EUROBASKET WOMEN 2. TUR 3. GÜN

Okunması Gerekenler

5 YILLIK HASRET BİTTİ

5 YILLIK HASRET BİTTİ Sezonun 2. haftasında son şampiyon Başakşehir sahasında Galatasarayı ağırladı. Maça iki takımda dengeli başladı. Ortasaha mücadelesi ile...

İKİDE İKİ

İKİDE İKİ Haftaiçi Avrupa Ligi ön elemeleri, haftasonu lig maçları derken yoğun bir temponun içine giren Galatasaray ilk iki maçı...

BİTİRİCİLİK OLMAYINCA…

BİTİRİCİLİK OLMAYINCA... Lige zorlu Trabzon deplasmanında moral kazanarak giren Beşiktaş'ın 2. hafta evinde konuğu Antalyaspor'du. Covid19 virüsü ile boğuşan Teknik...

efeE GRUBU:

 

Karadağ 77-72 Belarus: Karadağ, bilek sakatlığına kurban verdiği Dubljevic’in yokluğuna bize yenilmenin acısını Belarus’tan çıkardı. Öte yandan, B Grubu’nun namağlup lideri Belarus, E Grubu’nda Çekler’den sonra Karadağ’a da yenilerek grup sıralamasındaki yerini de gruptan çıkma şansını da oldukça zora soktu. Karadağ’ın ön alanda geçen maçın formsuz ismi Skerovic (19s 7a 2tç) ile başlayan baskının sonuç vermesiyle birlikte, Robinson (15s 17r), Aleksic (6s 3r 2a 2tç) ve Jovanovic’in (20s 8r) devleştiği üç çeyrek oynamayı başardı. Belarus Leuchanka’nın Robinson karşısında silinmesi sebebiyle çok uzun bir süre boyunca sadece Papova (12s 3r) ve Snytsina (21s 5r 2tç) ile maça tutunabildi.

Özellikle Likhtarovich’in (0s 2a) çok suskun kalması sebebiyle kan kaybeden Belarus’un son çeyrekte Harding (3/14 isabetle 8s 4r 9a) ve Verameyenka’nın (12s 5r 5f) dominant oyunları maça ortak etti, Leuchanka da (6/14 isabetle 15s 13r 3a 2b) boyalı alan üstünlüğünü yeniden Belarus’a geçirdi.

Gelgelelim (en başta da felaket şut kullanan Harding olmak üzere) Belarus’un son saniyelerde yaptığı basit top kayıplarını Skerovic ve Perovanovic’in (11s 9r) hiç serbest atış kaçırmaması sayesinde gayet iyi değerlendiren Karadağ, maçı da 77-72 kazanarak grupta hesapların iyice karışmasına sebep oldu. Karadağ’ın sırrı, yüksek tempolu oyunu rakibine dikte ettirmesi ve hızlı hücumları çok iyi kullanmasıydı.

 

Yunanistan 74-71 Çek Cumhuriyeti: Öngörülerimize ve kaderlerine isyan eden iki ekibin çarpışması soluk kesiciydi. Aslında maç sürekli olarak iki takım arasında gitti geldi; fakat maçın yıldızı Kaltsidou’nun (20s 7r) isabetli serbest atışları sonrasında, Bortelova’nın son 5 saniyede kaçırdığı iki serbest atışın üzerine hücum ribaundunu alıp bir de üçlüğü kaçırması, galibiyeti Yunanlılar’a armağan etti. Ağır savunma hamlesinden vazgeçip sürekli potaya yönelen Yunanistan, bilhassa Stejskalova’yı (7s 2r 3a 5f) ve Vesela’yı (9s 3r 2a) canından bezdirdi.

