Bugün kaseti geri sarıp golf tarihinin en özel yıllarından birine gidiyoruz: 1960. Arnold Palmer’ın “The King” unvanını kazandığı, golf dünyasının değiştiği o unutulmaz sezon.
Bu yılı, Arnold Palmer’ın unutulmaz performansı nedeniyle “Kral’ın Yılı” olarak adlandırmak hiç de abartılı olmaz. Palmer, o sezon tam sekiz turnuva kazandı ve bunların arasında iki büyük şampiyonluk vardı. Hem Masters hem de U.S. Open zaferleri, dramatik finişlerle geldi.
Masters’ta son iki delikte yaptığı birdie’lerle Ken Venturi’yi bir vuruş farkla geçerek ikinci yeşil ceketini kazandı. U.S. Open’da ise final turuna tam yedi vuruş geriden başlamasına rağmen inanılmaz bir geri dönüş yaparak şampiyon oldu.
Arnold Palmer: Golfün Kralı Nasıl Oldu?
Arnold Palmer, üç yıl boyunca görev yaptığı ABD Sahil Güvenliği’nden Ocak 1954’te ayrıldı.
Aynı yıl ağustos ayında Detroit Country Club’da düzenlenen U.S. Amateur Championship turnuvasını kazandı. Finalde Robert Sweeny Jr.’ı yenerek elde ettiği bu büyük başarı, Palmer’a profesyonel olmaya karar verme cesareti verdi.
Kasım 1954’te profesyonelliğe geçti. 1955-1959 yılları arasında Palmer, kariyerinin ilk beş yılında toplam 13 turnuva kazandı. Bu zaferler arasında ilk major şampiyonluğu olan 1958 Masters da bulunuyordu.
Ancak ne kadar başarılı olursa olsun, kariyerinin altın dönemi henüz başlamamıştı. Asıl dönüşüm 1960 sezonunda gerçekleşti.
İşte o yıl Arnold Palmer yalnızca turnuvalar kazanan bir golfçü olmaktan çıktı ve golf dünyasının simgesi haline geldi ve hala; “Tiger Woods mu o mu” sorusuna cevaben o diyenler epey fazla!
PGA of America tarafından Yılın Golfçüsü seçildi ve milyonlarca hayran tarafından artık “The King” (Kral) olarak anılmaya başladı.
1960 Sezonunun Muhteşem Başlangıcı
Palmer’ın yıl içindeki ilk zaferi şubat ayında geldi. Palm Springs Desert Golf Classic turnuvasını kazandı ve 12.000 dolar ödül aldı.
Bundan sadece üç hafta sonra inanılmaz bir seri yakaladı.
Üst üste üç turnuva kazandı:
Texas Open Invitational
Baton Rouge Open
Pensacola Open
Ardından St. Petersburg turnuvasını beşinci sırada tamamladı ve De Soto Open’da yine beşinciliği paylaştı. Bir haftalık aranın ardından sıra Augusta’ya, yani Masters Turnuvası’na gelmişti.
Masters Zaferi ve Arnie’s Army’nin Doğuşu
Arnold Palmer’ın kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri Masters’ta yaşandı. Milyonlarca kişinin televizyondan izlediği turnuvada Palmer, oyun tarzıyla tüm dikkatleri üzerine çekti.
Onun tarzı agresifti. Risk almaktan korkmayan, sürekli hücum eden ve kazanmak için oynayan bir anlayışı vardı.
Bu oyun tarzı kısa sürede büyük bir hayran kitlesi oluşturdu. Bu taraftar grubuna daha sonra “Arnie’s Army” (Arnie’nin Ordusu) adı verilecekti.
Palmer, Masters finalinde son iki deliği birdie ile tamamlayarak ikinci yeşil ceketini kazandı. Bu zafer onu yalnızca büyük bir şampiyon değil, golfün en popüler figürü haline getirdi.
U.S. Open’da Tarihi Geri Dönüş
Masters zaferinden sonra Palmer’ın hedefi büyüdü. Mayıs ayında Houston Classic’te playoff kaybetti. Ardından Tournament of Champions’ta beşinciliği paylaştı, Colonial’da 22. sırada kaldı ve 500 Festival Open’da cut’ı geçemedi.
Ancak U.S. Open öncesinde formunu tekrar bulmaya başladı. Oklahoma City Open’da üçüncü olarak moral kazandı.
Sonra Denver, Colorado’daki Cherry Hills Country Club’da düzenlenen U.S. Open’a geldi.
Burada kariyerinin en unutulmaz performanslarından birini sergiledi. Final turuna liderin 7 vuruş gerisinde başlamasına rağmen inanılmaz bir hücum gerçekleştirdi.
Son turda yaptığı 65 skoruyla büyük bir geri dönüşe imza attı ve U.S. Open tarihinin en büyük geri dönüşlerinden birini gerçekleştirerek şampiyon oldu.
Bu zafer, Palmer’ın “asla vazgeçmeyen” karakterini ve neden milyonlarca insanın onu sevdiğini gösteren en önemli anlardan biri oldu.
Kariyer Grand Slam Hayali
1960 yılında Palmer’ın hedefi daha da büyüdü.
İlk iki majoru kazandıktan sonra gözünü profesyonel Grand Slam’e dikti:
Masters ✅
U.S. Open ✅
The Open Championship ve PGA Championship
The Open Championship için İskoçya’daki St Andrews Old Course’a gitti. Ancak büyük bir fırsatı kaçırdı. Turnuvayı Kel Nagle’ın bir vuruş gerisinde tamamladı. İki hafta sonra PGA Championship’te de mücadele etti ancak şampiyonluğu kazanamadı.
Belki The Open’da kazansa, bu motivasyon ile PGA’de de zafere ulaşıp 4’de 4 yapacak ve inanılmazı başaracaktı ama olmadı!.
Insurance City Open: Kralın Gösterisi
Sezonun ilerleyen bölümünde Palmer, İnsurance City Open turnuvasında yine sahne aldı.
Turnuvanın final gününde büyük bir kalabalık onu izlemek için sahaya geldi. Taraftarlar artık onun geri dönüş yapacağına inanıyordu.
Palmer ilk dokuz delikte 33 skoruyla güçlü bir başlangıç yaptı.
Arka dokuzda da hücumunu sürdürdü: delikte uzun bir putt ile birdie yaptı, delikte tekrar birdie aldı ve 16. deliklerde kritik vuruşlarla liderliği yakaladı.
Sonunda turnuva üçlü playoff’a kaldı. Playoff’ta Palmer, Jack Fleck ve Bill Collins ile mücadele etti.
İlk playoff deliğinde birdie puttu ile hayatta kaldı. İkinci playoff deliğinde ise bir başka birdie yaparak zaferi aldı.
Palmer, Insurance City Open zaferinden sonra sezonu Mobile Sertoma Open’ı kazanarak tamamladı ve bu zafer, Palmer’in sezon içindeki 8. turnuva galibiyeti oldu.
1960: Golfün Değiştiği Yıl
Arnold Palmer, 1960 sezonunu:
8 PGA Tour zaferi
2 major şampiyonluğu
Yılın Golfçüsü ödülü
Sports Illustrated Yılın Sporcusu ödülü ile tamamladı.
Ancak onun mirası yalnızca kupalar değildi. Palmer, golfü elit bir kulüp sporundan milyonların takip ettiği bir gösteriye dönüştüren isimlerden biri oldu.
Televizyon çağının ilk büyük golf yıldızıydı. Yani 1960 yılı ona sadece şampiyonluklar kazandırmadı.
O yıl, Arnold Palmer’ın “The King” olarak taç giydiği yıl oldu!.
