https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

MENAJERLİK OFİSİ DEĞİL, EKONOMİ LABORATUVARI: BORAS CORPORATION’IN GİZLİ DÜNYASI

Okunması Gerekenler

“Futbol ve menajerlik denince akla hemen Jorge Mendes ya da Mino Raiola; kurumsal devler denince ise CAA Stellar ve Wasserman gelir. Fakat odak noktasını yeşil sahalardan çıkarıp tüm spor dünyasına yaydığımızda, ezberler bozulur ve zirvedeki isimler tamamen değişir.

Futbol menajerleri küresel medyada çok popüler olsa da, Kuzey Amerika sporlarındaki (Beyzbol, Basketbol, Amerikan Futbolu) para akışı ve devasa sözleşmeler nedeniyle dünyanın en güçlü ve en zengin menajerleri Kuzey Amerika havuzundan çıkar!.

** İşte sizlere dünyanın en ünlü, kural koyucu ve en büyük-zengin menajeri;

Scott Boras (Beyzbol / MLB) 

Neden Zirvede?

Forbes tarafından yıllardır düzenli olarak “Dünyanın En Güçlü Spor Menajeri” seçilen kişidir. Boras Corporation, sadece beyzbol üzerine yoğunlaşmasına rağmen milyarlarca dolarlık aktif kontratı yönetir.

Oyuncularının haklarını savunmak için takımlarla masaya oturduğunda beyzbol liginin ekonomik dengelerini değiştiren, tarihin en korkulan ve en çok kazandıran müzakerecisidir (Alex Rodriguez, Bryce Harper, Gerrit Cole gibi isimlerin rekor sözleşmelerinin arkasındaki adamdır).

Jorge Mendes veya Mino Raiola gibi menajerler futbol sahalarının rockstar figürleri olarak kameralar önünde parlarken, dünyanın en büyük ve en karlı spor ajansı olan Boras Corporation (Scott Boras) çok farklı bir boyutta, adeta gizli bir istihbarat ve Ar-Ge merkezi gibi çalışır.

Beyzbolun (MLB) patronu olan bu yapı, adi bir menajerlik ofisinden çok çok ötedir.

Ajans Değil, Tam Donanımlı Bir “Ekonomi ve Analiz Enstitüsü

Scott Boras’ın Newport Beach, Kaliforniya’daki merkezine girenler bir menajerlik bürosuyla değil, yüksek teknolojili bir veri laboratuvarıyla karşılaşırlar.

Mühendisler ve Veri Bilimciler: Boras Corp., bünyesinde sadece avukatlar çalıştırmaz; astrofizikçilerden yazılım mühendislerine, veri analistlerinden tıp doktorlarına kadar devasa bir akademik kadro barındırır.

Kendi Veri Havuzu: Kulüplerin analitik ekiplerinden yıllar önce Boras, kendi “Sabermetrics” (beyzbol istatistik bilimi) ekibini kurmuştur.

Oyuncularının performansını atomlarına kadar inceleyip, kulüplere masaya oturduklarında “matematiksel olarak o parayı hak ettiğini” rakamlarla ve simülasyonlarla kanıtlarlar.

“Boras Yasası” ve Tıbbi Danışmanlık Departmanı

Boras Corporation’ın en az bilinen ama en kritik bölümlerinden biri Spor Tıbbı ve Biyomekanik Departmanı’dır.

Ajans, oyuncularının sakatlık geçmişlerini, vücut mekaniklerini ve kas yapılarını kulüplerin sağlık heyetlerinden bile daha detaylı takip eder. Bir oyuncunun saliselik vuruş mekaniğindeki veya top atışındaki en ufak bir kusur, ajansın kendi bünyesindeki özel antrenörler ve biyomekanistler tarafından düzeltilir.

Amaç, oyuncuyu serbest piyasaya çıkmadan önce “kusursuz bir makinaya” dönüştürmektir.

PowerPoint Değil, “Ansiklopedi” Sunumları

Boras, kulüp sahipleriyle veya genel menajerlerle (GM) masaya oturduğunda klasik bir menajer gibi not kağıtlarıyla gelmez. Her müşterisi için özel olarak hazırlanan, bazen yüzlerce sayfalık, ciltlenmiş ansiklopedik “sunum kitapları” hazırlar.