İkinci çeyrekte sazı eline alan Hanusova (16s 8r), Burgrova (10s 9r) ve Elhotova (14s) ile Çekler skorda üstünlük sağlasalar bile, ikinci yarının başlamasıyla Yunanistan yeniden bildiğimiz savunmacı kimliğine geri döndü ve rakibine iki çeyrekte toplam 23 sayı şansı tanıdı (bu bölümde Yunanistan ise 31 sayı buldu). Son çeyreğin bitimine doğru ise Bortoleva (15s 2r 6a) sazı eline almayı denedi, fakat en başta da bahsettiğim gibi, yenilgiyi bertaraf edemedi. Yunanistan’da Kaltsidou’nun dışında Dimitrakou 15 sayı 3 ribaunt, savunmada devleşen Spanou 12 sayı 9 ribaunt, Sotiriou 10 sayı 2 ribaunt, Lymoura 4 sayı 3 ribaunt 3 asist, Chatzinikolaou da 5 sayı 3 ribaunt 2 asist ile galibiyete katkıda bulundular.

Çekler’in en büyük sıkıntısı, benchten yeterli verim alamamaktı. Grupta bu maçın ve Karadağ – Belarus maçının ardından tüm hesaplar arapsaçına döndü.

 

Fransa 56-66 Türkiye: Maça iyi konsantre olduğumuz için ilk periyotta dengeli ve kararlı oynamasını bildik. Gruda’nın sayıları dışında Fransa pota altına kolay geçit vermememiz ve kısalardan uzunlara giden pas trafiğini kilitlememiz sayesinde  skoru hep yakın tuttuk. Hücumda Sanders, Nevriye ve günün sürprizi olan Olcay ile (ilk periyotta 5 sayı) tutunduk. Fakat Sanders’ın Gruda’nın savunmasında ve ardından da hücumdaki hatasıyla daha ilk çeyrekte erkenden iki faule ulaşması bizi sıkıntıya soktu.

Bu bölümde devreye arka arkaya Nevriye, Tuğçe, Işıl ve Şaziye’nin girmesiyle ikinci periyotta da skoru başa baş götürdük. Sonrasında Dumerc, Salagnac ve günün sürpriz ismi Michel ile başlayan Fransa akınlarına Yacoubou da ayak uydurdu ve biz bu akınlara, Birsel’in (i.y. 0/4 şut yüzdesi) ve Işıl’ın kaçan bol miktardaki şutları deva olamayınca (i.y. 1/7 isabet), tekrar oyuna giren Sanders ve Nevriye ile cevap verdik. Savunmadaki gayretimiz sayesinde de ilk yarıyı sadece 3 sayı geride kapattık (33-30).

İkinci yarıya Ciak’ın sayılarıyla başlayan Fransa’ya bu sefer Sanders ile kafa tutmaya çalıştık; savunmada çaldığımız topları hızlı hücumlarla değerlendiremesek de, Nevriye’nin şutları ve Işıl’ın arka arkaya gelen serbest atış isabetleri sayesinde skoru 42-42 eşitledik. Bizim adımıza bu bölümde en sıkıntı yaratan hadise, şut yüzdelerimizin (hem içeriden hem de dışarıdan) düşmesi ve Nevriye ile Sanders’ın 3’er faule ulaşmış olmasıydı. Sanders ve Birsel’in gayretleriyle 3. çeyreği 44-44 eşitlikle noktaladık.

Son periyoda Ayşe’nin üçlüğü sayesinde büyük moralle girdik ve rakibi savunmada iyiden iyiye baskı altına almaya başladık. Işıl ve Birsel kaçırdıkça, Sanders ve Ayşe isabetler buldu, Fransa’nın Yacoubou ve Tchatchouang ile yakaladığı sayılar bu sayede maçın gidişatını değiştiremedi.

Son beş dakikada bizim ekmeğimiz suyumuz, Nevriye, Sanders ve Bahar’ın bulduğu faul isabetleriydi. Savunma konsantrasyonumuz ve faul çizgisinden 21/23 ile (%91) oynamamız burada resmen hayat kurtardı. Devamında ise Ciak ve Dumerc ıskalarken, tüm maç duran Birsel’in aniden üçlüğü bulmasıyla skoru 52-60’a çekip bitime 2 dakika kala arayı açtık, rahat bir nefes aldık. Mola dönüşünde Skrela’nın serbest atışlarıyla Fransa ümitlense de, bir adet 2/2 serbest atışı da Sanders Fransa potasına gönderince avantajımızı koruduk.

