HEP BERABER YANAL’IM..

Okunması Gerekenler

GALATASARAY ÇOK RAHAT

GALATASARAY ÇOK RAHAT Sarı-Kırmızılılar UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turunda kardeş ülke Azerbaycan’ın Neftci Bakü takımıyla deplasmanda karşılaştı. Karşılaşmaya Galatasaray...

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC Daha önceki yazılarımda Futbolda Pazarlama konusunu derinlemesine incelemiştim. Bu yazımda size bir başarı öyküsü Paris...

CESARETLİ OL VE KAZAN

CESARETLİ OL VE KAZAN Yeni sezonun ilk haftasında ve aynı zamanda ilk derbisinde Trabzon'a konuk olan Beşiktaş'ta kadrodaki eksiklere ve...

murat_ozerBu senenin şampiyonu hiç tereddütsüz sonuna kadar hak ederek bu haklı gururu yaşayan sarı lacivertliler oldular. Malum 3 Temmuz sürecinden bu yana bir sürü dertle kederle boğuşan ama buna rağmen hep ligi tepe noktada bitiren sarı lacivertliler yalnızca 19. Şampiyonluğu kazanmakla kalmayıp biz bitti demeden bitmez sözünü dost düşman herkese fazlasıyla gösteriyorlardı. Yönetim teknik kadro futbolcular malzemeci aşçı masör aklınıza kim gelirse gelsin bu sene ufak büyük bu haklı sevinçte muhakkak pay sahibi. Bu sarı lacivert gururun en büyük paylarından birisi de hiç şüphesiz takımı sonuna kadar kazanmayı arzulayan bir düzene adapte ettiği için Ersun Yanal’dır.
Maalesef sezon Ersun Yanal için çokta parlak başlamamıştı. Aykut Kocaman istifası ardından yerliler içerisinde Mustafa Denizli ile ilk alternatif olan Yanal ilk görüşülen ve anlaşılan teknik adamdı yapılan diğer teknik adam görüşmeleri farklı sebeplerle gerçekleşmiyor sade bir fotoğraf karesiyle Ersun Yanal Fenerbahçe teknik direktörü olarak mesai başlangıcı yapıyordu. Ersun Yanal’ın Fenerbahçe taraftarı olduğunu hemen herkes bilir. Yanal esasında bu göreve daha evvelde düşünülmüş Gençlerbirliği ile fırtınalar estirdiği sene Aziz Yıldırım hocayı takımın başına getirmeyi bizzat Gençlerbirliği yönetimine iletmesine rağmen o dönem çok iyi bir sezon geçiren takım haklı olarak hocasını bırakmak istememiş ve Fenerbahçe Ersun Yanal’la anlaşamayınca dönemin hocası Werner Lorant’ı takımın başına getirmişti. İşte o Yanal 13 yıl gibi bir süre bekledikten sonra sevdalısı olduğu renklere kavuşmuş sarı lacivertli takıma hocalık liderlik yapma görevine getirilmişti. Bu Yanal için 2 anlama geliyordu. Ya rüştünü ispat edip takımına gönül verdiği renklere uzun soluklu hizmet etmek için başarılı olacak ya da belki bir daha kapısından içeri giremeyecek başarısız sonuçlar alacak ve maalesef filmin sonu mutsuz sonuçlanacaktı.
Yanal ciddi manada hırslı bir insan. Sezona “hocanın takımı değil” “takımın hocası” olarak başlamak kendisine ciddi bir handikap kazandırdı . Zira genelde hocalar takımlara transfer listeleri verir ve o doğrultuda transferler yapılır sezon planlaması hep bu doğrultuda belirlenirdi. Oysa hoca bunların hiç birisini kafasına takmamış yakın dostu ve meslektaşı Aykut Kocaman’ın bıraktığı şekilde devam ederek bir anlamda doğru yaparak günü kurtarmak yerine ciddi hedefler benimsiyor takıma adapte oldukça hem takım hocasını, hem hoca takımını sevmeye başlıyor ve bu durum da oyunculara hocaya camiaya özgüven aşılamakla kalmıyor iyiden iyiye şampiyonluk sesleri belirgin bir hal alıyordu. Nitekim hoca da her konuşmasında “BİZ SEZONU ŞAMPİYON OLARAK TAMAMLAYACAĞIZ” diyerek hem rakiplere gözdağı veriyor hem de oyuncularına ince mesajlar yollayarak işin psikolojik boyuta erişmesini sağlıyordu.
Gelelim esas meseleye maç akşamı şampiyonluk yemeğine katılmayan Ersun Hoca hakkında spekülasyonlar gün yüzüne çıkmaya başlıyor. Kötüden nemalanana şerefli basın hocanın bu durumunu takımdan kopma olarak nitelendiriyor bir nevi şampiyonluk kutlamalarına ve sevinçlere nifak tohumu serpiştiriyordu. Nitekim bu söylentiler Ersun Hocanın da kulağına gitmiş olacak ki tv ye çıkıp gerekirse parasız oynatırım bu takımı diyecek kadar cesur bir açıklama yapma ihtiyacı doğuruyordu. Öyle ya da böyle Ersun hoca takıma ve taraftara hiç alışık olmadığımız şeyler empoze etti. Bence yönetim olarak bu sözleşme meselesi ivedilikle çözülmeli ve hocanın sorunları ve aklındaki sorular bir an önce netleşmeli bende belki kulaklarına gider diye bir iki soruyla bu duruma müdahil olmayı düşünüyorum;

