FENERBAHÇE’DE NELER OLUYOR???

Okunması Gerekenler

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini...

brunoÖnceki 18 şampiyonluktan bu sezonu farklı kılan pek çok durum var. Bu sezonki şampiyonluğun manevi değeri çok büyük. Bundan bahsetmeyeceğim. Bahsedeceğim şey başka.
Çok değil, bundan ikinci kadar evvel Fenerlileri zevkten dört köşe eden, pırıl pırıl ve toz pembe bir tablo vardı ortada.
Futbol federasyonunun almış olduğu 5+3 yabancı kuralı zaten rakiplerinden bir adım önde olan Fenerbahle’nin bir kaç adım daha önde olmasını sağlayacak bir zemin oluşturmaktaydı.
Yerli oyuncu kalitesi bakımından rakiplerinden çok daha önde olan Fenerbahçe, 5+3 kararından hiç bir şekilde olumsuz etkilemeyecek gibi duruyor aksine daha da avantajlı duruma geçecek bir avantajı yakalıyordu.

ERSUN SEZON ANALIZISahaya 8 yerli ile çıkıp şampiyon olabilecek mevcut bir Fenerbahçe kadrosu en büyük avantajdı zaten. Şampiyon takımın hiç bir şekilde faydalanmadığı yabancıların gönderilip yerlerine yenilerinin alınması yoluyla yapılabilecek takviyelerle  Fenerbahçe bambaşka bir kimliğe bürünebilir, lig daha başlamadan psikolojik olarak 4.yıldızı cebine koyabilir ve hatta üstüste 3-4 şampiyonluğun kazanalıcağı bir seri yakalayabilirdi.
En büyük rakibi sıfır kilometre sözleşmeli yabancılarının cebine para koyarak gönderip yabancı sayısını kontenjan sınırına indirmek zorunda kalacağından sadece gidecek olan Drogba’nın yerine bir transfer yapabileceğinden ve ligde de alınmaya değer çok az yerli futbolcu olmasından dolayı aşağı yukarı aynı kadroyla bir sezon daha mücadele etmek zorunda kalacaktı.

Beşiktaş’ın ise hem yerli hem de yabancı anlamında karmakarışık yapısının toparlanması zaman alacak, bir sene daha abuk sabuk stadlarda maç oynayacaklarından onlarında fazla bir şansı yoktu zaten.

Diego - Aziz YıldırımDiego transferi ilk nokta atışıydı. Tam isabet kaydedildi gibi duruyor.
Ancak Fenerbahçe Diego’dan başka bir transfer yapamayarak rakiplerine aradaki farkı kapatmak için ciddi bir fırsat verdi.
Eldeki tek pivot santrfor yaşlı kurt Webo’nun ne yerli ne yabancı bir yedeğinin olmaması, defansın bel kemiği Egemen’in sakatlık durumu, defansın patronu Alves’in vurdumduymazlığı, Kuyt ve Sow’un elle tutulur bir alternatifinin olmaması da Fenerbahçe’nin riski.
aziz4Almeida, Gökhan Töre, jimmy Durmaz gibi oyunculardan bir veya bir kaçıyla risk azaltılabilirdi.
Anlamsız bir şekilde transfer bir tek Diego transferiyle kapatıldı.
Herşeye rağmen Fenerbahçe yine bir adım öndedir. Bu başka bir şey.
Aziz Yıldırım’ın dediği gibi Uefa çatırdamadı ama Fenerbahçe çatırdayabilir.
Bu çatırdamanın sebebi de transfer değil, maalesef Aziz Başkan’ın ta kendisidir.
3 Temmuz sürecinden bu yana kendisine sınırsız destek verdiğimiz, başından bu yana bir komploya kurban edilmek istendiğine inandığımız, Fenerbahçe tarihinin en büyük başkanı Aziz Yıldırım tekrar eski alışkanlıklarına başladı.
– “siz boşuna kıçınızı yormayın, ben ne dersem O olur” mantığıyla büyük başkan olunmaz, taraftara “aç köpekler”diye bağırmakla efsane olunmaz.
Ama işin en trajik kısmı, sürekli kurumsallaşmaktan bahseden bir kulüp başkanının takım hocasını oda dışına alıp, futbolculara fırça kayması.
Bunun mantıklı hiç bir gerekçesi olamaz.
Hocanın itibarını zedelemekten başka da hiç bir işe yaramaz.
Görünen o ki, Ersun Hoca bu durumdan çok rahatsız. Bırakıp gidebilir.
Ersun Hoca kısa vadede yeri doldurulabilecek bir isim değildir. Yaptıkları ortadadır. Bir taktik dehası, bir sihirbaz değildir ama müthiş bir antrenördür. Fizikalite, kondisyon ve motivasyon anlamında müthiş işler yapmıştır.
AZIZLigin 1. Haftasından 34. Haftasına kadar Fenerbahçe fit, dinamik ve güçlü bir takım olarak ligin en iyisi olarak parladıysa bunda Ersun Yanal’ın payı çok büyüktür.
Fenerbahçe’nin erken gelen şampiyonluğunda Ersun Yanal’ın payı kadar Fenerbahçe’nin kadro derinliğininde payı var ama rakiplerin kötü olmasının da payı azımsanmayacak kadar çok.
Aziz Yıldırım, eldeki kadroya fazlasıyla güvenmekle hata yapıyor. Devre arasında bu hata telafi edilebilir ama Ersun Yanal’ı pasifize etmekle resmen günah işliyor. Böyle bir hatanın telafisi olmaz.
Dördüncü yıldızı ya Galatasaray forması üzerinde görür ya da gökyüzünde.
Eski alışkanlıklarına devam ederse Fenerbahçe ÇATIVDAYABİLİV !

bruno.monte@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı Jailson, Gustavo ve Ozan ile...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini çok andıran bir sorunsal daha...

AYAN, PİNHAN VESAİRE

AYAN, PİNHAN VESAİRE “Reklam, talep yaratma sanatıdır.” American Marketing Association (AMA) reklamı bu sözlerle tanımlar. Reklam ve genel olarak pazarlamayı ele aldığınızda en kısa ve en efektif...

5 YILLIK HASRET BİTTİ

5 YILLIK HASRET BİTTİ Sezonun 2. haftasında son şampiyon Başakşehir sahasında Galatasarayı ağırladı. Maça iki takımda dengeli başladı. Ortasaha mücadelesi ile geçen ilk 10 dakikada iki...

Benzer Konular