SONUNDA DAİMA İYİLER KAZANIR !

Okunması Gerekenler

GALATASARAY ÇOK RAHAT

GALATASARAY ÇOK RAHAT Sarı-Kırmızılılar UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turunda kardeş ülke Azerbaycan’ın Neftci Bakü takımıyla deplasmanda karşılaştı. Karşılaşmaya Galatasaray...

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC Daha önceki yazılarımda Futbolda Pazarlama konusunu derinlemesine incelemiştim. Bu yazımda size bir başarı öyküsü Paris...

CESARETLİ OL VE KAZAN

CESARETLİ OL VE KAZAN Yeni sezonun ilk haftasında ve aynı zamanda ilk derbisinde Trabzon'a konuk olan Beşiktaş'ta kadrodaki eksiklere ve...

BURAK BELGENFenerbahçe Avrupa’nın 1 numaralı kupasında, Avrupa’nın 1 numarası olabilmek için çıktığı final maçında CSKA Moskova’ya dramatik şekilde kaybetti!

Maçın neresini, neyin analizini yapacağım bilmiyorum. Gece tüm maçı 2 kez daha, normal sürenin son saniyeleri ve uzatmaları da ekstradan en az 10-15 kez seyrettim.

damir javor21 sayıdan geri gelen cesur yüreklerin son saniyede bir ribaund ile kaçan şampiyonluğuna mı yanayım, başta basketbolun Ivan Bebek’i Sloven …..!!?? Damir Javor’un ilk düdükten itibaren çalıp-çalmadığı düdüklere mi, ya da o son saniye basketi öncesi gözünün önünde önce Teodosic, sonrasında Nando De Colo’nun iki stepsini görüp da eli düdüğüne gitmeyen ama uzatmalarda önü 4-5 oyuncuyla tamamen kapalıyken uçarcasına gelip Sloukas’a yapılan faulü pas geçip, ayakla müdahele kararı verip takımı bitiren vicdansız İtalyan, tescilli Türk düşmanı Lamonica’ya mı !

Hakemi de yeneceksin denir ya, yenemiyorsun işte! O kadar kolay değil. Karşında da iyi bir Eurocup ya da vasat bir Euroleague ekibi değil, 37 Milyon Euro bütçeli, Avrupa’nın kağıt üstündeki en pahalı ve en iyi kadrosu var.

Ben yemem. Belki başkalarına yedirirsin ama 35 senesi bu sporun içinde geçmiş birine asla! 20 sayı geri düştükten sonra çalınan-çalınmayan faullerle, maç tekrar kafa kafaya geldiğinde yapılanlar ancak ve ancak !! “en pozitif bakışla” çarıklı kurnazlığı ile açıklanabilir.

Bu maçın analizi olmaz. Tek diyeceğim kaybetmenin iyisi, güzeli olmaz ama çok güzel kaybettik dün akşam. Obradovic ve sporculara kocaman bir alkış ve tüm sezon bize yaşattıkları için minnet…

Bu kaçıncı final oldu kaybedilen, herkes eminim aynı şeyleri konuşuyordur.

Kadınlar voleybolda iki sene üst üste önce 2009-10 sezonunda tarihin ilk Şampiyonlar Ligi Finalinde Volley Bergamo’ya 3-2 ile altın sette giden şampiyonluğa mı, sonraki sene yine Final Four’da, Burhan Felek’de 2-0’dan 3-2 yine altın sette kaybedilen Vakıfbank maçına mı,

Kadınlar basketbolda kupa-2’de 2004-05 sezonunda 53-45 Napoli’ye kaybedilen finale mi, sonrasında 2006-07 senesinden itibaren 5 sene üst üste Euroleague F4’den son turda sekip, sonrasındaki 5 sene fire vermeden Final Four oynayıp, hatta 2 sene üst üste, önce Ekaterinburg ve Galatasaray’a kaybedilen finallere mi,

fb cska 987654Futbolda meşhur 1-1 biten Denizli maçı ile başlayan, İstanbul’da Trabzon maçında 25-30 gol kaçırıp, rakibin pozisyona girmeden, yapılan orta ile attığı gol sonucu kaçan şampiyonluğa mı, kendi sahanda neredeyse 20 senedir yenilmediğin ve o güne dek hemen her maç yendiğin ezeli rakibini Kadıköy’de mağlup edemeyip kaçan kupaya mı,

Ya da erkek basketbolda dün gece yaşanan kabusa mı !

F4 öncesi analizimde Laboral’ı geçip, finalde kaybedeceğimizi düşünmüş ve Demokles’in kılıcı gibi, şube farketmeksizin tepemizde duran geleneksel final sendromunun devam edeceğini kanaatindeydim.

Maalesef yine yeni bir, aynı maç gidişatını sezon ortası yaşasak % 99.99 kazanacağımız ve final olduğu için kaybettiğimiz bir 40+5 dakika yaşadık Berlin’de.

