BİLARDONUN EN BÜYÜK OYUNCULARI 02 – POOL’UN EN BÜYÜKLERİ

Okunması Gerekenler

TAM TERSİ

TAM TERSİ Corona sonrası Kadiköy'deki son iki maça berbat başlamıştık. Kayseri ve Malatya'ya karşı ilk devrelerde hiç bir şey oynamayıp,...

2021 MODEL FENERBAHÇE

Oğlum veya kızım, ; olur mu hiç öyle şey, biz tabii ki sana güveniyoruz güvenmesine de çevreye güvenmiyoruz. Türkçe meali; -...

NEREDE KALMIŞTIK?

"Umutsuzluğa alışmak umutsuzluğun kendisinden daha kötüdür" Bu sitedeki ilk yazıma varoluşçuluğun babalarından Albert Camus’nun Veba’sından alıntıyla başlamak acı olsa da,...

Pool branşındaki en büyük oyuncunun kim olduğu da aslında fazla tartışılan bir konu değil, öne çıkan isim sabit. Bugünlerde 64 yaşında olan ve 2018 ilkbaharında jübilesini yapmaya hazırlanan bu efsane, kimsenin hayal edemeyeceği çözümleri çocuk oyuncağıymışçasına uygulayabilmesi, jump istekası kullanmaya gerek duymayacak kadar güçlü bant bilgisi ve en önemlisi seyredeni mest eden şiir tadındaki oyunu ile kuşkusuz Efren “Bata” Reyes !

Büyük fakirlik içinde büyüdüğü Filipinler’de amcasının bilardo salonunda çalışarak ve bilardo öğrenerek büyüyen Efren’in ününü duyurması fazla sürmemiş olsa gerek ki Filipin dilinde “çocuk” anlamına gelen “Bata” lakabını adına eklemeleri elzem olmuş. Aynı adı taşıyan başka bir bilardo oyuncusuyla karıştırılmamak için “Bata (The Kid/Çocuk)” olarak çağrılmaya başlayan Efren 3-Bant oynayarak geçirdiği ilk gençlik yıllarının ardından Filipinler’de çok popüler olan Pool bilardoya geçiş yapmış ve kısa sürede ülkenin en iyilerinden biri olduğunu ispat etmiş. Yazının başlığındaki fotoğrafta snooker oynarken gördüğümüz Efren tahmin edebileceğiniz gibi, aynı zamanda çok iyi bir snooker ve 3-Bant oyuncusu da…

Genç yaşlarda yüzünü kimselerin tanımadığı ABD’ye yelken açan Efren’in burada (doğrulanamamış şehir efsanelerine göre) bahis oyunlarından haftada 80,000 USD kazandığı söylentisi, onu ülkesinde yerel kahraman ilan etmeye yetip artsa da, O, ilk bir kaç yılda yüzbinlerce dolar kazandırdığı bazı organizatörler tarafından cebine birkaç dolar sıkıştırılıp gönderildiği o günleri “Çok aptaldım” diyerek yad ediyor.

 

Amerika Birleşik Devletleri’nde o zamanlar yüzünü tanıyan olmasa da, adı kendinden önce Yeni Dünya’ya ulaşmış olduğundan, Efren buradaki ilk birkaç yılını Cesar Morales takma adıyla geçirmiş. Bu takma isimle salon salon gezen Efren bahis maçlarında ciddi bir servet kazan(dır)sa da bu paraları kendi cebine yöneltecek tecrübeye erişmesi, daha önce söylediğimiz gibi, birkaç yıl almış. Yukarıdaki fotoğrafı işte o günlerden kalan bir hatıra…

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Efren’in neden diğer profesyonel oyuncular tarafından da “The G.O.A.T” (Greatest of all times – tüm zamanların en iyisi) olarak kabul edildiğini ise sanırım aşağıdaki videoda izleyebileceğiniz vuruş (dk. 02:20’de) açıklıyor. Siz izlemeye başlamadan önce, bu vuruşun, 13’e varanın kazanacağı bir final maçında, durum 12-12 iken ve dünyanın en büyük oyuncularından Earl Strickland’a (yukarıdaki resim) karşı yapılan bir vuruş olduğunu ve en ufak hatanın setin, maçın ve şampiyonluğun (ve 100.000 USD kadar da bir para ödülünün) kaybına yol açacağını da hatırlatalım. İşte Efren Reyes böyle vuruşları böyle anlarda denemekten çekinmediği (ve çoğu kez başardığı) için ikinci lakabı olan The Magician’ı (Sihirbaz) da almayı başarmıştır. Videodaki spikerin “İşte bu yüzden ona sihirbaz diyorlar” demesine bakmayın, Efren bu vuruş için 20 sene sonra bile hala “Şanslıydım, öylesine vurdum ve girdi” diyor.

