EUROBASKET WOMEN 5.GÜN DEĞERLENDİRMESİ

Okunması Gerekenler

GALATASARAY ÇOK RAHAT

GALATASARAY ÇOK RAHAT Sarı-Kırmızılılar UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turunda kardeş ülke Azerbaycan’ın Neftci Bakü takımıyla deplasmanda karşılaştı. Karşılaşmaya Galatasaray...

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC Daha önceki yazılarımda Futbolda Pazarlama konusunu derinlemesine incelemiştim. Bu yazımda size bir başarı öyküsü Paris...

CESARETLİ OL VE KAZAN

CESARETLİ OL VE KAZAN Yeni sezonun ilk haftasında ve aynı zamanda ilk derbisinde Trabzon'a konuk olan Beşiktaş'ta kadrodaki eksiklere ve...

efeHırvatistan 76-70 Büyük Britanya: Yarı boyunca Hırvatlar, ellerindeki tek süper skorer potansiyelli oyuncu olan İvezic’ten yine faydalanamayacak olmanın getirdiği hüsranı Borovic ve Mazic ile bir nebze bastırdılar ve Britanya’nın Collins – Handy – Vanderwal – Fagbenle dörtlüsüne Borovic – Siliskovic – Mazic – Ciglar – İvankovic ile gereken yanıtı verdiler. Özellikle Borovic’in 5/6 yüzdeyle ilk yarıda 14 sayıya ulaşması Hırvatlar’ın ivmesini arttırdı. Esasen genel olarak Hırvatlar takım haline yarıyı %61’lik bir isabet yüzdesinin üzerine bir de 14 ribaunt ve 14 asistle noktaladılar ve de Britanyalılar’ın nefeslerini kestiler. Demek ki, gruptan çıkmak için kazanmları gereken bu kader maçında işleri hakikaten ciddiye alıyorlar. Fagbenle ise, daha ilk yarıda yaptığı 5 top kaybıyla hem kendisinin hem de takımının hücum ritmini düşürdü.

İkinci yarı başında Vanderwal (20s 4r 4a) – Stewart (6s 4) – Fagbenle (13s 10r) üçlüsü sayesinde kıpırdanmaktan çok daha fazlasını yapan Britanya skorda rakibini yakalasa da, Borovic’in (20s) alev alan bileği yüzünden Hırvatlar’ı bir türlü geçemedi. Bu noktadan sonra 3. çeyrek bitimine dek maç kafa kafaya oynandı. Son çeyrekte de hız kesmeden süren bu çekişme, daha akıllı oynayan tarafın, yani Hırvatların üstünlüğüyle sona erdi.

Hırvatistan’da günün yıldızı Borovic 23 sayı 3 asist ile oynarken, Sliskovic 17 sayı 7 ribaunt 4 asist 2 blok 4 top çalma ile yıldızlaştı; bu iki isim haricinde Mazic 9 sayı 5 ribaunt, İvankovic 8 sayı 5 ribaunt, Ciglar 9 sayı 7 asist 2 ribaunt, Miloglav 3 sayı 4 asist, Dzankic de 5 sayı kaydetti. Britanya cephesinde ise kabuğunu kıran Vanderwal’ın haricinde Fagbenle, Collins (9s 3a), Handy (8s 2r), Clark (6s 3r), Gandy (2s 3r 2a) ve Allen (3s 3r) katkı veren oyuncular oldular, lakin takımlarının galibiyet alamadan elenmesini önleyemediler.

 

İspanya 64-60 İsveç: İsveç, elenmiş olmanın psikolojisini hiç yaşamadan, “şeref golü”nü atabilmek için bastırsa da, daha ilk çeyrekte 9 sayı geriye düştüler ve yarıyı 10 sayı geride kapattılar. İlk yarının İspanya adına en etkili ismi, 11 sayı üreten Cruz oldu. Cruz’un yanı sıra Torrens, Martinez ve Ndour ile hücumda, Nicholls ile de savunmada ilk yarı boyunca rakibine üstünlük kuran İspanya, Halvarsson ve Eldebrink dışında bir tek Key’in sayılarına potasında müsaade etti diyebiliriz.