Galatasaray ile sezon içi oynarsan, 21.yüzyıldaki en kötü sezonunda bile 6-0 yenersin ama o maç kupayı alanı belli edecekse büyük olasılık kaybeder! Ezeli rakibini onun seni yendiğinden 25 kez daha fazla yenip, 50 gol daha fazla atmışsın ama bugüne dek 4 kez Türkiye Kupası finali oynamışsın, birinde bile kazanamamışsın mesela…

AMA pes etmek yok! En başarılı göreceli bir kavramdır, tartışılabilir ama büyüklük değişmez. Bahsettiğimiz kulüp, Türkiye’nin açık ara en büyük ve dünyanın 21.yy itibarıyla “amatör sporları kıstas aldığımızda” en başarılı spor kulüplerinden biri (bence birincisi). Her amatör şubede zirve kovalayan başka bir Avrupa kulübü yok.

fb 1021Real, Barça, Bayern, İngiliz ya da İtalyan devleri tabii ki tarihsel bazda bizden çok daha öndeler. 5 sene üst üste şampiyon da olsan onlardan büyüğüz demek abesle iştigal. Aynı Türkiye’de 5 sene üst üste şampiyon olamasan da, başka bir kulübün biz sizden daha büyüğüz demesi gibi!

Fazla uzatmadan ne voleybolda esamesi okunuyor bu devlerin ne de Real-Barca haricindekilerin erkek basketbolu çıkartırsak, kadınlı-erkekli diğer şubelerde ama sarı-lacivertliler hepsinde…

Fenerbahçe’de çıta öyle bir yükseldi ki, bundan 15-20 sene önce Avrupa’nın 1 numaralı kupasında iki kadın şubesinde aynı sene içinde, ikisinde de 3.olacağız dense zil takip oynanacakken, şimdi neredeyse çarmıha gerilecek sporcular.

Fazla uzatmadan bu ne ilk ne de son! Bir şekilde içerde-dışarda yolu hep kesildi Fenerbahçe’nin. Taurasi-Taylor’lu kadrosu ile dolu dizgin Avrupa Şampiyonluğuna giderken, çıkan doping çamuru ve sonrasında “aaaa pardon hata yapmışız” diyerek budanan kadro da dün gibi aklımızda, hala hafızalardan silinmeyen Hırvat Bebek katliamı da, 5 ana takım branşının 5’inde de kendi liginde ŞAMPİYON OLAN tek Avrupa kulübü olduktan sonra yaşanan 3 Temmuz Komplosu da…

Bu örnekler daha uzar gider ama biz en meşhuruna dönelim; Sahi NE OLDU 3 Temmuz’culara ? O günü yaratanlar ve güdümlü şekilde TV’lerde yayan taşeronlar ya hapiste o soğuk koğuşlarında fareleri sayıyor, ya fare gibi yurt dışına kaçtılar ya da fare gibi kapana kısılmış, altlarında bezle mahkemeye çıkacakları tarihi bekliyorlar.

aziz obraİYİLER HER ZAMAN KAZANMAZ, sonuçta spor bu, tabii ki tüm sezonun altın terini kupa ile taçlandırmak, kazanmak önemli ama asıl önemli olan her sezon oralarda olabilmek. Zirve yarışında, sadece futbol değil her şubede kulübün adını, bayrağını 7 düvele gösterebilmek, finallerde yeralabilmek.

Bu ülkede herkesin kendince bir adalet anlayışı var AMA bir de yukardakinin adalet anlayışı var ve bu devran elbet dönecek.

Dediğim gibi iyiler her zaman kazanmaz bunu biliyorum ama şunu da çok iyi biliyorum; SONUNDA DAİMA İYİLER KAZANIR!

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail : burak.belgen@abcspor.com

twitter : @BurakBelgen

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

GALATASARAY ÇOK RAHAT

GALATASARAY ÇOK RAHAT Sarı-Kırmızılılar UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turunda kardeş ülke Azerbaycan’ın Neftci Bakü takımıyla deplasmanda karşılaştı. Karşılaşmaya Galatasaray...

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC

PAZARLAMA BAŞARISI: PARIS SAINT-GERMAIN FC Daha önceki yazılarımda Futbolda Pazarlama konusunu derinlemesine incelemiştim. Bu yazımda size bir başarı öyküsü Paris Saint Germain’den söz etmek isterim. İşin...

CESARETLİ OL VE KAZAN

CESARETLİ OL VE KAZAN Yeni sezonun ilk haftasında ve aynı zamanda ilk derbisinde Trabzon'a konuk olan Beşiktaş'ta kadrodaki eksiklere ve henüz gerçekleşmeyen transferlere, bir de...

NİHAYET YENİ ŞAMPİYON

Bu yıl 140. kez düzenlenen Amerika Açık Covid-19 pandemisi sebebiyle bir çok ilke sahip oldu. 143 yıllık Grand Slam'ler tarihinde ilk kez bir şampiyona...

AMERİKA AÇIK TEK KADINLAR ŞAMPİYONU NAOMI OSAKA

Japon raket Naomi Osaka, 2018'in ardından 2020'de de Amerika Açık kadınlarda şampiyonluğa ulaştı. Belaruslu rakibesi Victoria Azarenka'yı 1-6, 6-3 ve 6-3'lük setlerle 2-1 mağlup eden...

Benzer Konular