NEREDESİN EMRE?

Okunması Gerekenler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı...

Tam Başakşehir maçı gibi başladı oyun.

İleride iyi bastı Fenerbahçe, rakibi top kayıplarına zorladı,golü de buldu.

Yine aynı senaryo mu olacak diye umutlandık açıkçası.

Sahadaki görüntü hiç te fena değildi.

Tribünde ise sanki maç Kadiköy’deymişçesine sadece Fenerbahçe taraftarının sesi çıkıyordu.

 

Bugün o tribünde olamadığım için üzgünüm. Sonu yenilgi de olsa orda olmak isterdim. Yine bir derbi maçı öncesi yaşanan bilet kaosu, tanıdık arkadaşlardan ricalar , talepler derken bu sefer olmadı, bilet ayarlayamadım ve gidemedim maça.

İlk devrede takıma güç veren o desteğe katkım olsun isterdim. Olmadı, sağlık olsun.

 

O destek ve galibiyetin getirdiği özgüven maalesef ikinci yarı oyunu tutmaya yeterli olmadı. Aslında İsmail Köybaşı’nın oyundan çıktığı dakikalarda Fenerbahçe’nin oyunu sallanmaya başlamıştı. Acaba geçen sezon olduğu gibi Quaresma karşısında sıkıntı yaşar mı İsmail diye korkmuştum. Hiç öyle olmadı. Sağlam durdu solbekte, hatta onun oyundan çıkması biraz bozdu Fenerbahçe’nin dengesini.

 

Ancak esas dengeyi bozan ikinci devre Beşiktaş’ın kurduğu baskıydı.

Kabus gibi çöktüler Fenerbahçe’nin üzerine. İlk devre çok efor sarfeden Fernandao ikinci devre çok yalnız kaldı ve yoruldu. Hiç top tutamadı. Guliano da ortalarda gözükmedi hiç. Böylelikle hiç etkili hücum yapamadık ama esas önemli olan orta sahada hiç top tutamadık. Nasıl engelleyeceksin Beşiktaş’ı bu kadar baskılı şekilde üzerine gelirken? Top yaparak değil mi ? Orta sahada biraz daha pas yapabilsek rakibin direncini bir nebze de olsa düşürebilirdik. Bu işin ustası tabii Türkiye’de Emre Belözoğlu. Üstüne ne kadar baskı da gelse panik olmaz. Topu alır verir, alır verir. Oyunu istediği zaman yavaşlatır, istediği zaman hızlandırır. 50 metreye bir diagonal pas atar, oyunun yönünü değiştirir.

 

İşte maalesef öyle bir adam yok Fenerbahçe’de. Aslında tam aynı oyuncu tipi olmasa da ona yakın Mehmet Ekici var ama ondan da hiç yararlanamadık bu sene sakatlıklar yüzünden. Dolayısıyla Topal Jozef ikilisi ile oynuyoruz uzun zamandır. Başakşehir maçında müthiş iş çıkardı bu ikili doğruya doğru ama bu sefer daha sert kayaya tosladılar. O pas trafiğini hiç yapamadılar, sonuçta da yediğimiz baskıya ve gelen gollere engel olamadık.

 

Aykut Hoca da engel olamadı maalesef bu baskıya. Başakşehir maçında nasıl Abdullah Hoca’yı taktik olarak mat etti dediysek bugün taktik olarak Beşiktaş’ın oyun üstünlüğüne çözüm üretmekte eksik kaldığını kabul etmek zorundayız hocanın.Ancak bu yüzden hocayı yerden yere vurmaya gerek yok.

Evet Beşiktaş Bayern maçı sonrası yorgundu.

Çok önemli 3 oyuncusu da kadroda yoktu ancak yine de kabul edelim ki Türkiye’nin en zengin kadrosu Beşiktaş’ta. Fenerbahçe’nin Beşiktaş’a İnönü’de yenilmesi olağandışı bir skor değil. Hele hele lige tutunmak için bu son şanslarıysa. Aldıkları galibiyet de hakedilmiş bir galibiyet. Kabul etmek lazım.