Genel olarak baktığımızda maç, sahadaki çetin çekişmelere kıyasen, hemen hiç faullerle veya molalarla aksamadan, çok akıcı ve hızlı bir biçimde oynandı. Son çeyrekte baskıyı arttıran İsveç, Egnell, Staalvant ve Hamilton’dan gelen beklenmedik sayı katkıları sayesinde, %45 ile faul atan İspanya’ya çok çok yaklaştı, ama ötesi gelmedi. Galibiyeti tescilleyen ise, son saniyede turnike basket üzerine bir de faul atan Laura Nicholls oldu. Böylelikle İspanya namağlup lider olarak grubu tamamladı ve D grubu, tahminlerimizin de ötesinde, turnuvanın en çekişmeli grubu olarak hafızalarımıza kazındı.

İspanya’da Cruz 13 sayı 2 ribaunt, Martinez 10 sayı 3 ribaunt, görece durgun olan Torrens 10 sayı 6 ribaunt, Ndour 10 sayı 10 ribaunt, Nicholls 6 sayı 9 ribaunt, Gil 5 sayı, Xargay 4 sayı 2 ribaunt, Dominguez 3 sayı 2 asist, Romero da 3 sayı 2 ribaunt ile mücadele ederken, İsveç’te Frida Eldebrink’in 12 sayı 2 asisti, Halvarsson’un 11 sayı 6 ribaunt 2 asisti, Engell’in 9 sayı 3 asisti, Hamilton’ın 8 sayı 12 ribauntu, Key’in 7 sayı 4 ribaunt 2 asisti, Elin Eldebrink’in ise 2 sayı 5 asisti mağlubiyeti önlemeye yetmedi.

 

Fransa 79-67 Karadağ: Grup liderliği demek, evvela güç, daha sonra da prestij demektir. Her ikisi de üst tura çıkmayı garantileyen bu iki takımın, birbirlerini yorup yıpratacağı ve gövde gösterilerinin yapılacağı maçtı bu maç. Fransa gibi bir devi mağlup ederek insanların kafasındaki soru işaretlerini kurcalamak isteyen Karadağ ve 2014’ün izlerini silmeye çalışan bir Fransa seyrettik. İlk yarı itibariyle asistlerde rakibine 17-10’luk bir üstünlük kuran Fransa, Gruda’nın daha yarı bitmeden 18 sayı 7 ribaunda erişmesi sayesinde soyunma odasına 11 sayılık bir farkla gitmeyi başardı. Karadağ ise bench sayılarında (8-20) Fransa’ya göre 12 sayı daha baskındı ve rotasyonu ile ayakta kaldı. Fransa’da Dumerc ve Miyem de tıpkı Gruda gibi çok zindeler ve sıcak başladılar.

Dünün sürpriz ismi Salagnac da daha şimdiden ihtimalleri yoklamaya başladı. Karadağ tarafında ise sert savunmanın öncüsü Skerovic ve Perovanovic olurken, Dubljevic de ipleri daha sıkı tutma kararı ile maçın başından itibaren etkisini sahaya yansıttı. Bu üçlüye Vujovic ve Robinson da olağan katkılarıyla destek verince, Karadağ farka rağmen ilk yarıda hep oyunun içerisinde kalmayı becerdi. İkinci yarıya iki taraf da çok sert müdafaalar yüzünden verimsizleşen bir dizi hücumla başladı. Ardından Fransa’dan 18-6’lık bir seri geldi ve ipler yine kopmaya yaklaştı. Son çeyrekte Karadağ ne kadar bastırıp Fransa’yı buhrana soksa da, Fransa maç genelinde asistlerde 29-17’lik bir üstünlük sağlayıp takım oyununu devreye soktu ve Karadağ’ın parmak ısırtacak serbest atış yüzdesine karşın tecrübesi ve kalitesiyle bu maçı kazanmasını bildi.

Fransa’yı yine Gruda (25s 8r 4a 2tç) ve Dumerc (9s 5r 7a 3tç) sırtlarken, savunmanın marka ismi Miyem 13 sayı 2 asist, Salagnac 8 sayı 4 asist, Tchatchouang 5 sayı 4 asist, Yacoubou da (yine beklentileri karşılayamayarak) 6 sayı 6 ribaunt üreterek galibiyete yardımda bulunmuş oldular. Karadağ’da Dubljevic (14s 3r 2a), Perovanovic (18s 6r 2a), üçüncü çeyrekle birlikte düşüşe geçen Robinson (12s 4r), Vujovic (8s 3a), Skerovic (4s 2r 5a) ve Aleksic (7s 3r 3a), tüm çabalarına karşın maçı Karadağ’a kazandıramadılar.

