https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

FENERBAHÇE SAKATA GELDİ

Okunması Gerekenler

Hakem alkışlanamaz der Alex Ferguson, doğrudur, gayet tabii alkışlanamaz hatta ne münasebet ama burası Türkiye, burası Ortadoğu, bir pozisyonda doğru karar verdiğim için maç verilmiyor bana diyen bir hakem hakem Japon gibi istifa etti Japon yapıştırıcısıyla koltuğa yapışmış makam sahiplerinin hegemonya sürdüğü ülkede, önce onu alkışlayarak maça girmek istiyorum..

Fenerbahçe’de sakatlar malumdu, merak konusuydu özellikle stoper, İsmail Kartal iki devşirme stoperle oynayacak dediler ama bana göre biri organik, diğeri mecburen bir devşirme stoperle başlamayı tercih etmiş, bence de doğru olanı yapmış ama stoper ikilisinin uyumsuzluğu maçın başından bu yana sırıttı..

Maç zaten ortada başladı, Abdullah Avcı’dan bir sürpriz gelmedi, çıkın oynayın demiş, önde basın demiş, kalemizden uzak tutalım mümkün mertebe demiş, öyle de yaptılar ve golü çok erken buldular. Futbolda her zaman o mesafeden böyle orta gelmez ama Jayden pozisyonda rakibine bakarken golü yedirdi. Devşirme stoper bu kadar olur..

Bunlar olabilir ama gole nasıl tepki verdiğin önemli, çok hırslı olmak yetmiyor, istemek de yetmiyor, hele ki rakip öne geçtiyse.

Fenerbahçe’nin ilk yarıdaki oyununa bakarak sabaha kadar oynasa gol atamaz dedim zaten, sebeplerine gelince..

Becão’yu önemsemediğim anlamına gelmesin, Djiku çok önemli bir oyuncu bu takım için, geçen hafta da gördük, top defanstan 1 saniye geç çıktığında başka şeyler konuşuyoruz, tempo düşüyor. Fenerbahçe’nin bir diğer önemli oyuncusu Fred de olmayınca bırak tempoyu top forvete zor gidiyor.

Eee? Rakip önde zaten, ha bire de vakit çalıyorlar ve hakem göz yumuyor, Trabzonspor’un santrforu hem çok uzun, hem kuvvetli hem de hızlı, her iki stoperin de başına bela oldu, üstelik de çok faullü oynuyor, bu şekilde nasıl baskı kuracaksın da gol atacaksın..

Şimdi benim gördüğüm şu, Tadić temposuz ve oynatan bir oyuncu, Szymanski çok değerli bir oyuncu ama orta saha meziyetleri topla yok, gizli santrfor gibi oynayan, hareketli bir oyuncu, Zajc da temposuz, iki bekin ve İrfan Can Kahveci’nin atraksiyonlarına kalıyorsun o zaman. Ki, İrfan Can’dan bahsediyoruz, adamın defosu sürati zaten. Tek şutla geçen koca bir ilk yarı..

Şimdi ben İsmail Kartal olsam Tadić, Szymanski ve Zajc 3’lüsünden en az birini değiştiririm, Crespo’yu al, İsmail 8 oynasın, Szymañski’yi al kenara veya Tadić’i, Kent’i sür oyuna. Bu şekilde mümkünatı yok olmaz..

Ikinci yarıya İsmail Kartal aynı 11’le başladı ama şok bir gol geldi Berat’ın füzesinde ve 1 dakika sonra da 3.gol geldi bu şokla ve maç aslında orada bitti..

Sahada tecrübeli oyuncular var tabii ki, taraftar ittirmeye çalıştı, yıldızlar sakın kalmaya çalıştı ve Tadić’in kazandırdığı ve attığı penaltı bir ümit ışığı oldu ama arkası gelmedi, gelemezdi de çünkü sahada eksik olan şeyler vardı, orta sahadaki pas temposunda ve yaratıcılık da bir sıkıntı vardı, kenar oyuncularının koşu temposunda sorun vardı, saha kenarından bir destek beklendi ama gelmedi çünkü İsmail Kartal bence ne yapacağını bilmiyordu. Yardımcılarıyla 8-10 dakika toplantı yapan bir hoca görmedim..Aslında İrfan Can Kahveci veya Tadić’i orta sahaya çekip bir kenar oyuncusu alsa bile yeterdi ama bambaşka bir değişiklik yapıp Stoper Samet’i çıkarıp İsmail’i stopere çekti ve kırmızı karta zemini hazırladı. Zajc-Crespo hamlesi çok önce yapılması gereken bir hamleydi. İrfancan sakatlanmasa Emre girmeyecekti oyuna, İsmail kartla atılmasa da Mert Müldür gitmeyecekti.
90.dakikada gelen penaltı golü de yetmedi, takım zaten 10 kişi kalmıştı bu tempodaki oyunda ve saha kenarından da enerji ve yıpratma üzerine hamle gelmedi..

Bu seri elbet bitecekti, bir derbi maçında bitmesi de muhtemeldi ve öyle oldu ama Fenerbahçe için sakata geldi tabirini kullanmak doğru olur, 3 sakat oyuncusunu da çok aradı, belki Zayc bir şekilde idare etti ama iki stoper tel tel döküldü, ne rakip karşılama da ne de topu oyuna sokmada başarılı oldular..

Livaković’e yediği 2.gol yakışmadı. Ben şu ana kadar bir kaleci farkı göremedim ama adam milli takımının önemli parçası, belki zamana ihtiyacı var..

Kerametin oyuncularda olduğunu bir kez daha görmüş olduk, İsmail Kartal da sınıfta kaldı, şampiyonluğun minik farklarla kazanılacağını düşünürsek İsmail Kartal’ın bu minik fark olma ihtimali yüksek. Fenerbahçe bugün ancak penaltıdan gol atardı, onda da genç bir oyuncunun payı ve Tadić farkı vardı..

Hakem diyeceksiniz? Var odası nispeten işini yapsa da Uğurcan’a uzatma dakikalarında çıkan kart bile ne kadar art niyetli maç yönettiğinin bir ispatıdır.

Puanlar kaybedilebilir ama önemli olan ders almak, İsmail Kartal’ın sınavı şimdi başladı, dua etmekten başka da bir şey gelmez elimizden.

mail: bruno.monte@abcspor.com

twitter @BrunoMonte1907

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Son Haberler

KAVUKLU ile PİŞEKAR

Bayern Münich’in 2006 senesinde batmak üzere olan, o dönemki en büyük rakibi Borussia Dortmund’u, faizsiz ve kefilsiz olarak verdiği...

Benzer Konular