https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

TARİHİN EN İYİ ROMA’SI

Okunması Gerekenler

İsmail Kartal’ın Şampiyonlar Ligi’ndeki Roma eşleşmesi öncesinde sarf ettiği Tarihinin en iyi Roma’sı” çıkışı futbol kamuoyunda oldukça ses getirdi ve bize gelen mail-mesajlarda da haklı olarak bu iddianın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı sorgulandı.

Gerçekten de kulüp tarihinin ikonik kadrolarıyla (Batistuta’lı, Totti’li 2001 şampiyonları veya Falcão’lu 80’ler efsaneleriyle) kıyaslandığında bu iddialı bir ifade.

Gelin, bu cümlenin ne kadar gerçekçilik taşıdığına ve Roma’nın asıl unutulmaz kadrolarının kimlerden oluştuğuna yakından bakalım.

2000-01 Sezonu: Fabio Capello’nun Unutulmaz Şampiyonluk Makinesi

Roma’nın kulüp tarihindeki üçüncü ve son Scudetto’sunu kazandığı, Juventus ve Lazio gibi devlerin arasında ligi zafere götürdüğü kadro; taktiksel disiplin, fiziksel güç ve saf yeteneğin muazzam birleşimiydi.

Fabio Capello’nun kurduğu 3-4-1-2 düzeni; savunmada Walter Samuel (Duvar) ve Aldair’in geçilmezliği, kanatlarda Cafu ile Candela’nın kusursuz temposu üzerine kuruluydu.

Orta sahada Emerson ve Damiano Tommasi’nin dinamizmi, ileride ise Totti’nin zekası, Vincenzo Montella’nın bitiriciliği ve Gabriel Batistuta’nın yıkıcı gücüyle Serie A’nın korkulu rüyası olmuşlardı.

Parma’yı 3-1 yenip şampiyon oldukları o Mayıs günü ve akabinde Olimpik Stadyum’un çimlerine inen binlerce taraftarın yarattığı tablo, bizce kulüp tarihinin zirvesidir!.

1982-83 ve 1983-84 Sezonları: Nils Liedholm’un Devrimi 

Roma’nın 41 yıllık özlemini bitirerek ikinci Scudetto’sunu kazandığı ve ardındanki sezonda kulüp tarihinin tek Avrupa Kupası (Şampiyon Kulüpler Kupası) Finali’ne çıktığı dönemdir.

İsveçli teknik adam Nils Liedholm’un oynattığı akıl dolu “Zona Mista” (alan savunması ve pas kontrolüne dayalı) futbol, İtalya’yı kasıp kavurmuştu.

Takımın beyni ve aristokratı Brezilyalı Paulo Roberto Falcão, sağ kanadın dinamiti Bruno Conti, gol yollarındaki kesici Roberto Pruzzo ve kalede devleşen Franco Tancredi bu dönemin mimarlarıydı.

1984’te Roma Olimpik Stadyumu’nda oynanan ve Liverpool’a penaltılarla kaybedilen o efsanevi Avrupa finali, ne kadar acı olsa da kulübün uluslararası sahnedeki en büyük coşku ve gurur ortaklığıdır!.

** Bu seneki Roma kadrosu için son senelerin en iyi Roma’sı demek doğru olur, ama tarihin en iyisi demek bizce biraz fazla iddialı.

İsmail Hocamıza saygımız sonsuz; fakat son sekiz sezonda ligi beşinciliğin üstünde bitirememiş —geçen seneki üçüncü lük istisnası hariç— bir Roma profili için “son yılların en iyisi” demek nispeten doğru olsa da, bunu kulüp tarihinin zirvesi ilan etmek Batistuta’lı, Totti’li ya da Falcão’lu o efsanevi köklere biraz haksızlık olur sanki.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

SOĞUK SAVAŞ’TAN NBA’E: DEMİR PERDE’Yİ AŞAN İLK ADAM GEORGI GLOUCHKOV

NBA, bugün dünyanın dört bir yanından gelen yıldızların, Avrupalı MVP’lerin ve küresel bir ekosistemin merkezidir. Ancak bu devasa endüstriyel...

Benzer Konular