 

Belarus 82-57 Yunanistan: Yunanlılar, ilk çeyreğin sonunda 17-10 gerideyken, ikinci çeyreğin başında muazzam bir ivmeyle Lymoura önderliğinde 17-19 öne geçip maçı başa baş hale getirdiler. Lideri tayin etme ihtimali bulunan bu maçta skor ilk yarının büyük bölümün de işte takımların yakaladıkları bu karşılıklı ve ilginç seriler sebebiyle düşük kaldı; zira takımlardan biri atarken diğeri resmen durdu her seferinde. Daha sonrasında ilk yarı bitimine yakın mola dönüşü 10-0’lık muhteşem bir seriye imza atan Belarus, birden farkı açtı ve soyunma odasına avantajlı gitti.

Belarus’ta klasik titanlar Leuchanka ve Likhtarovich’in (ilk yarıda 3 top çaldı) yanı sıra benchten gelip yine yapacağını yapan Papova (i.y. 7s 2r 1b) da takımını ilk yarı boyunca skorda önde tutmayı başardı. Yunanistan cephesinde ise ilk iki çeyrekte Dimitrakou kasırgası esti. Sotiriu ve Kaltsidou ise yarı bitimine dek devreye giremediler. Spanou, sayıyla olmasa da, 3 ribaunt ve 4 asistle bu bölümde isyanını dile getirdi. İkinci yarıda fark 25 sayıya kadar çıktı (50-25 ile Belarus rakibini ikiye katladı hatta). Devamında Papova Belarus adına yıldızlaşırken Yunanistan cürmünü zorlayıp kabından taşmaya çalışsa da, aradaki fark kapanabilecek miktarı çoktan aşmıştı.

Böylelikle Belarus grubu namağlup lider olarak bitirdi. Yunanistan da 2 galibiyet 2 mağlubiyet ile bir üst tura yükselmiş oldu. Belarus’ta Papova 20 sayı 7 ribaunt 2 asist ile enginlerden taşarken, Likhtarovich 18 sayı 3 asist, Leuchanka 11 sayı 11 ribaunt 3 asist, Snytsina 9 sayı 2 ribaunt 5 asist, Troina 9 sayı 2 asist, Harding 6 sayı 3 ribaunt 5 asist, Verameyenka da 8 sayı ve 5 ribauntla maçı tamamladı. Yunanlılarda ise Dimitrakou (14s 4r) haricinde çift haneleri gören oyuncu olmazken, Spanou 8 sayı 3 ribaunt 4 asist, Chatzinikolau 8 sayı 4 ribaunt, Kaltsidou 6 sayı 2 ribaunt 2 asist, Lymoura 5 sayı, Christinaki 4 sayı 2 ribaunt, Kosma 2 sayı 2 asist, Nikopoulou 4 sayı 2 ribaunt, Fasoula da 4 sayı ile mücadeleyi noktalamış oldu.

 

Sırbistan 53-77 Rusya: İbre, herhalde hiç bu kadar tersine dönmemiştir bu müsabakanın tarihinde. Dünkü şaşırtıcı Letonya yenilgisi sonrasında küllerinden doğmaya karar veren Rusya, rüştünü ispatlamak adına, dersini gerçekten alkışlanacak kadar iyi çalışıp, grup liderliği yolundaki tek rakibini, yani Sırbistan’ı adeta paramparça etti. Açıkçası bu maçta herhangi bir Rusya galibiyeti beklemediğim gibi, böylesine can alıcı bir farkı da katiyen öngöremezdim. Belyakova ve Kirilova liderliğinde Rusya savunmada öyle bir direniş başlattı ki, Sırplar’ın her birisi bir profesyonel oyuncuya yakışmayacak şut isabeti yüzdelerinde kalakaldılar.

