Kayıp Hikayeler: Belenenses’in 1945-46 Şampiyonluğu – Lizbon’un Unutulan Zaferi
Bugün İngiltere, İspanya, İtalya ve Portekiz gibi ülkelerde zirve mücadelesi çoğunlukla birkaç kulübün arasında geçiyor. Sürpriz şampiyonluklar hala yaşansa da, sezon başlamadan favoriler ve güç dengeleri büyük ölçüde belli oluyor.
İşte tam da bu yüzden bazı hikayeler çok daha değerlidir. Çünkü futbolun neden bu kadar sevildiğini, neden milyonlarca insanı peşinden sürüklediğini bize hatırlatırlar; aynen Belenenses’in 1945-46 sezonunda kazandığı Portekiz Ligi şampiyonluğu gibi!
Portekiz futbolu, Türkiye’ye benzer şekilde uzun yıllardır birkaç büyük kulübün hakimiyetindedir.
1934-35 sezonunda başlayan Portekiz Ligi tarihinde şampiyonluklar tamamen üç kulüp arasında paylaşılmıştı.
1945-46 sezonuna kadar oynanan ilk 11 ligde: Benfica 6 kez, Porto 3 kez, Sporting 2 kez şampiyonluğa ulaşmıştı.
Ancak bu üçlü dışında zirveye çıkan ilk kulüp, Lizbon’un mavi-beyazlı temsilcisi CF Os Belenenses oldu. Üstelik bunu tesadüfen değil, uzun yıllar süren güçlü bir yapılanmanın sonucunda başardı.
Lizbon’un Unutulan Gücü
1919 yılında kurulan Belenenses, o dönem Portekiz futbolunun önemli güçlerinden biriydi.
Bugün birçok kişi Benfica ve Sporting’in gölgesinde kalan bir kulüp olarak görse de, 1940’lı yıllarda durum oldukça farklıydı.
Belenenses, ligde oynadığı ilk 11 sezonun 6’sında ilk üç sırada yer almıştı. Hatta 1944-45 sezonunu Sporting’in ardından averajla ikinci sırada tamamlamış ve şampiyonluğu kıl payı kaçırmıştı.
Kulüp taraftarları hala o sezon Sporting karşısında iptal edilen iki golün şampiyonluğa mal olduğunu düşünür. Belki de bu kayıp, bir yıl sonra gelecek tarihi zaferin habercisiydi.
1945-46: Mavi Bir Rüyanın Sezonu
1945-46 sezonu öncesinde lig genişletildi ve takım sayısı 10’dan 12’ye çıkarıldı.
Belenenses sezona istediği gibi başlayamadı. İlk hafta Sporting Lizbon deplasmanında 1-1 berabere kalan takım, ardından müthiş bir çıkış yakaladı ve üst üste beş galibiyet aldı.
Ancak büyük rakiplerle oynanan maçlar zorlu geçiyordu. Benfica deplasmanında 2-0 kaybeden Belenenses, hemen ardından Porto karşısında da aynı skorla geriye düştü.
Tam işler kötüye gidiyor derken sahneye henüz 18 yaşındaki genç yetenek Manuel Andrade çıktı.
Attığı üç golle Porto karşısında takımını 3-2 galibiyete taşıyan Andrade, sadece o maçın değil, sezonun da kahramanlarından biri olacaktı.
İkinci Yarıda Değişen Belenenses
Sezonun ikinci yarısı ise tamamen farklı bir Belenenses izledi. İlk maçta karşılarında Sporting vardı.
Maçta Sporting, Seraphim’in kendi kalesine attığı golle öne geçti. Ancak Andrade ve Raphael’in golleriyle mücadeleyi çeviren Belenenses, şampiyonluk yarışında ne kadar kararlı olduğunu gösterdi.
Bundan sonra mavi-beyazlılar durdurulamadı.
Oliveirense karşısında 10-0’lık tarihi galibiyet,
Benfica deplasmanında 1-0 zafer,
Porto deplasmanında 1-0 galibiyet Belenenses’i zirvenin sahibi yaptı.
Özellikle Benfica ve Porto deplasmanlarından alınan galibiyetler, bu şampiyonluğun tesadüf olmadığının kanıtıydı.
Son haftaya girilirken Belenenses, Benfica’nın bir puan önündeydi. Ancak önlerinde zorlu bir deplasman vardı: Elvas.
Şampiyonluğu Getiren Son Maç
Belenenses’in rakibi Elvas, Benfica ile yakın ilişkileri bulunan bir kulüptü. Dönemin şartlarında bu durum şampiyonluk yarışına farklı bir atmosfer katıyordu.
Benfica, Elvas’a yardımcı olması için teknik destek gönderirken, Belenenses’in deplasman yolculuğu da hiç kolay değildi. Kulübün kendisine ait bir otobüsü yoktu. Oyuncular özel araçlarla farklı gruplar halinde yola çıkmak zorundaydı.
Bugün birkaç saat süren yolculuk, o dönem şartlarında yaklaşık 5-6 saat sürüyordu.
Tüm bu zorluklara rağmen Belenenses sahaya çıktı. Ancak maç onlar için kabus gibi başladı.
Daha ilk dakika dolmadan Patalino, Elvas’ı 1-0 öne geçirdi. Devreye bu skorla girildiğinde Belenenses soyunma odasında büyük bir hayal kırıklığı vardı.
Ama ikinci yarıda futbol tarihine geçecek bir geri dönüş başladı. Sağ kanat oyuncusu Vasco, müthiş performansıyla oyunun kaderini değiştirdi.
Yaptığı iki asistle Lent ve Rafael’in gollerini hazırlayan Vasco, Belenenses’in kahramanı oldu.
Maç sonunda skor değişmiş, Belenenses şampiyon olmuştu.
Benfica’nın Atletico karşısında aldığı 5-0’lık galibiyet artık hiçbir anlam taşımıyordu.
26 Mayıs 1946 günü Belenenses, Portekiz futbol tarihine geçti.
Lizbon’da Mavi Bayraklar
Şampiyon takım oyuncuları Lizbon’a döndüğünde onları şehir girişinde büyük bir kalabalık bekliyordu. Ellerinde mavi Belenenses bayraklarıyla binlerce taraftar, kulüp tarihinin en büyük zaferini kutlamak için oradaydı.
O gün Belenenses sadece bir lig kupası kazanmadı. Benfica, Porto ve Sporting’in domine ettiği bir futbol düzeninde, imkansız görüneni başardı.
Bugünden Bakınca Daha da Değerli
Bugün Belenenses artık o günlerdeki gücünden uzakta.
Bir dönem Benfica ve Sporting ile aynı seviyede anılan kulüp, yıllar içinde büyük düşüş yaşadı ve hatta modern futbolun şirketleşme sorunları nedeniyle kimlik mücadelesi vermek zorunda kaldı.
Ancak 1945-46 sezonu hala kulüp tarihinin en parlak sayfası olarak duruyor.
Çünkü bazı şampiyonluklar sadece kupa değildir. Bazıları bir kulübün kimliğini, inancını ve neden var olduğunu anlatır.
Belenenses’in 1946 zaferi de tam olarak böyle bir hikayedir.
Lizbon’un üç büyük dışında kalan mavi mucizesi…
