Olimpiyatlardaki ilk büyük sürpriz yani peri masalı hangisi diye sorular geldi mesaj kutumuza ve merak edenleri aydınlatmaya çalışalım;
1896 Atina Olimpiyatları’na gidiyoruz. Modern Olimpiyatların ilk yılında, maraton yarışını kimsenin tanımadığı bir Yunan köylüsü kazanır: Spyridon Louis.
** Favoriler yabancı ve profesyonel atletlerdi. Spyridon Louis ise Atina çevresinde köylere su dağıtan bir amatör.
5 ülkeden 17 atletin katıldığı yarışta, daha önce defalarca yarışmış profesyonel atletlerden Fransız Albin Lermusiaux, Avusturalyalı Edwin Flack, Macar Gyula Kellner (üçüncü bitirdi) ve Amerikalı Arthur Blake’den biri kazanır diye düşünülüyordu.
Yunan atlet Vasiliakos (ikinci bitirdi) da ev sahibi ülkenin tek önemli madalya adayı idi. Spyridon Louis ise son anda yarışa alındı. Kimse kim olduğunu dahi bilmiyor, gazetelerde adı bile geçmiyordu!..
Yarış boyunca gerilerde kalmasına rağmen, son kilometrelere doğru herkesi geçerek Panathinaiko Stadyumu’na ilk giren isim oldu ve liderliğini koruyarak Olimpiyat tarihinin ilk destanını yazdı (derecesi de 2 saat 58 dakika 50 saniye).
Stadyuma girdiğinde seyirciler çılgına dönmüş, Yunan Kralı ayağa kalkmış alkışlıyor, halk gözyaşlarıyla bu zaferi kutluyordu.
Hatta birçoklarına göre bu fakir, eğitimsiz, sistemin dışından birinin aldığı sonuç, olimpiyatların ana ruhunu tanımlar; “burası her zaman favorilerin kazanacağı bir sahne değildir.”
Bu yüzden tarihçiler onu Olimpiyatların ilk büyük sürprizi, Olimpiyat ruhunun ilk sembolü olarak görürler.
O zamanki ödül altın madalya yerine gümüş madalya idi ve bir de zeytin dalı.
Ama Yunan atlet aslında paha biçilmez bir ödülün sahibi olmuştu; bir ulusun kahramanı olmak!..