Üzerine bir de Sırp pota altı savunmasını ve alan paylaşımını darmadağın eden bir sistemle, oyunu pivot Osipova ve Vieru üzerinden kurup dilediği kadar müsait atış yakaladı Rusya. 4 gündür tufanlar kopartan ve sayı atmaya doymayan fakat rakibinin bu hamlelerine cevap veremeyen Sırplar’da bugün sadece Ana Dabovic çift hanelere (15s 3a) ulaşabildi, ama bunun için 4/17 gibi bir isabet oranı tutturmak zorunda kaldı. Ben kısaca sizlere saha içi isabet yüzdelerini tek tek belirteyim:  Petrovic 2/7 ile 6 sayı 3 ribaunt, Jovanovic 1/7 ile 5 sayı 3 ribaunt 2 asist, Milovanovic 3/8 ile 6 sayı 4 ribaunt, Butulija 0/4 ile 0 sayı 2 ribaunt, Cado 0/1 ile 0 sayı 2 top çalma 2 ribaunt, Ajdukovic 1/1 ile 4 sayı 3 ribaunt, Radocaj 1/1 ile 2 sayı 1 asist, Topuzovic 1/4 ile 3 sayı 4 ribaunt, “Kraliçe Arı” Milica Dabovic 1/7 ile 3 sayı 1 asist 2 top çalma, Page 3/9 ile 9 sayı 9 ribaunt 2 blok… Toplam isabet yüzdesi %26. Rusya’da ise %48. Aradaki fark, Rusya’nın boş veya kolay şuta müsaade etmediği gerçeğinin bir ispatı gibi, gayet ortada.

Adeta Rusya o iki sene öncesine kadarki devlik günlerine dönüş yaptı bu maçta. Belyakova 7/13 isabetle 19 sayı 7 ribaunt 2 asist 2 top çalma üretirken, Kirilova 13 sayı  5 ribaunt 4 asist, Prince 14 sayı 4 ribaunt 3 asist, dünün sönük ismi Vieru 9 sayı 16 ribaunt 2 blok, Osipova 10 sayı 6 ribaunt 13 asist, Vadeeva 8 sayı 4 asist, Kuzina da 4 sayı ve 2 ribaunt ile galibiyete katkı yaptılar. Bu sonucun ardından Rusya grup liderliğini Sırplar’dan devraldı. Uzun süredir kadın basketbolunda bu denli alternatif çözüm yaratan sistemlerin devreye sokulduğu ve rakibe göre taktiklerin bu raddede yapıldığı bir maç seyretmemiştim.

 

Çek Cumhuriyeti 82-71 Romanya: Çekler’i burada bugün galibiyete götüren şey, turnuva takımı oluşları. Yani ne kadar kötü oynarlarsa oynasınlar, iyi bildikleri ve iyi yaptıkları şeylerden, kimliklerinden taviz vermemeleri oldu. Gruptan yükselmek için az da olsa bir ümidi bulunan Romanya, bu ümidi kovalamak adına hemen hemen hiçbir şey yapmadı, dünkü Fransa maçında yaptıklarını tekrarlamadı, dünü mumla arattı. Çekler basketbolun temellerini basit ama doğru oynayarak rakiplerini hemen her hücumda ve savunmada rahatça çözdüler. Bortelova – Hanusova – Elhotova – Vesela dörtlüsü, yani ekibin kıdemli kadrosu, üzerine düşeni yaptı.

Karşılarında dakika başı faul yapmak haricinde ekstra bir müdafaa azmi veya taktik bulmayınca da, tüm çeyrekleri önde götürüp kolayca galibiyete uzandılar. Çekler’de Hanusova 24 sayı 6 ribauntla yıldızlaşırken, Bortelova 14 sayı 4 ribaunt 7 asist, Elhotova 13 sayı 3 ribaunt 6 asist, Vesela 11 sayı 6 ribaunt 4 asist, Stejskalova 7 sayı 3 ribaunt, Burgrova 4 sayı 5 ribaunt, Stepanova da benchten gelip 8 sayı 3 ribaunt 2 asist kaydederken, Romanya adına Marginean 22 sayı 9 ribaunt (ama sıfır asist) üretti; Pavel 11 sayı, 5 faul alan Pascalau 14 sayı 4 ribaunt, Pop 5 sayı 4 ribaunt 4 asist, Parau 4 sayı 3 ribaunt 9 asist, İrimia da 4 sayı 3 ribaunt gibi katkılarda bulundular takımlarına.

