https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

BUZ DANSI, BOLERO NEDEN HALA BU KADAR EFSANE ?

Okunması Gerekenler

Buz dansı dendiğinde, özellikle orta yaş ve üstü hemen herkes için ciftlerde Jean Torvill-Christopher Dean bir numaradır. Ve tabii ki onları 1 numara yapan, onlarla özdeşleşen 1984 Bolero’dur!..

Aradan 41 sene geçmiş. Torvill & Dean & Bolero’nun bu kadar efsane olmasının nedenini tek bir madddeye indirgemek ayıp hatta gaddarlık olur. Kural kırma + müzik seçimi + kusursuz icra + harika renk seçimleri+ tarihsel anın aynı anda gelmesi yani belki de bir daha hiç yaşanmayacak bir oluşumdur Torvill-Dean-Bolero üçlüsü…

1928 yılında yazılan Ravel’in Bolero’sunun, 14 Kasım 1929’da Carnegie Hall’daki Amerika prömiyeri çok ses getirmişti. Akabinde ünü 1940’lı yıllardan itibaren tüm dünyaya yayılmış, 1984’te İngiliz Jayne Torvill ve Christopher Dean çiftinin Saraybosna’daki Kış Olimpiyatları’nda performanslarının müziği olarak da ölümsüzleşmişti.

Bir ispanyol ezgisi olan bu tek tip ritimdeki melodide, giderek yoğunlaşan yapısı, sessiz ve sakin giriş ile finaldeki kontrastta, İngiliz çift bu şarkıyı “dans değil, hipnoz gibi” kullanmıştı.

O dönem buz dansında ilk 30 saniyede adım zorunluluğu yoktu. Olimpik kurallara göre performansın 4 dakika 10 saniyeden fazla olmaması gerekmekte, ama süre patenler yerle temas ettiği anda başlamaktaydı. Bu nedenle ilk 18 saniye dizlerinin üstünde dans ederek geçirip, harika bir performans kurgusu ile müziğin zirvesini son 30 saniyeye saklamışlardı.

Gösterişli figürler yok, abartılı bir lift yok, herşey sadece nefes, göz teması, vücut dili üzerine kuruluydu. Adeta bir figür değil bir hikaye idi izlenen… Zaten buz üstünde filizlenen bir aşkın da tarafları olmaları nedeniyle seyirci nezdinde fazlasıyla popüler olmuş, film bile çevirmişlerdi. Hatta evlenme aşamasına gelmişler, ancak düğüne birkaç gün kala ayrıldıklarını açıklamışlardı.

Teknik kusursuzluk da unutulmaz. Kenarlar inanılmaz temiz, senkron %100, dönüşler 21.yüzyılın modern teknolojisi ile sanki AI ile yapılmış gibi, müziğin ritmiyle milimetrik uyumlu..

Bu yüzden de tüm sanatsal puanlar 6.0 ile Olimpiyat tarihinde bir ilk ve tektir!..

1984 Olimpiyatları’ndaki bu performans, sadece rekor puan anlamında kalmamış, buz dansının da tanımını değiştirip çağ açmıştı.

Daha önce 1983 Dünya Şampiyonası’nda “barnum” temalı serbest danslarıyla dokuz hakemden de 6.0 tam puan aldıkları gösterileri de kusursuzdu ama Bolero’nun gölgesinde kalmıştı.

İşin ilginci, Soğuk Savaş zamanı zaten tansiyon hat safada idi. Bu sporun 1 numaralı ülkesi Sovyetlerin, zamanın Doğu Bloğunun en iyi çifti Natalia Bestemianova & Andrei Bukin’ i geçmeleri, sadece Batı Avrupa da değil, Amerika’da da adeta politik bir zafer gibi çok büyük sevinç yaratmıştı.

Bu başarıyı şöyle açalım; öncesi ve sonrası ile, 20. yüzyıl özelinde Sovyet sporcular haricinde kazanan tek çift İngilizler olmuştu.

Kısaca; Bolero, “en zor program” değil, ama “bir daha yapılamayan program” olarak tarih sayfalarında çıkmamak üzere yerini almıştı.

Sonuçta bugün bile bir performans, gösteri değil, hemen herkes için bir referans noktasından bahsediyoruz.

Bazı performanslar yarış kazanır, bazıları ise tarihe geçer. Bolero da sanat eserinin sözlük tarifi olarak net şekilde ikincisidir!..

photo: getty

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

İTALYA’DA ASYA RÜZGARI DEVAM EDECEK Mİ?

Kış sporlarında geleneksel olarak güçlü olmayan Asya ülkeleri, 21. yüzyılda kalktıkları deparla ilk 10-15 ülke arasına yerleştirler bile... Çin ve...

Benzer Konular