Birsel’in faul çizgisindeki isabetleri ve Işıl’ın turnikesiyle de bitime 15 saniye kala farkı 10 sayıya kadar çıkardık (56-66). Kalan bölümde Salagnac’ın üçlük denemesinden ve sonrasındaki karambolden Fransa’ya hayır gelmeyince de, muazzam bir galibiyet almış oldu Perilerimiz. Türkiye adına Sanders 5 top kaybına karşın 23 sayı 4 ribauntla maçın en skorer ismi olurken, Nevriye 13 sayı 7 ribaunt, Işıl 3/13 yüzdesine rağmen kritik hamleleriyle 9 sayı 3 ribaunt 4 asist 3 top çalma, Birsel 1/9 isabet kaydetmesine karşın, takıma o hayat öpücüğü veren üçlüğüyle beraber 7 sayı 3 ribaunt 4 asist 3 top çalma, kısaları bunaltan savunmasıyla Olcay 5 sayı, Şaziye 3 sayı, Bahar, Tuğçe (3 ribaunt da aldı) ve Ayşe de 2’şer sayı ile galibiyete katkıda bulundular.

Fransa tarafında ise 16 sayı 13 ribaunt 2 top çalma ile double-double’ı gören Gruda’nın dışında Yacoubou 8 sayı 7 ribaunt 2 asist, Tchatchouang 7 sayı 3 ribaunt, Dumerc 6 sayı 3 ribaunt 4 asist, Ciak 6 sayı, Skrela 5 sayı, benchten gelen Michel 4 sayı 2 ribaunt 2 asist, Salagnac da 4 sayı 2 ribaunt 2 top çalma ile mücadeleyi noktaladılar.

Dün de teyit ettiğimiz gibi, bu turnuvadaki Fransa, Yacoubou’nun geri dönüşüne rağmen “ha yenildi, ha yenilecek” korkusunu yaşıyordu belki; fakat her ne kadar onları yenebileceğimiz öngörsek de, bunu başarmak yine de kolay iş değildi. Tekrar tebrikler Periler.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail : efe.ozenc@abcspor.com

twitter : @efe_ozenc

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

5 YILLIK HASRET BİTTİ

5 YILLIK HASRET BİTTİ Sezonun 2. haftasında son şampiyon Başakşehir sahasında Galatasarayı ağırladı. Maça iki takımda dengeli başladı. Ortasaha mücadelesi ile...

İKİDE İKİ

İKİDE İKİ Haftaiçi Avrupa Ligi ön elemeleri, haftasonu lig maçları derken yoğun bir temponun içine giren Galatasaray ilk iki maçı kazasız atlattı. Haftaiçi Bakü, bu...

BİTİRİCİLİK OLMAYINCA…

BİTİRİCİLİK OLMAYINCA... Lige zorlu Trabzon deplasmanında moral kazanarak giren Beşiktaş'ın 2. hafta evinde konuğu Antalyaspor'du. Covid19 virüsü ile boğuşan Teknik Direktör Sergen Yalçın'ın henüz karantina...

GALATASARAY ÇOK RAHAT

GALATASARAY ÇOK RAHAT Sarı-Kırmızılılar UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turunda kardeş ülke Azerbaycan’ın Neftci Bakü takımıyla deplasmanda karşılaştı. Karşılaşmaya Galatasaray Gaziantep FK maçından farklı olarak,...

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC Daha önceki yazılarımda Futbolda Pazarlama konusunu derinlemesine incelemiştim. Bu yazımda size bir başarı öyküsü Paris Saint Germain’den söz etmek isterim. İşin...

Benzer Konular