 

Slovak Cumhuriyeti 74-86 Macaristan: Ev sahiplerinden hiçbirisinin bir galibiyet bile alamadan turnuvadan elenmesi hiç yakışık alır mı? İşte Macarlar, galiz bir çaba ile bu onur mücadelesini kazanıp, turnuvanın en flaş takımını yenmeyi başardılar. İşin gerçeği, son çeyrek haricinde Macarlar kendilerinden beklenebileceğinden çok daha üstün ve olgun oynadılar, gereken her yerde rakiplerini yıprattılar, karşılarında durmayı başardılar, ayakta kaldılar. Asabiyet meydanına dönen sahada her iki takımdan da ikişer oyuncu 5’er faul ile oyun dışı kaldı.

Tansiyon o kadar yüksekti ki, maçın sonlarına doğru Slovaklar arayı kapatmaya başladığında her pozisyonda kavganın çıkması muhtemel hale gelmişti. Özellikle de (yanlış hatırlamıyorsam) Kissova ile Vajda arasındaki gerilim bir hayli büyüktü. Neticede bu maç iki takım için de bir etki doğurmayacaktı. Yani müsabaka Macarlar’ın lehine sonuçlandı fakat gruptaki tablo değişmedi.

Slovaklar’da Tolliver 22 sayı 5 ribaunt 2 asist, Kissova 17 sayı 6 ribaunt, Balintova 13 sayı 3 asist, yine hayal kırıklığı yaratan Zirkova 5 sayı 3 ribaunt 3 asist, Tetemondova 5 sayı 2 ribaunt, Krc-Turbova ise 2 sayı 5 ribaunt üretirken, Macarlar Quigley (26s 3r 3a), Vajda (20s 6r 3a), Krivacevic (20s 9r), Honti (8s 6r 13a), Zele (8s 6r) ve Fegyverneky (4s 5a) ile “tarih yazdılar”.

 

Türkiye 50-44 İtalya: Evet, gruptan çıktık. Fakat bir soralım bakalım, nasıl çıktık? Geri dönebilme ve isteyince gayet aklı başında oynayabilme özelliklerimiz dışında herhangi bir karakterimiz olmadan, gelişigüzel oynaya oynaya çıktık. Kadro kalitemizle, seçimlerimizle çıktık. Geri dönüş ve müdafaa taktiklerimizle, molalarımızla çıktık. Yeri geldi, hakemlere rağmen çıktık, yeri geldi, kendimize rağmen çıktık. Doğruyu söylemek gerekirse bu gece biz rakipten sadece isabet yüzdesi olarak daha iyiydik; savunmada ahım şahım bir yanımız yoktu. Tek fark, onların hücumda çoğunlukla ıska geçmesiydi. Yani biz müdafaamızla onları yıldırmadık, kaçırmadık; onlar müsait pozisyonlarda karavana geçip işimizi kolaylaştırdılar.

İlk yarıyı 31-19, 3. çeyreği de 44-33 önde kapattık bu sayede. İlk yarılarda verimli ve oyunu daha geniş alana açarak hücum edebildiğimizi ilk kez bu maçta gördük.  Yine bu maçta bir başka hadiseyi tekrar görüp rahatladık; Işıl nihayet potaya kadar penetre ediyor, geçen seneki illetinden kurtulmuş. Ve biz eğer İtalya’nın topyekün hücuma kalkması yüzünden son periyotta içine düştümüz panik havasını atlattıysak, bunu işte Işıl’ın bu penetrelerine borçluyuz. Birsel’in 5 faulle oyundan çıkmasından sonra 2 oyun kurucuyu aynı anda oynatamadığımız için bir nebze daha sıkıntı çekip daha beter telaşlansak da, rakibin nefesi bize yetmedi. Sevinmeli miyiz? Elbette. Övünmeli miyiz? Sanmıyorum. Çünkü sahada çok iyi yaptığımız herhangi bir şey yoktu ve rakibin bizden bir tık daha kötü olması yüzünden rakip bizi  sonlara doğru “elinden kaçırdı” esasen. Yani, az kalsın kendi ilacımızdan, geriden gelip öne geçme şurubundan içireceklerdi bize İtalyanlar. “Hatice” alarm veriyor.

