serterrrrRıfat Ilgaz Hababam Sınıfı’nı yaratırken, bunun nesilden nesile aktarılan bir miras haline geleceğini, bu kadar büyük bir fenomen olacağını tahmin etmemiştir.

Kavganın gürültünün eksik olmadığı ülkemizde, Hababam Sınıfı her kesimden ve yaştan insanı bir araya getirebilen asgari müştereğimiz haline geldi ve öyle olmaya da devam ediyor.

Çünkü Hababam Sınıfı aslında olmasını istediğimiz Türkiye’yi temsil ediyor.

Rahmetli Ertem Eğilmez’in de, bu muhteşem eseri ve içindeki karakterleri büyük bir ustalıkla ete kemiğe büründürmesi, Hababam Sınıfı’nın “kültürel miras” haline gelmesine büyük katkı yaptı elbette.

İşte o Hababam Sınıfı filmlerinin oyuncuları, dün akşam Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın onur konuklarıydı.

Filmde, okulu kırıp Fenerbahçe’ye koşan o ölümsüz karakterler, ellerinde karton şapkalarla yine tribünde yerlerini aldılar.

Fenerbahçeli oyuncular gol sonrası sevinçleriyle, taraftarlar da tezahüratlarıyla en derin saygılarını sundular, onore ettiler hepsini.

Maçta kan, ter, mücadele, duygu, gözyaşı, her şey vardı.

Fenerbahçeli olmanın gereği olarak duygusal inişlere çıkışlara alışık olan, hatta buna ihtiyaç duyan Fenerbahçe taraftarı açısından da tam anlamıyla tatmin edici bir gece oldu.

Maçta genel olarak üstün olan taraf tartışmasız Fenerbahçe’ydi.

Ancak Erciyes de iyi hazırlanmış ve son 10 dakikada risk aldıkları bölüm haricinde gayet disiplinli oynadı.

Fenerbahçe tarafında Mehmet Topal, Caner ve Kuyt takım arkadaşlarının da üzerinde, ekstra performans gösterdiler.

Kayseri Erciyes kalecisi Gökhan Demirci Fenerbahçe taraftarına saç baş yoldururken takımı adına çok önemli kurtarışlar yaptı.

Fenerbahçe başta Sow olmak üzere birçok pozisyonu halı sahada mac yapan mahalle topçusu gibi harcadı.

Eminim Sow’un kaçırdığı pozisyonlar sonrası ekranlara yansıyan gözyaşları da birçoğunuzu etkiledi.

Şimdi malum, Türk milleti olarak böyle ağlayan adam gördük mü gözlerimiz nemlenir bizim.

Ancak bir dakika dostum!

Kimse benden sempati falan beklemesin!

Galatasaray’ın puan kaybettiği haftada, farkı açma şansı yakaladığın bir maç bu. Artık bu maçta yakaladığını kaleye ittireceksin.

Olmuyorsa bir daha, sonra bir daha, gerekirse bir daha deneyeceksin. Olabilir, atamayabilirsin, ama “balonumu patlattılaaay“ diye ağlayan 4 yaşındaki çocuğa bağlayamazsın.

Oynadığın takım Fenerbahçe, aldığın paralar milyon Euro aslanım.

Ersun Hoca doğru olanı yaptı. Hem oyuncusunu hem de takımını korudu ve Salih Uçan’ı oyuna aldı.

Gelelim başlığa…

Rahmetli Kemal Sunal’ın canlandırdığı ve efsaneleştirdiği İnek  Şaban karakteri, Hababam Sınıfı’nın en renkli karakterlerinden biridir. Onsuz Hababam Sınıfı olmaz.

İnek Şaban, genelde kendini ve menfaatini düşünen, bu yüzden arkadaşlarıyla zaman zaman ters düşmeyi göze alabilen bir adam. Filmde, kızlara ajanlık yaptığı sahneler unutulmazdır.

Ama buna rağmen yine de ekibin bir parçasıdır, işler zora girdiğinde sorumluluk almaktan çekinmez. Arkadaşlarının yanında olur, ceza kesilirse de ses çkarmaz.

Bu maçta, Fenerbahçe’nin İnek Şaban’ı Emenike’ydi.

Gol atmaya o kadar odaklanmıştı ki, adamı bıraksan topu eve götürecekti.

İki net gol pozisyonunda, memleketten gelen tereyağını yatakhane’de mideye indiren ve Güdük Necmi ile paylaşmayı reddeden Şaban’a bağladı; vermedi o son pası bir türlü.

Bir tanesinde, Kuyt, ceza sahasında kamp kurdu, ateş yaktı, o kadar boştu.

Ama gitti, geldi, önce golünü sonra taklasını attı, maçı kurtaran adam oldu, taraftarın yüzünü güldürdü.

Son haftalara girilirken Fenerbahçe, şampiyonluk yürüyüşüne devam ediyor. Hem Galatasaray, hem de Beşiktaş’a oranla çok daha az sorunlu gözüken, artıları ise çok daha fazla olan taraf.

Aradaki puan farkıyla da kendine olan güvenini sağlamlaştırmaya devam ediyor.

serter.ince@abcspor.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz