https://secureservercdn.net/45.40.150.47/48c.6e4.myftpupload.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

GALATASARAY’IN AÇMAZLARI

Okunması Gerekenler

DÜNYADA KADIN FUTBOLUNUN GELECEĞİ NASIL ŞEKİLLENİYOR?

DÜNYADA KADIN FUTBOLUNUN GELECEĞİ NASIL ŞEKİLLENİYOR? Daha önceki üç yazı dizimde, kadın futbolunu detaylı olarak incelemiştim. “Kadın Futbolu ve Geleceğini...

MONTREAL IMPACT İSMİNİ “CLUB DE FOOT MONTREAL” OLARAK DEĞİŞTİRDİ

Montreal Impact ismini "Club de Foot Montreal" olarak değiştirdi Montreal Impact, geçtiğimiz ayın son haftasında merakla beklenen yeni markasını digital...

TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ

Bir dostum serzenişte bulundu, dedi ki kardeşim Altay'ı hep eleştirdin, bu sene maç kurtarıyor, yanıldın işte. Biraz övmen lazım,...

GALATASARAY’IN AÇMAZLARI

 Teknik adam değişikliği, baskın seçim, yeni yönetim sürprizi, Ndiaye’nin 6 ay dolmadan adaya gidişi, Nagatomo hariç transfersiz geçen dönem ve yaz dönemi yapılan transferlerdeki mali düzensizliklerin açığa çıkması ile, ligin devre arası Galatasaray’ın kendisini tazeleyebileceği, bazı yaralarını sarabileceği bir dönem olmaktan çok uzak geçti.

 

Kayseri deplasmanında gerçekleşen vurkaç, Aslantepe’de üstün bir oyun ile Osmanlıspor’un yenilmesi ve üstüne de bu hafta yarışılan takımların arka arkaya beraberlikler alması, alınacak galibiyeti tam bir “fırsat” haline dönüştürdü; Sivas deplasmanında alınacak üç puan bir ödül haline geldi. Doğal olarak bu da hücum ağırlıklı bir oyun beklentisi oluşturdu.

 

İşte biraz bu yüzden, biraz da “defansta ayağını iyi kullanan stoperimiz olmalı” diye Mehmet Topal’ı stoper oynatan hücuma dönük bir zihnin, orta sahada “oyun aklı” olabilecek bir oyuncu bırakmaması çok tuhaf bir hamle olarak algılandı. Tamam, Selçuk fizik olarak iyi durumda olmayabilir. Tamam, Donk kadro dışı kaldığı dönem dönüşü antrenmanlarda en hırslı oyuncu olarak göze batmış da olabilir. Ancak yine de, bir maestro değilse bile, dağıtacağı pası birkaç saniye önce hayal etmiş, standardın biraz üstü bir orta saha bekleniyor. Örneğin Belhanda o mevkide oynayabildiğini, en azından Donk’dan daha iyi oynayabildiğini önceden göstermiş bir oyuncu.

 

Ndiaye’nin gidişi, Fernando’nun yokluğu ve Donk’un yetersizliğine, Tolga’nın istikrarsız oyunu ve Serdar’ın yerinde oynayan Denayer’in yaptığı garip hatalar da eklenince, Galatasaray ilk oyuncu değişikliğini yaptığı 60. dakika gelmeden maçı kaybeder hale geldi.

 

Sivasspor’un ilk golü, Galatasaray’ın kanayan yarası haline gelen “duran top organizasyonluğu sonucu yenen bir başka gol” olarak OGBMAYP’ın Y hanesine kaydedildi. Altıpasa düşen toplarda ligin en sıkıntılı kalecisine dönüşüveren Muslera yine son vuruş anına kadar pozisyonu 3D olarak izledi. Sivassporlu oyuncular, köşe vuruşunu kullanan Rybalka topa hareketlendiği anda altıpas üzerinde martılar gibi yer değiştirirken, Galatasaray savunma oyuncuları çapa atmış mavnalar gibi onları seyrettiler.