Fakat “netice”ye bakarsak, gruptan güle oynaya çıkmış olduk. Işıl 11 sayı 7 ribaunt 7 asist ile yıldızlaşırken, Nevriye nihayet kabullenilebilir bir yüzdeyle (4/9) 12 sayı 6 ribaunt üretti (ama 4 de top kaybetti); Sanders 6 sayı 12 ribaunt 3 asist, Bahar 7 sayı 4 ribaunt, Birsel 4 sayı 6 ribaunt 3 asist, Cansu 3 sayı 3 ribaunt, Olcay 3 sayı 1 asist, Tuğçe ve Ayşe de 2’şer sayı kaydettiler. Rakipte mağlubiyetin baş sorumlusu, istikrarsızlıkta yeni başlıklar açan Sottana (3/14 isabetle 8s 4r 3a) oldu. O’nun yanı sıra, Masciadri 3/10 isabet yüzdesine rağmen 13 sayı 6 ribaunt ile takımının en skoreri (ve çift haneleri bulan tek oyuncusu) olmayı başardı, Fassina 2/8 isabetle 7 sayı 2 ribaunt 2 asist, Gorini 2/6 isabetle 4 sayı, Crippa 5 sayı 4 ribaunt, Ress 1/7 isabetle 2 sayı 9 ribaunt 2 asist, Formica da sayı atamadan 6 ribaunt ile mücadeleyi noktaladılar ve böylelikle İtalya grup 4.sü olarak elendi.

 

Bu maçların ardından, ilk grup aşaması bitti. Sonuçlar ise şöyle (Her gruptan ilk 3 takımın yükseldiğini unutmayalım):

A Grubu: 1) Fransa (4/0) 2) Karadağ (3/1) 3) Çek Cumhuriyeti (2/2) 4) Ukrayna (1/3) 5) Romanya (0/4)

B Grubu: 1) Belarus (4/0) 2) Türkiye (3/1) 3) Yunanistan (2/2) 4) İtalya (1/3) 5) Polonya (0/4)

C Grubu: 1) Rusya (3/1) 2) Sırbistan (3/1) 3) Hırvatistan (2/2) 4) Letonya (2/2) 5) Büyük Britanya (0/4)

D Grubu: 1) İspanya (4/0) 2) Slovak Cumhuriyeti (2/2) 3) Litvanya (2/2) 4) İsveç (1/3) 5) Macaristan (1/3)

 

Yeni gruplar ise şöyle (Bu gruplarda ilk dörde giren devam, son ikide kalanlarsa tamam diyorlar):

E Grubu: Fransa, Karadağ, Çek Cumhuriyeti, Belarus, Türkiye, Yunanistan

Tahmini sıralama: 1) Fransa 2) Belarus 3) Karadağ 4) Türkiye 5) Çek Cumhuriyeti 6) Yunanistan

F Grubu: Rusya, Sırbistan, Hırvatistan, İspanya, Slovak Cumhuriyeti, Litvanya

Tahmini sıralama: 1) İspanya 2) Sırbistan 3) Rusya 4) Slovak Cumhuriyeti 5) Litvanya 6) Hırvatistan

 

İlk turun sürpriz takımı: Slovak Cumhuriyeti

İlk turun hayal kırıklığı yaratan takımı: Letonya, İsveç

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail : efe_ozenc@abcspor.com

twitter : @efe_ozenc

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

GALATASARAY ÇOK RAHAT

GALATASARAY ÇOK RAHAT Sarı-Kırmızılılar UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turunda kardeş ülke Azerbaycan’ın Neftci Bakü takımıyla deplasmanda karşılaştı. Karşılaşmaya Galatasaray...

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC Daha önceki yazılarımda Futbolda Pazarlama konusunu derinlemesine incelemiştim. Bu yazımda size bir başarı öyküsü Paris Saint Germain’den söz etmek isterim. İşin...

CESARETLİ OL VE KAZAN

CESARETLİ OL VE KAZAN Yeni sezonun ilk haftasında ve aynı zamanda ilk derbisinde Trabzon'a konuk olan Beşiktaş'ta kadrodaki eksiklere ve henüz gerçekleşmeyen transferlere, bir de...

NİHAYET YENİ ŞAMPİYON

Bu yıl 140. kez düzenlenen Amerika Açık Covid-19 pandemisi sebebiyle bir çok ilke sahip oldu. 143 yıllık Grand Slam'ler tarihinde ilk kez bir şampiyona...

AMERİKA AÇIK TEK KADINLAR ŞAMPİYONU NAOMI OSAKA

Japon raket Naomi Osaka, 2018'in ardından 2020'de de Amerika Açık kadınlarda şampiyonluğa ulaştı. Belaruslu rakibesi Victoria Azarenka'yı 1-6, 6-3 ve 6-3'lük setlerle 2-1 mağlup eden...

Benzer Konular