dikkat çeken dereceler yaptı. Sanki bu branş için yaratılmıştı. Adeta bir çekirge gibi sıçrıyor, havada olağanüstü bir dengeyle süzülüyordu.

Belki atletizm dünyası o gün yeni bir yıldızın doğduğunu henüz fark etmedi. Ama onu yakından izleyenler, büyük bir şampiyonun geldiğini çoktan anlamıştı.

Kariyerini Değiştiren Adam: Iván Pedroso

2015 yılı her şeyi değiştirdi. Rojas, İspanya’nın Guadalajara kentine taşındı ve Kübalı efsane atlet Iván Pedroso ile çalışmaya başladı. Bu birliktelik, atletizm tarihinin en başarılı sporcu-antrenör ortaklıklarından biri haline gelecekti. Pedroso yalnızca tekniğini geliştirmedi. Yulimar’ın zihinsel dayanıklılığını, yarış karakterini ve özgüvenini de bambaşka bir seviyeye taşıdı. Sonuçlar da gecikmedi.

Henüz 20 yaşındayken 2016 Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nda altın madalyaya uzandı. Bu, gelecek yılların sadece başlangıcıydı.

Dünyanın Zirvesine Çıkış

2016 Rio Olimpiyatları, onun dünya sahnesine ilk gerçek çıkışı oldu. Üç adım atlamada gümüş madalya kazandı. Fakat Rojas’ın hedefi madalya koleksiyonu yapmak değildi. O, tarihe geçmek istiyordu.

2017 Londra Dünya Şampiyonası’nda ilk dünya şampiyonluğunu kazandı. Ardından 2019 Doha, 2022 Eugene ve 2023 Budapeşte’de gelen altın madalyalarla dünya şampiyonluğu sayısını dörde çıkardı.

Artık yalnızca dünyanın en iyisi değil, branşının yaşayan efsanesi olarak görülüyordu.

Tokyo: İnsan Sınırlarının Yeniden Yazıldığı Gün

Ve sıra geldi tarihin yazıldığı ana… Tokyo Olimpiyatları finalinde yaptığı 15.67 metrelik atlayış yalnızca olimpiyat şampiyonluğunu getirmedi. Aynı zamanda: Dünya ve Olimpiyat rekoru, Venezuela tarihinin en büyük sportif başarılarından biri anlamına geliyordu.

Rojas böylece üç adım atlamanın yeni referans noktası oldu.

15 Metrenin Ötesindeki Hikaye

Üç adım atlama dışarıdan bakıldığında yalnızca güçlü bacaklar gerektiren bir branş gibi görünür. Oysa gerçek çok farklıdır. Bu branş; hız, ritim, denge, patlayıcı kuvvet, koordinasyon ve kusursuz teknik ister.

Saniyenin çok küçük bir bölümünde sporcu üç hareketi mükemmel şekilde birleştirmek zorundadır: Sekme… Adım… Atlama…

İşte Yulimar’ı diğerlerinden ayıran nokta da bu diyebiliriz. 1.92 metrelik fiziği, olağanüstü patlayıcı kuvveti ve neredeyse kusursuz tekniği onu rakipsiz hale getirdi. Üstelik Tokyo’daki dünya rekoru incelendiğinde dikkat çeken ilginç bir detay daha var. İkinci adımı sadece 3.82 metreydi.

Bu değer, kendi standartlarına göre iyi bile sayılmaz. Yani teorik olarak hala gelişim alanı bulunuyor. Bu nedenle birçok atletizm otoritesi “16 metre sınırı aşılabilir” yorumları yapmaya başladı bile…

16 Metre Hayal mi ?

Dünden beri buna kendimce kafa yoruyorum ve 16 metreyi bilimsel olarak kısaca açıklarsak;

Dünya rekorunda faz dağılımı 5.86 m / 3.82 m / 5.99 m şeklindeydi. Eğer Rojas, ilk sıçramada (Hop) ürettiği dikey kuvveti koruyarak orta adımlama (Step) evresini yalnızca %5-7 oranında uzatıp 3.82 metreden yaklaşık 4.10 metreye çıkarabilirse, ilk iki faz arasındaki yatay hız kaybını (frenleme kuvvetini) azaltarak teorik olarak 16 metre sınırına yaklaşabilir.

Ancak bunu söylemek kolay tabi de, ya yapabilmek ??

Rojas zaten yaklaşma koşusunda 40 km/s’nin üzerine çıkan olağanüstü bir sürate ve muazzam bir patlayıcı kuvvete sahip. Bu yüzden gelişimin anahtarı daha fazla hızlanmak değil; eklem sertliğini (ankle stiffness) artırarak yere temas anında enerjiyi daha verimli geri kazanmak. Böylece her adımda milisaniyeler düzeyinde daha uzun havada kalabilir ve yatay hızını daha iyi koruyabilir.

Bir diğer kritik nokta ise sıçrama acıları. İlk fazın çok dik olması hızı keserken, fazla yatay olması da havada kalma süresini azaltıyor. Bu nedenle ilk sıçramayı 13-15 derece, son atlayışı ise 16-18 derece aralığında gerçekleştirmesi ve uzun atlamacı geçmişinden gelen çift kol salınımını (double arm swing) en verimli şekilde kullanması gerekiyor. Ama bu bir bilgisayar oyunu olsa tamam da bir insandan bahsediyoruz, yapay zeka ile yaratılmış robottan değil!.

Kağıt üzerinde bu hesaplar tek tek bakıldığında imkansız gözükmese de, bunların hepsini birden gerçek yarış temposunda kusursuz şekilde uygulayabilmek, insan biyomekaniğinin sınırlarını zorlamak hatta aşmak anlamına geliyor. Bu yüzden 16 metre teorik olarak mümkün olsa da, pratiğe dökmek için bence minimum 2030’ları bekleriz.

Venezuela’nın Ulusal Hazinesi

Bugün Yulimar Rojas yalnızca bir olimpiyat şampiyonu değil. Venezuela’nın en büyük spor ikonlarından biri oldu. Yoksulluktan çıkıp dünyanın zirvesine ulaşılabileceğinin yaşayan kanıtı. Doğru çalışma, doğru yönlendirme ve bitmeyen azimle nelerin başarılabileceğini gösteren bir örnek.

Belki de onu anlatan en güzel cümle şu: “Bir zamanlar fırtınalardan korkan küçük bir kız, yıllar sonra gökyüzüne en yakın noktaya sıçrayarak dünyanın üzerine gölgesini düşürdü”.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: burak.belgen@abcspor.com

twitter: @BurakBelgen

Son Haberler

MANCHESTER UNITED’IN ALTIN ÇOCUĞU JJ GABRIEL “KID MESSI”

JJ Gabriel Kimdir? Manchester United'ın Yeni Wonderkid'i  Manchester United altyapısında, s on dönemde tüm dikkatler henüz 15 yaşındaki JJ Gabriel...

Benzer Konular