Bugünkü yazı konumuz: FA Cup’ı kim çaldı?
Hayır, bahsettiğimiz bir Agatha Christie romanı değil; bu, Viktorya dönemi futbol tarihinin en vintage dedektiflik vakalarından biri!
20 Nisan 1895, baharın sonları…
Aston Villa FA Cup’ın 24. edisyonunda, Londra’daki Crystal Palace Ulusal Spor Merkezi’nde 42.560 seyirci önünde oynanan maçın henüz 30. saniyesinde Bob Chatt’ın golüyle West Bromwich Albion’ı 1-0 mağlup ederek tarihinde 2. kez kupanın sahibi olur.
Zaferin coşkusu şehrin sokaklarını sararken, kupa kulüp binasına getirilir ve vitrinlerde sergilenir. Kutlamalardan birkaç ay sonra kupa, sergilenmek üzere William Shillcock tarafından işletilen Birmingham’daki Newtown Row adlı bir spor mağazasına da götürülür.
Ama bu kez zafer kutlamaları kısa sürecektir; 11 Eylül 1895 gecesi, kimliği belirsiz kişiler vitrine gizlice girer ve dünyanın en prestijli futbol kupalarından biri ortadan kaybolur. Cam kırılmış, 12 Eylül sabahı kupa yerinde yoktur!.
O andan itibaren polisler, gazeteciler ve futbol otoriteleri yıllarca bu olayın peşine düşer ama sonuç değişmez.
Hikayenin ilginç tarafı sadece kayboluş değil:
-
Hırsızlar, kupayı eritir mi, saklar mı, yoksa satmaya mı çalışır, hala bilinmiyor.
-
O dönemin gazeteleri olayı “Viktorya dönemi futbol dünyasının en büyük gizemi” olarak manşetlerine taşır.
-
Aston Villa kulübü, kupanın kaybı yüzünden FA’dan 25 sterlin para cezası alır; kupanın yerini doldurmak için yeni bir versiyon yapılır.
Aradan 60 yıl geçtikten sonra, bir yaşlı adam itirafta bulunur: “Biz çaldık, erittik, sahte paralar yaptık…” der, ama 80 yaşındaki Henry James Burge isimli adamın, dükkan sahibi anlattıkları ile karşılaşma yapılarak, meşhur olmak için yalan söylediği anlaşılır.
O dönem kullanılan kupa, sadece yaklaşık 16 inç boyunda (bugünün gözünde minik ama prestijli) bir gümüş ganimetti; İngiltere’de Martin, Hall & Co. tarafından yapılmıştı.
Kupanın bulunması için aylarca uğraşılsa da, kupayı bulan kişiye verilecek ödüller bile sonuç sağlamaz. Aston Villa ise sonrasında 5 kez daha kazanacağı FA Cup’in ikincisini tekrar müzesine koymak için federasyona 25 sterlin ödemek zorunda kalır ve yenisini yaptırır.
Bugün tam 130 sene geçmiş Arsene Lupin’i kıskandıracak hırsızlık hikayesinin üstünden ve orijinal kupanın akıbeti hala bir sır.
