EUROBASKET 2017 2. GÜN SONUÇLARI

Okunması Gerekenler

HERŞEY YÖNETİM KADROLARININ YETKİNLİĞİ İLE BAŞLAR…

10 Ağustos tarihli yazımda “Herşey strateji ile başlar” demiştim ve konuyu açacağımı belirtmiştim. Evet, doğru herşey o stratejileri oluşturan...

YAĞIYOR MÜBAREK

Viyana bozgununun ardından uzun müddet Buda’yı savunmak zorunda kalan Abdurrahman Abdi Paşa savaşırken şehit düşüyor, şehit düştüğünde paşa tam...

HERŞEY STRATEJİ İLE BAŞLAR…

HERŞEY STRATEJİ İLE BAŞLAR… Değerli ABC SPOR okurları, Bu köşede güncel futbol olaylarını referans alarak futbol dünyasının tüm paydaşlarını kapsamlı olarak...

 

 

 

 

 

C GRUBU

Macaristan 58 – 67 Hırvatistan

Bu maçı iki kelime ile özetlemek mümkün aslında: Bogdanovic ve Saric. Her iki takımın da maça tempolu başlaması, elbette ki, elinde dev bir skorer olan Hırvatlar’a yaradı. Saric ne vakit ki pota altında Keller’in mücadelesine baskın çıktı, Hırvatlar da o zaman skorda liderliği ele geçirdiler. Fakat Perl ve Ellingsfield önderliğinde 3. çeyrek sonunda şahane bir geri dönüşe imza atan Macarlar, çeyreği 53-52 önde tamamlamayı da başardılar. Ama son çeyrekleri çok kötü oynamasıyla bilinen Hırvatlar, 4. periyodun başlamasıyla birlikte savunma sertliğini arttırdılar ve Macarlar tüm çeyrek boyu sadece 5 sayı bulabildiler. Böylelikle (nispeten kötü hücum etse de) Hırvatistan, 58-67 galip gelip gruba galibiyetle başlamış oldu. Bu maç özelinde Hırvatlar kendi kimliklerine ters düşecek denli iyi bir son periyot performansı gösterseler de, maçın kalanında o alıştığımız dağınık hallerinden kurtulmuş gibi görünmediler. Bogdanovic (1/5 üçlük 5/6 ikilik ve 10/11 faul atışı ile) 23 sayı 7 ribaunt üretip maçın en skoreri olurken, Saric 15 sayı, Ukic 6 sayı 4 asist, Planinic 6 sayı 5 ribaunt, Tomas da 8 sayı 5 ribaunt ile galibiyete katkıda bulundu. Maç boyunca ribauntlarda ezici bir üstünlük kuran Macarlar’da ise Perl (12s 5r) ve Vojvoda (11s 6r) dışında çift hanelere çıkan oyuncu olmazken, Ellingsfield ve Keller 8’er sayı ile mücadele etti. Macarlar 5/29 üçlükte kalmanın bedelini ödediler.

 

İspanya 99 – 60 Karadağ

Şaşırtıcı herhangi bir şey olmadı. Gasol kardeşlere Hernangomez kardeşler de layıkıyla eşlik edince, her iki pota altında da İspanya’nın istediği oldu ve İspanyollar 39 sayı farkla galip geldiler. Günün en sürpriz performansı ise, sadece 14 dakika oyunda kalan S-Rod’un 7 sayı ve 10 asist üretmesiydi; bu da bizlere Karadağ’ın savunma kurgusu hakkında epey ipucu sağlıyor, öyle değil mi? Rotasyona giderek her oyuncusuna maksimum 20, minumum da 7 dakika süre veren İspanyollar’da Willy Hernangomez 18 sayı 9 ribaunt, kardeşi Juan 13 sayı 5 ribaunt, Pau Gasol ve San Emeterio 10’ar sayı, Navarro da 3/3 üçlükle 9 sayı üretti. İspanyollar tüm oyuncularından skor katkısı almayı başarırken, %35 ile hücum eden Karadağ’da Vucevic 16, Pavlicevic 13 sayı kaydetti. Rice 3/12 isabette, Dubljevic ise 4 sayıda kaldı.

 

Romanya 68 – 83 Çekya

Turnuvanın en zayıf iki ekibinden birisi olan Romanya (diğeri de Ukrayna’dır), Moldoveanu’nun Satoransky’e karşı yaptığı savaştan galip çıkamadı ve Çekya, gruptan çıkabilmek adına ilk adımı attı. Maç boyunca Satoransky ne istediyse sahada o oldu, desek yeridir. Romanya’da Moldoveanu 24 sayı 8 ribaunt üretirken, Paliciuc (12s) dışında çift hanelere çıkabilen olmadı. Çekya ise alternatif skorerleri Satoransky’nin asistleri üzerinden yaratılan boş pozisyonlar sayesinde elde etti ve son çeyreği rahat oynayarak maçı kazandı. Çekya’da Satoransky 20 sayı 13 ribaunt 6 asist ile yıldızlaşırken, bitirici rol üstlenen Hruban 3/5 üçlük ile 25 sayı kaydedip maçın en skorer ismi oldu.

