HAYALLER VE GERÇEKLER

Hayaller ve gerçekler birbirleriyle yarışır, hayaller hep önde gider ama sonunda gerçekler kazanır.

Fenerbahçe tüm eksiklerine rağmen iki haftada 6 puan kazanarak lige müthiş bir başlangıç yaptı, zor fikstürün kritik 3 virajın ilkini 90+’da döndü, maçın yarısını çok iyi oynasa da bugün ikinci önemli virajı dönemedi, sahasında Trabzonspor’a iki puanı bıraktı..

Rakibin taş gibi bir takım olması, kaleci Uğurcan’ın sıra dışı performansı, Fenerbahçe forvetlerinin beceriksizliği elbette birer etken oldu ama Fenerbahçe’nin bir türlü tamamlanamayan eksikleri ve hatta giderildiği düşünülen eksikler kaybedilen iki puanda çok önemli bir etkendi diye düşünüyorum açıkçası.

Vedat iyi çıktı, Emre beklenenden daha fazla katkı verdi şu ana kadar. Fenerbahçe’yi geçen sezondan farklı kılan da bu iki ismin performansıydı zaten. Emre’yi al oradan Topal veya Tolgay’ı koy ya da Jaja’yı, Ozan için balon dersin, koskoca Fenerbahçe’nin santrforu Vedat mı olur kardeşim dersin falan falan çünkü top alamaz. Emre ve Vedat olmadı mı yandın. Yönetim bu konularda yetersiz kaldı.  Evet bugün Gustavo İstanbul’a geldi ama hala bir sol bek yok, hala iyi bir santrfor yok, hafta içi transfer ettiğin stoperin  de hazır değil, kalende ise güven vermeyen bir kalecin var, bunlar da gerçekler.

Ersun Yanal müthiş iş çıkarmış. İlk 20 dakikada tüm sahada pres yapan bir Fenerbahçe izlediysek hocanın hakkını teslim edelim ama.. Aması sonra..

Fenerbahçe ilk 20 dakikada gerçekten olağanüstü bir tempo yaptı, sağlı sollu ataklar, şutlar, pozisyonlar derken beklenen gol de geldi,  Fenerbahçe bu golün ardından topa sahip olma üzerine farklı bir plana geçiş yapmak istedi ama Trabzon Fenerbahçe’den önce topa sahip oldu, önde iyi bastı, Fenerbahçe geriden çıkmakta zorlandı, Trabzon golü de buldu..

Seyircisinin desteğini de alan Fenerbahçe tekrar oyunu domine etmeye başladı, iyi yüklendiler,, bir topları direkten döndü, son hareketlerdeki gecikmelerden ve yanlış tercihlerden kaynaklanan boş hücumlar da oldu, kaleciye de takılan pozisyonlar da oldu ama gol olmadı ve devre bu skorla sona erdi.

İkinci 45 dakika hocaların taktik savaşıyla geçmeye gebeydi, Ünal Hoca beraberlik üzerine bir strateji kurmuş, orta sahayı daha kalabalık tuttular, Vedat’ın pas almasını engellediler ve kontra aradılar tüm ikinci yarıda.

Ersun Yanal ise geri vites yapmadı, aynı oyun düzeniyle devam etti, Deniz çıkana kadar da takımı etkili olamasa da oyuna hakim olan taraftı  ama ardı ardına gelen oyuncu değişikklikleri Fenerbahçe’nin etkisini azalttı ve Fenerbahçe çok iyi oynayarak başladığı ve öne geçtiği maçı kazanamadı.

Feenrbahçe’de bir Emre olayı var, olay adam zaten ayrı konu, bu oyuncunun sahada 70 dakikadan fazla kalmaması lazım yoksa Fenerbahçe Emre’yi kaybedecek..

Tüm iyi niyetine rağmen Tolga topu stop etmekte ve ayağından çıkarmakta çok ağır kaldı çok da kritik pas yanlışları yaptı ve yine aynı şekilde pek çok tercihi de hatalıydı. Bugün Fenerbahçe’nin aksayan tek oyuncusuydu, Ersun Hoca sahada çok uzun tuttu kendisini. Elinde Jailson var, Ozan var yine o bölgede oynayacak, bir Murat hamlesi Tolga’yı kenara almak için kafiydi, göremedi. Kruse gibi bir oyuncu bu skorda oyundan alınmaz bu da ikinci önemli hatasıydı.

Fenerbahçe geri dörtlüsü hala S.O.S veriyor, Zanka hariç kimse yerinde oynamıyor da ondan. Dirar’ın sağ ayağı hiç yok, hücumda hiç katkı veremedi, Jailson topu çıkarma ve süpürücülük anlamında çok iyi işler yapsa da tekniğini ve süratini konuşturarak yenilen golde pozisyon hatası yaptı, pozisyonu süzemedi, yanlış tarafa hamle yaptı. Ozan savunmada diri kalsa da kapalı defansa karşı kanat beki gibi oynayamadı, sıfıra indiği pozisyonda adamın içinden geçmeye çalışırken kaptırdığı top gol oldu. Kaleci Altay cepheden iyi, refleksi iyi, yan topu yok, ayağı yok, Uğurcan’ın topu çıkardığı pozisyonun hemen hemen aynısı bir yerden golü yedi, o kaledeyken de ben tedirgin oluyorum.
Zanka da Sadık gibi gömülü defans stoperi, ayağı kötü, hızı düşük, önümüzdeki maçlarda kendisi hakkında daha net konuşabiliriz.

Deniz henüz bekleneni veremedi, bekleyenler için söylüyorum çünkü benim bir beklentim yok ama kötü oyuncu değil hazır da değil. Ersun Yanal kampı yemediği için biraz kilolu ve erken yoruluyor. Moses’dan formayı alabilecek bir ışık görmedim ben.

Kruse bugün iyiydi, her etkili atakta o da vardı Rodriguez’le beraber, Kruse’nin bir siftaha ihtiyacı var.

Vedat ilk yarı yine 35 milyon Euro’luk top oynadı, Cavani gibi maşallah, kendisine atılan her topu alıyor, taşıyor, veriyor ama pas alabildiği sürece.

Fenerbahçe Gustavo’suna kavuşuyor ama çok geç oldu. Emre’nin temposunu düşmesi de Vedat’ın ikinci yarıdaki etkisiz görüntüsünde çok etkiliydi..

Henüz ligin başı, puan kayıpları olacak, kimseyi eleştirmek istemiyorum. İlk yarının son dakikalarında kaçan pozisyonlarda kalecinin orasına burasına çarpan o bahtsız pozisyonlarda 4-5 Fenerbahçe’li oyuncu hep ceza sahasındaydı, buna mentalite farkı diyoruz. Tiki-taka hücumlardaki pas başarıları ayrı bir güzellik, ilk yarıda bolca izleme şansı bulduk ki; işte
Biz o yüzden futbolu çok seviyoruz ve işte bu yüzden taraftarlar Ersun Yanal’ı bu kadar çok arzu etti..

Fenerbahçe bu sezon şampiyon olur mu, bunu söylemek için çok erken, yapılan ve yarın son dakikaya kadar yapılması olası transferlerin tutmasına bağlı bir durum. Ersun Yanal taraftara bugün bu takımı izlettirdi ya.? Şampiyon olamaz demek imkansız çünkü Camus Usta’nın dediği gibi o yaz gelecek gibi duruyor çünkü ilkbaharın inadı var, Nisan’ın inadı var, nasıl gelmesin o yaz?

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: bruno.monte@abcspor.com

twitter: @BrunoMonte1907

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz