https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

BİR DÜNYA KUPASI RÜYASI MI, 300 MİLYON DOLARLIK BİR HATA MI? ARENA DE AMAZONIA

Okunması Gerekenler

Bugunku yazi konumuz Futbol Tarihinin En Büyük Mimari Hataları

Milyonlar Harcandı, Ruh Kayboldu

Futbol stadyumları yalnızca beton, çelik ve koltuklardan oluşmaz. Bazıları kulüplerin kimliğine dönüşür, bazıları ise daha açıldığı gün tartışmaların odağı haline gelir.

Tarih boyunca milyarlarca dolarlık yatırımlarla inşa edilen bazı stadyumlar, beklentileri karşılamak bir yana, taraftarların yıllarca şikayet ettiği mimari hataların sembolü oldu. Kimi atmosfer yaratamadı, kimi saha ile tribün arasındaki bağı kopardı, kimi ise dev maliyetine rağmen kısa sürede yıkıldı!

Mesela; Stadio delle Alpi – Atmosferi Yok Eden Dev

1990 Dünya Kupası için inşa edilen Delle Alpi, kağıt üzerinde dönemin en modern stadyumlarından biriydi. Ancak atletizm pistinin saha ile tribün arasına girmesi, taraftarları oyundan uzaklaştırdı.

Juventus ve Torino taraftarları yıllarca “maçı dürbünle izliyoruz” eleştirisini yaptı.

Sonuç? Milyonlarca dolar harcanan stat, sadece 19 sene sonra yıkıldı.

Montreal Olympic Stadium – Bitmeyen Çatı Kabusu

1976 Olimpiyatları için yapılan stadyum, maliyet aşımı ve teknik sorunlarla ünlendi. Açılır-kapanır çatı sistemi yıllarca düzgün çalışmadı. Proje o kadar pahalıya mal oldu ki halk arasında “The Big O” (Büyük O) yerine “The Big Owe” (Büyük Borç) lakabıyla anılmaya başladı.

Stade de France – Muhteşem Ama Soğuk

1998 Dünya Kupası’nın simgesi olan stadyum mimari açıdan etkileyici olsa da birçok taraftar tarafından atmosfer açısından eleştirildi. Dev kapasite ve geniş tribün yapısı, bazı maçlarda beklenen baskıyı oluşturamadı. Modern görünüm her zaman yoğun atmosfer anlamına gelmiyor.

Estadio Nacional de Brasília Mané Garrincha – Dünyanın En Pahalı Beyaz Fillerinden Biri

2014 Dünya Kupası öncesinde yenilenen bu stat milyarlarca dolarlık kamu harcamasının sembollerinden biri haline geldi. Turnuva sonrasında düzenli üst düzey futbol takımı bulunmaması nedeniyle kullanım oranı beklentilerin altında kaldı.

Ortak Hata Neydi?

Bu stadyumların çoğunda aynı sorunlar tekrarlandı:

Taraftar deneyiminin ikinci plana atılması
Şehrin gerçek ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi
Kapasitenin talebin çok üzerinde planlanması
Turnuva sonrası kullanım senaryolarının düşünülmemesi
Mimari gösterişin futbol atmosferinin önüne geçmesi

Sonuç; Futbol tarihi, sadece efsanevi stadyumlarla değil, büyük hatalarla da şekillendi. Bir stadyumu başarılı yapan şey kapasitesi, maliyeti veya çarpıcı görüntüsü değil; taraftarla kurduğu bağdır. Çünkü futbolun en önemli mimari unsuru beton değil, tribünlerde oluşan ruhtur.

Ama bunların içinde belki de en hatalı olanı; Arena da Amazonia 

2014 Dünya Kupası için Amazon yağmur ormanlarının ortasında inşa edilen stat, turnuva sonrasında yeterli kullanım bulamadı. Yerel futbolun talebi, stadyumun kapasitesinin çok altında kaldı.

