LEIPZIG KANATLANDI ŞAMPİYONLUK İSTİYOR

08/12/2016          

EMRAH

Dönemin Blendax çalışanı Dietrich Mateschitz, 80’lerin başında bir iş seyahati için Tayland’a gider ve tesadüfen, kamyoncuların uzun süre uyanık kalmasını sağlayan bir içecek içer ( Krating Daeng ) ve girişimci kişiliğinin de katkısıyla Avusturya’ya döndüğünde, içeriğinde ufak değişiklikler yaparak, 1984 yılında Taylandlı ortaklarıyla beraber Red Bull’u kurar, böylece 10 yıllardır piyasayı domine eden enerji içeceği doğmuş olur.
Zamanla dünyanın en zengin insanlarından biri olan Avusturyalı, marka tanıtımında ağırlıklı olarak ekstrem sporlar olmak üzere, tamamen spor unsurunu kullanır.
Dünya çapında 2000’den fazla kontratlı sporcusu olan Red Bull, uçak yarışları, Formula 1 derken 2004 yılında Austria Salzburg’u satın alarak futbola da girer. Bir yıl sonra Amerikan Metrostars takımını da satın alan Red Bull, takımın adını hemen New York Red Bulls’a çevirir, böylece enerji içeceği piyasasının yarısından fazlasını elinde bulundurdukları Amerika’da da adlarını duyurmaya devam ederler.
leip-5Brezilya ve Gana’da da birer takımı bulunan Red Bull, majör liglerden uzak durmaktadır ama Mateschitz gözünü Bundesliga’ya diker.
Batıdaki kurumsal yapı ve seyirci bağlılığından ötürü, Düsseldorf, Hamburg ve Münih gibi şehirlerden sert tepki görünce, gözüne eski Doğu Almanya şehirlerinden Leipzig’i kestirir. 2009 yılında 5 lig temsilcilerinden SSV Markenstaedt’in lig haklarını satın alarak Almanya ligine giriş yaparlar. Fakat Alman Federasyonu, direkt sponsor ismine izin vermeyince, en azından bütün dünyada tanınan baş harflerinden ( RB ) yararlanmak amacıyla, almanca çim topçuları anlamına gelen RasenBaller Leipzig ismini resmi kulüp adı olarak seçerler.
2009 yılında Oberliga’da başlayan bu macera, Red Bull’un muazzam finansman desteği ve 2012 yılında Sportif Direktör olarak göreve gelen, daha önce Hoffenheim’ı sıfırdan Bundesliga’ya çıkaran Ralf Rangnick’in de katkılarıyla 2015 -2016 sezonunda Bundesliga’ya yükselmeleri ile taçlanır.

leip-2RB Leipzig ilk sezonunda Bundesliga’ya fırtına gibi girdi. 13. hafta sonunda Bayern’in 3 puan önünde lider durumdalar. Açık ara tarihin en iyi Bundesliga’ya giriş yapan takımı konumandalar. Hansa Rostock’un yıllar önce tesadüfi 1 haftalık liderliğini saymazsak, lig liderliği yapan ilk eski Doğu Almanya takımı konumundalar.
Fakat inanın bu başarıyı kendileri de beklemiyordu. İlk sezona lige tutunma yılı olarak başladılar. Red Bull’un kendi takımları arasındaki rotasyonu saymazsak, sadece 2 önemli transfer yaptılar. Bunlar Nottingham Forrest’ten 15 milyon € bedelle gelen Burke ve 10 milyon € bonservisle küme düşen Stuttgart’tan gelen ve büyük patlama yapan Timo Werner.
Peki bu nasıl oluyor derseniz, cevap teknik direktörde gizli. Rangnick kulübede olmak istemeyince, takımı çalıştırması için Hoffenheim ve Ingolstadt’tan tanıdığı Ralph Hasenhuttl’ı takımın başına getirdi. Zamanında Bayern rezerv takımında Lahm ve Schweinsteiger gibi isimlerle beraber oynayan ve onlara abilik yapan Hasenhuttl, defansif organizasyonuyla tanınan bir isim ve şimdiye kadar bunu yeni takımına mükemmel uygulatıyor.
Futbolcuları tarafından çok sevilen Avusturyalı çalıştırıcının adı, şimdiden ‘ Alplerin Klopp’u ‘ olarak anılıyor.
2020 yılında 55.000 kişilik yeni stadına geçmeyi planlayan Leipzig, ne kadar Almanya’da yavaş yavaş Bayern’den sonra en nefret edilen 2. takım olsa da, 21 Aralık’taki Bayern deplasmanından da yüzünün akı ile çıkabilirse ilk yarıyı lider bitirmemesi için hiç bir sebep yok.
Bu arada Almanlar, kale hariç her pozisyonda oynayabilen bir oyuncu daha buldular, Joshua Kimmich. Sanırım Red Bull yöneticileri şu an, Kimmich’i Bayern’e sattıkları için çok daha pişman olmuşlardır.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: emrah.seber@abcspor.com

YORUMLAR