 

Bugün özellikle Quaresma büyük katkı sağladı oyunlarına. Çok istekliydi. Adam eksiltti, tehlikeli ortalar kesti.Üstüne üstlük alışık olmadığımız şekilde 2 tane de gol attı. Sahadaki futbolcular içinde en yetenekli oyuncu olduğunu bas bas bağırdı. Onun yetenek farkı bugünkü skorun sebebiydi. Bazen kızıyoruz Quaresma’ya rakiplere acımasızca fauller yaptığı için, bugün son dakikalarda Valbuena’ya yaptığı gibi ama işin doğrusu önemli topçu, iyi topçu. Beşiktaş’ın son senelerdeki başarısında da büyük pay sahibi. Bugün de takımının tekrar zirve yarışına dahil olmasını sağladı.

 

Bundan sonra lig daha da karışacak. Evet bugün üzgünüz. Ağır bir mağlubiyet aldık rakibimizden. Biliyorum Polyanna tarzı yorumlar duymak istemiyorsunuz hiçbiriniz ancak iyi haber şu, arka arkaya çok önemli 3 deplasmanı geride bıraktık artık. Galatasaray ile Kadiköy’de oynayacağız. Rakiplerimiz ise birbirleriyle oynayacaklar. İlla ki puan kaybedecekler. Ligin ilk yarısında da başlangıçtaki zorlu fikstür yüzünden geri düşmüştük. Daha sonra farkı kapatmıştık. Yine kapatabiliriz ama  Kadiköy’de sürpriz puan kayıpları olmaması lazım.

Malatya, Sivas, Kasımpaşa, Kayseri gibi orta sıralardaki takımlarla deplasmanda oynayacağız. Galatasaray derbisiyle beraber özellikle bu maçlar ligin sonundaki yerimiz için belirleyici olacak. Yeter ki vazgeçmeyelim. Sonuna kadar savaşmaya devam edelim. Bugün üzülmüş olabiliriz, lütfen şunu unutmayalım, ligi şampiyon bitirmeyi başarırsak kimse bu geceyi hatırlamayacak bile. Bize düşen şu, Akhisar maçına gidelim ve takımımızı destekleyelim.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: alp.eralp@abcspor.com

twitter: @alperalp72

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerikKONTROLLÜ MAĞLUBİYET
Sonraki İçerikCÜNEYT’E RAĞMEN

Son Haberler

*MİA SAN HÖNESS

18 yaşındaki Uli Höness 1970 yılında doğduğu şehrin takımı 1846 Ulm'dan Bayern Münih' e transfer olur. Bir temmuz sabahı,...

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS”

KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞAN “RANGERS” Çocukluğumda ilgi ile takip ettiğim bir takım idi Glasgow Rangers. Şimdiki adı ile “Rangers”. Tugay Kerimoğlu transfer olunca daha da...

TERLİKLİ DAMAT

Aslında Fenerbahçe doğru transfer dokunuşları yaptı sezon öncesi. Kangrenleşen sol bek sorununu iki tane iyi isimle çözdü. Stoper sıkıntısı Jailson, Gustavo ve Ozan ile...

ERROR BULUT

ERROR BULUT Yüz güzelliği mi iç güzelliği mi meselesiyle uzaktan- yakından bir alakası yok ama "boyu mu, işlevi mi" meselesini çok andıran bir sorunsal daha...

AYAN, PİNHAN VESAİRE

AYAN, PİNHAN VESAİRE “Reklam, talep yaratma sanatıdır.” American Marketing Association (AMA) reklamı bu sözlerle tanımlar. Reklam ve genel olarak pazarlamayı ele aldığınızda en kısa ve en efektif...

Benzer Konular