SÜLEYMAN SEBA OLMAK!

Okunması Gerekenler

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini...

AYAN, PİNHAN VESAİRE

AYAN, PİNHAN VESAİRE “Reklam, talep yaratma sanatıdır.” American Marketing Association (AMA) reklamı bu sözlerle tanımlar. Reklam ve genel olarak pazarlamayı ele aldığınızda...

onur resimYaklaşık 17-18 sene önceydi. İnönü’de bir Beşiktaş-Fenerbahçe maçına gittim. Maçtan önce deli gibi heyecanlı olduğumu hatırlıyorum. Galatasaray maçlarından önce nasıl 3 puan yazıyorsak, Beşiktaş maçlarından önce de 3 puanı karşı tarafa yazıyoruz, o dönemler işte. Ama yine de heyecan var, “bu sefer belki” diye bir umut hep var. Tabii, ben deplasman tarafında yer bulamadığım için mecburen Beşiktaş taraftarının arasında izliyorum maçı. Bir arkadaşımın babası oğluyla beni aldı, götürdü maça. Numaralıdayım ama korkudan, ne bir forma giyebilmişim ne de kaşkolum var. Neyse, dakika 17’de Okocha salladı bir tane. Sevincimi belli etmeyeceğim diye tişörtümü ısırıyorum ama bir yandan da yüzümdeki salakça sırıtışı silemiyorum. Sonra Beşiktaş üst üste iki tane attı, ikisi de Amokachi. Zaten her maçta bize en az bir tane yaslama gibi bir huyu vardı ayı yavrusu kılıklı lokomotifin.

İkinci yarıda bizimkiler bir şeyler oynamaya çalışıyor ama gol olmayacak çok belli. Sonra alakasız bir pozisyon oldu, korner miydi tam da hatırlayamıyorum, Boliç karambolden çaktı bir tane. İşte artık o anda daha fazla tutamadım kendimi. Yaşım ufak ama sesim çıkıyor sonuçta. Bulunduğumuz yerde bir gerginlik oldu. Birkaç pozisyon daha oldu, 5 dakika filan sonraydı sanırım benim yaşlarımdaki bir çocuk arkamdan sağlam bir omuz atıp düşürdü, başladı beni dövmeye. Altına aldı, sakız gibi çiğniyor. O çocuğun arkasından bir el uzandı, çocuğu çekti üzerimden. Çocuğa şöyle bir baktı ve “Yazıklar olsun senin gibi Beşiktaşlıya” dedi. Sonra tüm tribüne seslendi, “Beşiktaş, onurdur”. O anda değil numaralı, tüm İnönü, tüm İstanbul, hatta tüm Türkiye sustu ve onu dinledi.

İşte seninle olan tek anım buydu. Her ne kadar fiziksel bir anı olmasa da, tüm yaşamını Fenerbahçe ile geçirmiş, onunla gülüp, onunla ağlamış 10 yaşındaki bir çocuğun rüyasına Fenerbahçe’nin değil, Beşiktaş’ın başkanı girip, o tek anıyla 30 yaşında hala boğazını düğümleyebiliyorsa, işte o insanı anlatmak için kelimeler gerçekten de kifayetsiz kalıyor demektir.

Güle güle Büyük Başkan…

Güle güle güzel insan…

Yazarın tüm yazıları için tıklayın

onur.ilimsever@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini çok andıran bir sorunsal daha...

AYAN, PİNHAN VESAİRE

AYAN, PİNHAN VESAİRE “Reklam, talep yaratma sanatıdır.” American Marketing Association (AMA) reklamı bu sözlerle tanımlar. Reklam ve genel olarak pazarlamayı ele aldığınızda en kısa ve en efektif...

5 YILLIK HASRET BİTTİ

5 YILLIK HASRET BİTTİ Sezonun 2. haftasında son şampiyon Başakşehir sahasında Galatasarayı ağırladı. Maça iki takımda dengeli başladı. Ortasaha mücadelesi ile geçen ilk 10 dakikada iki...

İKİDE İKİ

İKİDE İKİ Haftaiçi Avrupa Ligi ön elemeleri, haftasonu lig maçları derken yoğun bir temponun içine giren Galatasaray ilk iki maçı kazasız atlattı. Haftaiçi Bakü, bu...

Benzer Konular