1- 107 yıllık tarihimizde kaç kez nisan ayında şampiyon olduk ?
2- Kaç tane süper lig maçında kimilerine göre çılgınlıkta olsa 4 forvetle oynayarak 1 puan yerine 3 puan hedefledik ?
3- Kaç tane süper lig maçında stoperlerimiz son dakikalarda asistler yaptı goller attı ?
4- Kaç tane maçımızda sol bekin ortasına sağ bek gelişine vuruş yapacak kadar baskılı bir futbol oynadık ?
5- Kaç tane süper lig hocası basın mensubu bile olmadan sözleşme imzalanmayı kabul eder ?
6- Kaç tane hoca benim için para değil takım önemli söylemini fiiliyata çevirir ?
7- Kaç tane hoca takımı malum sürecin dışarısında sadece saha içerisinde tutabilir ?
8- Kaç tane hoca Sow’u tribüne yollayabilir ? Caner’i muazzam oynarken 43’de oyundan alabilir? Emenike’ye pabucun öyle tahmin ettiği gibi çokta ucuz olmadığını gösterebilir ?
9- KAÇ TANE “YÖNETİCİ” YA DA “TEKNİK ADAM” 1 GÜN EVVEL KALBİNE STENT TAKILMASININ HEMEN AKABİNDE EN BÜYÜK RAKİBİNE KARŞI SAHA KENARINDA TAKIMIN BAŞINDA SAHAYA ÇIKABİLİR ?
10- Kaç tane hoca takımın eski hocasını arayarak hocam bu şampiyonlukta seninde payın var kutlamalarda misafirimsin seni muhakkak bekliyorum diye telefon açar açık davet yollar ?
Bu ve bunun gibi daha sayısız soru sorabilir hocanın durumunu irdeleyebiliriz elbette ama ben daha bilindik bir yoldan gitmeyi düşünüyorum. Tribünlerden gelen birisi olarak daha yüksek sesle bağırma ihtiyacı duyuyorum !
Taraftarlar arasında çok bilinen bir tezahürat şekliyle sesleniyorum !
“ YÖNETİM UYUMA ERSUN YANAL’A SAHİP ÇIK”

murat.ozer@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

GALATASARAY ÇOK RAHAT

GALATASARAY ÇOK RAHAT Sarı-Kırmızılılar UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turunda kardeş ülke Azerbaycan’ın Neftci Bakü takımıyla deplasmanda karşılaştı. Karşılaşmaya Galatasaray...

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC Daha önceki yazılarımda Futbolda Pazarlama konusunu derinlemesine incelemiştim. Bu yazımda size bir başarı öyküsü Paris Saint Germain’den söz etmek isterim. İşin...

CESARETLİ OL VE KAZAN

CESARETLİ OL VE KAZAN Yeni sezonun ilk haftasında ve aynı zamanda ilk derbisinde Trabzon'a konuk olan Beşiktaş'ta kadrodaki eksiklere ve henüz gerçekleşmeyen transferlere, bir de...

NİHAYET YENİ ŞAMPİYON

Bu yıl 140. kez düzenlenen Amerika Açık Covid-19 pandemisi sebebiyle bir çok ilke sahip oldu. 143 yıllık Grand Slam'ler tarihinde ilk kez bir şampiyona...

AMERİKA AÇIK TEK KADINLAR ŞAMPİYONU NAOMI OSAKA

Japon raket Naomi Osaka, 2018'in ardından 2020'de de Amerika Açık kadınlarda şampiyonluğa ulaştı. Belaruslu rakibesi Victoria Azarenka'yı 1-6, 6-3 ve 6-3'lük setlerle 2-1 mağlup eden...

Benzer Konular