 

Sivasspor’un ikinci golü, yani penaltı pozisyonu, penaltı olamayacak kadar açık bir omuz omuza ikili mücadele pozisyonuydu. Ayrıca top Denayer’in önündeydi. Hakem hatasıdır, olabilir. Soru ve sorun aslında şu: O top oraya kadar nasıl gelebildi?

 

Eren’in ite kaka attığı gol yeterli olmadı. Eren, Gomis ve Sinan’ın kaçırdığı birkaç pozisyonla maç sona erdi.

 

Tüm bu bozuk düzeneği tarif ettikten sonra, Sivasspor’un tüm dişlileri tıkır tıkır çalışan bir takım gibi oynadığını söylememek çok büyük haksızlık olur. Özellikle ilk golün sahibi N’Dinga’nın agresif ve başarılı oyun kuruculuğu, Bifouma’nın yaptığı çılgın pres ve Medjani ile Auremir’in savunma hattını sürekli ve korkusuzca orta sahaya yakın tutarak oynamaları, bugün Sivasspor takımını birkaç seviye yukarı çıkardı. Kaleci Tolgahan en başta “fakir adamın Buffon’u” gibi görünüyordu. Ne mutlu ki, artık biraz daha fazlası olduğu ortaya çıkıyor. Robinho ve tam olarak hazır bir Saivet’nin neler yapacağı merak uyandırıcı.

 

Galatasaray’ın önümüzdeki 10 yıllık kaderi, sezon başından beri ısrarla söylediğim üzere, bir tanesi bile maç kadrosuna alınmayan U17 takımının nüvesini oluşturan yedi oyuncu ile beraber anılmalı. 14/28 yabancı kuralı, bir süre sonra Milli Takım bahanesi ile yine değiştirilecek. Yerli oyuncu havuzu ülkede çok daraldı. Burak Yılmaz’ın deyişiyle, “100 binlik adamlara milyonlar vermemek için” altyapı oyuncuları A takıma mutlaka monte edilmeye başlanmalı. Sözde “adamlık” kurumuna ve “magazine” kurban verilmeden, önce para için değil, arma ve forma için oynayan gençler tüm takımlarımızda çoğalmaya başlamalı. Çok geç olmadan, şimdi.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: murat.guler@abcspor.com

twitter: @kirjalian

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerikYAKIŞMADI
Sonraki İçerikSUPER BOWL’DA ŞAMPİYON EAGLES

Son Haberler

DÜNYADA KADIN FUTBOLUNUN GELECEĞİ NASIL ŞEKİLLENİYOR?

DÜNYADA KADIN FUTBOLUNUN GELECEĞİ NASIL ŞEKİLLENİYOR? Daha önceki üç yazı dizimde, kadın futbolunu detaylı olarak incelemiştim. “Kadın Futbolu ve Geleceğini...

MONTREAL IMPACT İSMİNİ “CLUB DE FOOT MONTREAL” OLARAK DEĞİŞTİRDİ

Montreal Impact ismini "Club de Foot Montreal" olarak değiştirdi Montreal Impact, geçtiğimiz ayın son haftasında merakla beklenen yeni markasını digital ortamda yaptığı bir lansman ile...

TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ

Bir dostum serzenişte bulundu, dedi ki kardeşim Altay'ı hep eleştirdin, bu sene maç kurtarıyor, yanıldın işte. Biraz övmen lazım, hiç övgüyle bahsettiğini hatırlamıyorum. Çok iyi...

ÇOK AĞIR

O kötüydü, bu kötüydüye girmeden önce şunu söylemek istiyorum. Sahada kim oynarsa oynasın, taktik diziliş ne olursa olsun, şampiyonluk yarışındaki Fenerbahçe sahaya bu ruh...

TEK KADINLARDA NAOMI, TEK ERKEKLERDE DJOKOVIC

Japon raket Naomi Osaka Avustralya Açık finalinde 22 numaralı seri başı Jennifer Brady'yi 6-4, 6-3'lük setlerle geçerek dördüncü Grand Slam şampiyonluğuna ulaştı. İki tenisçinin de...

Benzer Konular