Bu kitaplarda şunlar yer alır:

** Oyuncunun o takıma katıldığında gişe gelirlerini yüzde kaç artıracağı

** Takımın savunma/hücum verilerini istatistiksel olarak ne kadar yukarı taşıyacağı

** Şehirdeki yerel ekonomiye ve sponsorluklara yapacağı katkı vs vs.

Yani kulübe bir oyuncu değil, tam anlamıyla “finansal bir kalkınma paketi” pazarlar!.

Çoğu zaman kulüplerin kendi oyuncuları hakkında bilmediği metrikleri onlara kanıtlayarak o kadar detaylı bir sunum yaparlar ki…

Butik Ama Uzman Kadro

Boras Corporation, yüzlerce oyuncuyu fabrikasyon bir hat gibi yöneten devasa kurumsal holdinglerden (Wasserman gibi binlerce çalışanlı devlerden) farklı olarak, bütçe ve personel sayısı bakımından oldukça dar ama ultra-uzmanlaşmış bir kadroya sahiptir.

Şirket, portföyünü çok geniş tutmaz (genellikle sadece en üst düzey 150-180 arası elit MLB oyuncusu). Bu yüzden devasa bir aracı ordusuna ihtiyaç duymaz.

Merkez ofisinde ve saha operasyonlarında yaklaşık 75 ila 100 kişi çalıştığı bilinmektedir. Ancak bu küçük sayının arkasındaki yapı oldukça çarpıcıdır.

Eskiden beyzbol oynamış eski profesyonel sporcular,

MIT mezunu ekonomistler ve veri bilimciler,

Bilgisayar mühendisleri / yazılımcılar,

Avukatlar ve hukuk uzmanları,

Spor psikologları ve özel performans antrenörleri,

Her gün tüm maçları detaylıca raporlayan özel bir veri/istatistik ekibi yer alır.

Yani Boras Corporation, kalabalık bir çalışan ordusuyla değil; beyin gücü, mühendislik verileri ve nokta atışı hukuki operasyonlarla milyar dolarlık piyasayı yöneten elit bir karargah gibi çalışır!.

Ofis Mimarisindeki Psikolojik Mesajlar: Kapı Tokmağı Olmayan Giriş

Şirketin California, Newport Beach’teki 23 bin metrekarelik devasa merkez ofisinin ana giriş kapısında kapı tokmağı veya kolu yoktur. İçeri girmek için kapıyı sertçe itmeniz gerekir.

Kurucu Scott Boras, bunu “Major League (Ana Lig) yolundaki zorlukları ve oraya ulaşmak için gereken sert itişi” simgelemesi için özel olarak tasarlatmıştır.

Oyuncuların Finanse Ettiği Bina: Şirket binasının yapım maliyetinin çok büyük bir kısmı, şirketin ilk dönemlerindeki efsane oyuncuların kazandığı paralardan finanse edilmiştir. Boras, ofise gelen her yeni sporcuya “Bu binadaki her bir tuğlada sizden öncekilerin emeği var” diyerek aidiyet hissi yaratır.

Kural Değiştiren Deha

1996 yılında, takımların draft (oyuncu seçme) kurallarındaki yazılı teklif süresini sadece birkaç saat kaçırdığını fark etmiş ve temsil ettiği 4 genç oyuncuyu tek gecede serbest bırakarak tarihin en büyük kontratlarından birini almalarını sağlamıştır.

Bu olaydan sonra lig yönetimi kuralları değiştirmek zorunda kalmıştır

Çiftlik Evi Geçmişinden Gelen “Sistem Karşıtlığı”

Scott Boras, Kaliforniya’da bir çiftlikte büyümüş, eczacılık ve hukuk eğitimi almış eski bir beyzbolcudur. Kulüp sahiplerinin oyuncuları yıllar boyunca sömürdüğü ve takım değiştirmelerini engelleyen eski MLB sistemine (Reserve Clause) karşı hukuki savaşı kazanan adamdır.

Bu yüzden sistemin kurallarını esnetmekte ve kulüp patronlarını adeta masada terletmekte kural tanımaz. Takım sahipleri onu bazen “beyzbolun en çok sevilen nefret öznesi” olarak tanımlar; çünkü istese de istemese de kulüpler Boras’ın belirlediği ekonomik standartlara boyun eğmek zorunda kalırlar!.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

JORGE MENDES Mİ, DEV AJANSLAR MI? FUTBOL PİYASASINDA KİM DAHA BÜYÜK?

"Spor dünyasında 'en büyük kim?' tartışmaları asla bitmez. Hem bireysel hem de takım sporlarında yüzyıldır süren bu kısır döngü,...

Benzer Konular