https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

AYNI AĞACIN ESİRLERİ

Okunması Gerekenler

Bir Afrika atasözü der ki, ormanda sürekli aynı ağaçla karşılaşıyorsanız kayboldunuz demektir.

Fenerbahçe camiası aynı isimler etrafında dönüp duruyor, iki-üç maç üst üste kazanamasın takım, Aykut Kocaman, İsmail Kartal, Aziz Yıldırım isimleri gündeme geliyor. İşin ironik kısmı hiç biri zirvede bırakıp gitmiş değil, hepsi başarısızlık ardından gönderilmiş, şimdi bu isimlere bir de Domenico Tedesco ismi eklendi, harbinden de en masumu..

Madem Tedesco dedik, oradan devam edelim..

Teknik direktör artık sahada yetişmiyor, mutfakta yetişiyor. Tencerede GPS kaynıyor, tavada Excel kavruluyor, kesme tahtasında taktik doğranıyor. Okullu hocalar, alaylı hocaların önünde artık. Bu anlamda Domenico Tedesco doğru bir isimdi..

Top 2 ligimizin en yaşlı 3 hocası Stoilov(58), Sergen (52) ve Şota(52) yaşında. Siz farkında olmasanız da su akıp yolunu buluyor, çağ değişiyor. Sizin Aykut Hoca’nızın da İsmail Hoca’nızın da devri çoktan geçti, nerdeyse dinozor olmuşlar.

Nasıl bir hoca gerekiyor? Profil olarak Tedesco gibi genç, hırslı ve işin mutfağından gelen ama bu iş artık iyi hoca meselesinden ziyade doğru sistem hocası olarak görūlmeli ve böyle okunmalı. Volkan Demirel de henüz yeterli tecrübede olmadığına göre adres yine yabancı olmalı ve bunda bir beis görmüyorum artık..
Eskisi gibi değil, ligin yarısı yabancı hoca ile çalışıyor ve ligi de domine ediyorlar.

Nasıl bir teknik direktör sorusunun cevabını kendimce verdim, nasıl bir başkan sorusunun cevabını da Saran’dan başlayarak vereyim:

Saran’ı kerhen destekleyenlerden biri de bendim. Mutlaka mazeretleri vardır ama öyle bir ara transfer dönemi yaşattı ki, kendisinden kulübe dirhem fayda olmayacağı çok kısa sürede anlaşıldı ve kulüp vakit kazandı. Bazen tek hamle yetermiş rezalet çıtasını skandal seviyesine çıkarmaya, sağolsun gösterdi bize:

-Yangına yangın tüpüyle müdahale edilir, kumbara fırlatılmaz. 3 santrfor gönderip bir yatırım transferi yapıyorsan gitmen gerekiyor..

Rakibinin yedek santrforu Icardi iken sen Sidiki ile oynuyorsan, 7-8 maç Yiğit Efe sahaya ilk 11 çıkıyorsa yapının sapı da elinde kalıyor. Rakipten daha iyi olmadığın sürece inandırıcılığın kalmıyor, bu şekilde nasıl mücadele edeceksin?

Özelikle gözaltı sürecinden sonra Saran ortada da pek görülmedi zaten. Nasıl bir başkan sorusunun cevabı da belli oldu? Saran’ın tam tersi..

Önce şunu belirtmek lazım, Aziz Yıldırım aday olsa bile şu anki konjonktür Aziz Yıldırım’ın altından kalkabileceği gibi değil.. Hem maddi hem de manevi…Oyun değişti ama Aziz Yıldırım hiç değişmemiş ve tutarsız. “Sen koskoca Ali Koç’sun, Marcelo’yu al, Ramos’u al, Casillas’ı al” diyen adam son konuşmasında Brezilya’da genç ve ucuz oyuncular var falan diyordu. Galatasaray maçı öncesi Sidiki’yle dolaylı olarak alay etti, bence unutun Aziz Yıldırım ihtimalini.