Birçok uzmana göre bu proje, “turnuva için yapılıp sonrasına plan yapılmayan” yatırımların en bilinen örneklerinden biri!.

Dünya Kupası Bitti, Tribünler Sustu

2014 Dünya Kupası öncesinde Amazon yağmur ormanlarının kalbinde yükselen Arena da Amazonia, turnuvanın en etkileyici projelerinden biri olarak tanıtıldı.

Modern mimarisi ve yaklaşık 45 bin kişilik kapasitesiyle göz kamaştıran stat, Dünya Kupası boyunca milyonlarca futbolseverin ekranlarına yansıdı.

Ancak turnuva sona erdiğinde acı gerçek ortaya çıktı: Manaus’ta bu büyüklükte bir stadyumu düzenli olarak doldurabilecek bir futbol kültürü ve ekonomik yapı yoktu!.

Yerel kulüplerin maçları çoğu zaman birkaç bin seyirciyle oynanırken, dev tribünler büyük ölçüde boş kaldı. Bir zamanlar Dünya Kupası heyecanına ev sahipliği yapan arena, kısa sürede “beyaz fil” olarak adlandırılan, maliyeti yüksek (300 milyon dolar) ancak kullanım oranı düşük projelerin sembollerinden biri haline geldi.

Vivaldao Yerine

Birçok kişi Arena da Amazonia’nın sıfırdan boş bir araziye inşa edildiğini düşünür. Oysa stadyum, Manaus’un eski futbol mabedi olan Vivaldao’nun yerinde yükseldi.

Tasarımı Amazon Sepetlerinden İlham Aldı

Stadyumun dış cephesi rastgele tasarlanmadı. Alman mimarlık firması tarafından hazırlanan projede Amazon bölgesindeki yerel el yapımı örgü sepetlerin desenleri örnek alındı. Çelik dış kabuk ve elmas şekilli dış iskelet bu kültürel göndermeyi yansıtıyor.

Tropikal İklime Karşı Özel Olarak Tasarlandı

Manaus, ekvatora çok yakın olduğu için yıl boyunca yüksek sıcaklık ve nem görüyor. Bu nedenle stadyumda:

Doğal havalandırmayı artıran açıklıklar,
Güneş ışığını yansıtan açık renkli çatı kaplaması,
Yağmur suyunu toplayan özel çatı sistemi kullanıldı.

Tasarımın amacı, klima olmadan iç sıcaklığı mümkün olduğunca düşürmekti.

Sadece Dört Dünya Kupası Maçı Oynandı

Bu kadar büyük yatırım yapılmasına rağmen Arena da Amazônia, 2014 Dünya Kupası boyunca yalnızca dört grup maçı ağırladı. Bu durum, stadyumun uzun vadeli kullanım planlarının yeterince düşünülmediği eleştirilerini beraberinde getirdi.

Arena da Amazonia bugün hala çeşitli etkinliklerde kullanılıyor olsa da, birçok spor ekonomisti için şu sorunun en çarpıcı örneklerinden biri olmaya devam ediyor:“Bir stadyum, gerçekten ihtiyaç duyulan yere mi inşa edilmeli; yoksa sadece birkaç haftalık bir turnuva için mi?”

Spor ekonomisinde “white elephant” (beyaz fil), maliyeti yüksek ancak kullanım oranı düşük projeler için kullanılır. Arena da Amazonia da, bir yandan Amazon ormanlarının ortasında yükselen etkileyici bir mimari eser, diğer yandan Dünya Kupası sonrasında yaşanan kullanım sorunları nedeniyle spor ekonomisi derslerinde incelenecek derece hatta tez konusu bir örnek!.

Son Haberler

TARİHE KARIŞAN OLİMPİYAT BENZERİ OYUNLAR

Bugün sizlere; Tarihe Karışan Olimpiyat Benzeri Oyunlar: Bir Zamanlar Dünyanın Konuştuğu Ama Bugün Unutulan Organizasyonlar'dan bahsedeceğiz. Spor denince akla ilk...

Benzer Konular