 

D GRUBU

Belçika 103 – 90 Büyük Britanya

Grubun en zayıf temsilcileri olarak gösterilen iki takımın maçında, savunmalar sustu ve sadece hücumlar konuştu. Belçika’dan De Zeeuw’un münferit bloğunu saymazsak, savunma yapmaya niyetli kimse yok gibiydi sahada. Hal böyle olunca da, 3 çeyrek boyunca skor iki pota arasında sürekli gitti-geldi. Maçın başlarında Tabu (18s 4r 4a) ve Tumba, genelinde De Zeeuw (21s 7r), sonlarında ise Van Rossom (19s 4r 5a), Gillet (17s 5r 3a) ve imkansız şutları sokan Salumu (10s) ile skorda etkili olan Belçika, son topları daha akıllıca oynayarak tecrübesini konuşturdu ve 4/8 üçlük atan Clark (20s 6r 5a) hariç dış şutlarda aradığını bulamayan rakibini geçti. Britanya’da ise Olaseni (21s 11r) ve Achara (14s) rakibin pota altında ikili oyunlar üzerinden kolay sayılar üretirken, Clark dışında bir dış skorer çıkaramadıkları için Britanyalılar maç sonunda istediklerini alamadılar. Britanya’da ayrıca Nelson 11, Lawrance da 9 sayı üretti.

 

https://www.youtube.com/watch?v=l9wyqoCOcmk

Sırbistan 92 – 82 Letonya

Günün belki de en çekişmeli maçında, uzun süre denge bozulmadı. Maçın en etkileyici hareketlerine (Stimac’ın üzerinden) imza atan Porzingis’in anlaşılmaz düdükler sonucu son çeyrekte bir dakika içinde 4. faulüne ulaşması yüzünden ivmelerini kaybeden Letonyaylılar, buna karşın bir ara 73-75 öne geçmeyi başardılar. O noktadan sonra ise, Blums gibi bir güzide veterana hiç yakışmayacak basit hatalar yüzünden hızlı hücumları bir bir harcayan Letonyalılar, rakibin en büyük silahı Bogdanovic’in maça noktayı koyan kilit üçlüğü sonrasında geri dönüş için Porzingis’i tekrar oyuna aldılar; fakat nedense onu topla buluşturmayı ancak son 30 saniyede akıl edebildiler! Hakemlerin Timma ve Davis Bertans’ı (Marjanovic’e maç sonunda mükemmel bir blok aşk etti, fakat blok Porzingis’e yazıldı) çıldırttığı maçta galip gelen taraf, daha doğrusu 2.21’lik Porzingis’e karşı 2.24’lük Marjanovic ile galip gelen taraf, Sırbistan oldu. Sırplar’da kırılma anlarını müthiş oynayan Bogdanovic 30 sayı 4 asist ile devleşirken, Macvan 14 sayı 10 ribaunt 3 asist, Jovic 8 asist, Marjanovic de 13 sayı 6 ribaunt ile oynadı. Letonya’da ise Dairis Bertans 23 sayı 6 asist, Davis Bertans 16 sayı 6 ribaunt, Porzingis 18 sayı 4 ribaunt 4 blok ile mücadele etti; Strelnieks ve Blums hayal kırıklığı yarattı. Janicenoks’un da Bagatskis tarafından çok az tercih edilmesi kafalarda soru işaretleri bıraktı.

 

eurobasket 2001 türkiye yugoslavya ile ilgili görsel sonucuTürkiye 73 – 76 Rusya

Şimdi sizlere, 2001 Eurobasket finalinden bazı kesitler aktaracağım: “Ne zaman hamle yapmaya kalksak karşımızda hakemleri bulduk”, “Bu kadar art niyetli hakem üçlüsünün ev sahibi takımın aleyhine bu kadar rahat düdük çalması inanılır gibi değil”, “Basit hatalar ve top kayıpları ile rakibin ekmeğine yağ sürdük”, “En tecrübeli oyuncularımız en olmadık yerde en kritik hatalara imza attı”…

Evet, bugün de tamamen aynı şeyler oldu. İkinci yarıda hücumda beklemediğimiz ölçüde iyi oynayan Semih’e hakemler yüklendi, o da maçın kopma anlarında savunmada yerleşme ve zamanlama hatalarına çok basit iki de hücum faul ekleyerek maçı bitirdi. Sinan ise, en emin oyuncumuz olması gerekirken, ne yazık ki en savruk ve şanssız gününü yaşadı. Her birimize saç baş yolduran top kayıplarının yanı sıra, en büyük derdimiz kesinlikle hakem üçlüsüydü. Kanadalı Weiland ve İtalyan Mazzoni, hemen her pozisyonda bizi adeta doğradı.