Bir diğer konu da maddiyat. Maddi olarak çıta çok acayip bir yere yükseldi, 100 milyona şampiyon kadro kuruluyordu, 300-350 milyonlara çıktı. Saran’ın bütçeyi darmadağın ettiği de konuşuluyor, nasıl bir başkan sorusunun cevabı da paralı ve cömert başkan oluyor aynı zamanda..

Maddiyat kadar hatta daha da önemli bir mevzu daha var: saha dışı etkenler. Kavgacı başkan işi ters tepti, sessiz başkan ekmeklerine yağ sürdü, o zaman geriye ne kaldı? Tilki gibi başkan.

– Samanın altıdan suyu yürütecek, abanın altından sopayı gösterecek.

Çünkü rakip hep oyunu kurallarına göre oynuyor. Yarın ülkede seçim olsa, kızıl komünistler seçimi kazansa bunların başkanı pos bıyık bırakır, parka giyer, selam yoldaş der.

Sosyal medyadaki takma adı “AAG” olan, sosyal medyada nicki “En büyük Fener” olan hakemin Fenerbahçe ve Galatasaray maçlarına atanmasını kim sağlayabilecekse o başkan olsun diyenler bile var ve haksız da değiller çünkü gerçekten iş bu noktaya kadar geldi.

Akılcı siyaset ve kirli oyun arasındaki ince çizgiyi koruyabilecek bir başkan gerekiyor, burası çok net ve çok elzem, ben de böyle düşünüyorum..

Yalnızca para koymak, sponsorlar bulmak yetmez. Yetmediğini de gördük..

3 adaydan ikisinin yanakları tombiş, diğerinin kuru ama sanki şartlar kuru yanaklı olanın en doğru aday olduğunu gösteriyor çünkü kendisi yapının tam kalbinde başkanlık yaptı, saraya da yakın.

Türkiye’de hafıza kısadır ama kin tutmak Türk futbol taraftarının da bir numaralı hobisidir. 3 Temmuz sürecinde yaşananlardan dolayı ben dahil kimsenin içine sinmiyor bu isim, camia kabul etmez diyenler de var ama onlara da bir çift lafım var. Kulüp Mehmet Ali Aydınlar’ı çoktan kabul etmiş aslında. Bu adam yıllardır Fenerbahçe’nin sponsoru. Bir adamı istemiyorsan parasını da istemeyeceksin, senin paran lazım değil bize diyeceksin, demeliydin. Demediysen de başkan adayı olarak göreceksin.

Aslında futbolun ana aktörü futbolcudur. Doğru profilde 11 oyuncuyu sahaya eksiksiz bir şekilde yan yana koyabilecek bir futbol aklını ve kurumsallaşmasını konuşmamız gerekiyor ama bu yönde hiç bir şey duymadık.

Sportif direktör, scouting ekibi, futbol danışman ekibi.???

Hoca isminden değil, hoca modelinden bahsetmek gerekir.

Transferde önce profil masaya konur, sonra isim..

Bir hoca modelinden, bir sistemden, bir oyuncu profilinden bahseden aday görmedim henüz..

Teknik direktör sistemin parçasıdır, sahibi değildir.
Transfer ihtiyaçtan doğar, fırsattan değil ve
kulüp aklı kişilerden büyüktür.

Varsa yoksa para ve teknik direktör ismi konuşulan şey. O yüzden de buradan bakınca hangi aday sorusunun cevabı “hiçbiri” gibi duruyor, yine ehven-i şer durumu var ama ormandaki aynı ağacı kim işaret ediyorsa en azından ondan uzak durmakta fayda var.

mail: bruno.monte@abcspor.com

twitter: @BrunoMonte1907

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerik

Son Haberler

METS VE METZ

Mets ve Metz A.B.D. Beyzbol Ligi (MLB) takımlarından Mets ve Fransa Futbol Ligi’nde (Ligue 1) mücadele eden FC Metz zor...

Benzer Konular