O kadar ki, Rusya lehine tam 29 kez faul çalındı ve Ruslar tam 40 kez faul çizgisine geldi! Zaten maçın genelinde 20 sayı üreten Mozgov da 12 sayısını serbest atışlardan elde etti. Kriz, adaletsizlik ve haksızlık o kadar büyüktü ki, adeta 2002 NBA Batı Konferansı Finali’nin 6. maçına dönen maçta, Cedi ve Sinan bile kariyerlerinde ilk kez hakemlerle tartıştı. Bu kadar yakın geçen bir müsabakada, düdüklerin bu denli taraflı olması, “hakeme bırakmayacaksın, kendi marifetinle kazanmasını bileceksin” düsturunu geçersiz kılıyor elbette. En enteresan gelişme ise, Cedi’nin bitime 2 saniye kala kaydettiği ekstra üçlük isabetinden sonra yaşandı; nedense faul yapıp son bir şans için daha çırpınmadık…

Rusya’da en zor anlarda skoru sürükleyip, maça noktayı koyan el üstü üçlüğü de kaydeden Shved (zaten takımının tek eksiği de bunu yapacak bir skorerdi, o da bunun pîri ve üstadı) 4/8 üçlükle 22 sayı 4 asist 7 top kaybına imza atarken, (hakemlerin de yardımıyla) bir türlü çözüm bulamadığımız pota altı devi Mozgov 20 sayı 9 ribaunt 2 blok üretti; Khvostov, Zubkov ve Fridzon da 8’er sayılık katkılar yaptılar.

Neticede, zor bir maç oldu. Her iki takım da galibiyeti hak edecek oyunu oynadı, fakat neredeyse tüm şartlar aleyhimize iken, biz de rakibe basit hatalarımızla çok yardımcı olduk. Tam saha baskıdan vazgeçmemek ve her durumda en doğru rotasyona gidebilmek dahil, koç Ufuk Sarıca elinden geleni en güzel şekilde sahaya yansıttı; benchten gelip 11 sayı üreten Erkan da maçın X-Faktörü oldu. Cedi 28 sayı 7 ribaunt 4 asist 7 top çalma üretip kendini bile aşarken, Semih de 11 sayı kaydetti. Basit hatalarımızı, turnuvaya alışma safhamız ve heyecanımız ile gerekçelendirebiliriz. Sinan da nasılsa çabucak kendini toparlayacaktır. Millilerimize kritik Britanya ve Belçika maçlarında başarılar dileriz…

 

https://www.youtube.com/watch?v=jP5WGDxs4X0

Yazarın diğer yazılarına erişmek için tıklayın

 

mail: efe.ozenc@abcspor.com

twitter: @efe_ozenc

Youtube: @İmlacı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

HERŞEY YÖNETİM KADROLARININ YETKİNLİĞİ İLE BAŞLAR…

10 Ağustos tarihli yazımda “Herşey strateji ile başlar” demiştim ve konuyu açacağımı belirtmiştim. Evet, doğru herşey o stratejileri oluşturan...

YAĞIYOR MÜBAREK

Viyana bozgununun ardından uzun müddet Buda’yı savunmak zorunda kalan Abdurrahman Abdi Paşa savaşırken şehit düşüyor, şehit düştüğünde paşa tam 70 yaşında. Abdurrahman paşanın bu yiğitliğine...

HERŞEY STRATEJİ İLE BAŞLAR…

HERŞEY STRATEJİ İLE BAŞLAR… Değerli ABC SPOR okurları, Bu köşede güncel futbol olaylarını referans alarak futbol dünyasının tüm paydaşlarını kapsamlı olarak sizlerle incelemeye çalışacağım. Aslında konu...

PANDEMİ SONRASI İLK ŞAMPİYON FERRO

PANDEMİ SONRASI İLK ŞAMPİYON FERRO COVID-19 pandemisi nedeniyle dört aylık aranın ardından düzenlenen ilk turnuvada, Anett Kontaveit'i iki sette geçen Fransız Fiona Ferro şampiyonluğa ulaştı. WTA...

TEKMELİK

TEKMELİK “Onu iki kez uyardım, tekmeliğin dönmüş düzelt bak ayağın kırılır diye ama bana tekmeliğe bir türlü alışamadığını söyledi ve ertesi gün hastanede ziyarete gittim” 1992-93...

Benzer Konular