Kendisini en iyi “bahis oyuncusu” olarak nitelemese de (en iyi bahis oyuncusunun Nick Varner olduğunu savunuyor) pool bilardo tarihinde rekor para ödülü veren tüm turnuvalarını kazanmış, çok para vermeyenleri ise kazanmamış olması ve ilerleyen yaşına rağmen hala oynadığı neredeyse hiç bir bahis maçını kaybetmemesi, onun içindeki “hustler’ı” (üçkağıtçı) hep formda tuttuğunun ispatı olsa gerek.

 

Yandaki fotoğrafta partneri Francisco Bustamante ile birkaç kez kazandıkları World Cup of Pool maçlarından birinde görülen Efren Reyes, 2017’de profesyonel turnuva kariyerini sonlandırma kararı aldı. “Sihirbaz”, en iyi turnuva oyuncusu olarak ise Amerikalı Shane van Boening’i gördüğünü belirtmekten çekinmiyor.

 

Pool bilardonun akla ilk gelen diğer efsane isimleri Amerikalı Earl “The Pearl” Strickland ve yukarıdaki fotoğrafta gördüğümüz Shane “The South Dakota Kid” van Boening olsa da  World Pool Masters’ı 6 defa kazanan Alman Ralph “Kaiser” Souquet, Filipinli Francisco “Django” Bustamante, Hollandalı Niels “The Terminator” Feijen, İngiliz Darren “Dynamite” Appleton ve Finlandiyalı Mika “Iceman” Immonen’i saymamak da olmaz. Bu noktada aklınıza “Her pool oyuncusunun bir lakabı var mıdır?” sorusunun gelmesi doğal, sorunun yanıtı ise “Evet!”

Yukarıda adı geçen isimlerin en gencinin 35 yaşında olduğunu göz önünde bulundurulduğunda ise  insanın aklına bir de “Genç yetenekler yetişmiyor mu?” sorusu geliyor olmalı. Avrupa’dan son birkaç yılda öne çıkan Alman Joshua Filler ve Rus Fedor Gorst;  Taiwan’dan Ko Ping-chung;  ABD’den ise Skyler Woodward ve Billy Thorpe gibi isimler akla gelse de bunların hiç birinin yeni Efren olmadıkları da açık.

Bu noktada Pool bilardonun en büyüklerini arkamızda bırakıp, bu mini serinin, Snooker’ın en büyüklerini tanıyacağımız, 3. ve son yazısına geçelim…

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: tayfun.gerdan@abcspor.com

twitter: @tgerdan

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerikİLK YAZI, İLK MAÇ
Sonraki İçerikKOCAMAN AV’LADI

Son Haberler

TAM TERSİ

TAM TERSİ Corona sonrası Kadiköy'deki son iki maça berbat başlamıştık. Kayseri ve Malatya'ya karşı ilk devrelerde hiç bir şey oynamayıp,...

2021 MODEL FENERBAHÇE

Oğlum veya kızım, ; olur mu hiç öyle şey, biz tabii ki sana güveniyoruz güvenmesine de çevreye güvenmiyoruz. Türkçe meali; - Şimdi ben ne yapayım bir...

NEREDE KALMIŞTIK?

"Umutsuzluğa alışmak umutsuzluğun kendisinden daha kötüdür" Bu sitedeki ilk yazıma varoluşçuluğun babalarından Albert Camus’nun Veba’sından alıntıyla başlamak acı olsa da, umutsuzluğa alışmamak için su apokaliptik...

BU KADAR…

BU KADAR... Puan kaybına tahammülün olmadığı, lider Başakşehir ile 8 puanlık farkı indirme imkanının olduğu maç Galatasaray için son şanstı. Trabzon ve Sivas'ın puan kaybettiği...

GEÇMİŞ OLSUN

Kalecisi, defansı ve forveti olmadan bu haftaya giren Galatasaray ile Şampiyonluk yolunda en büyük adaylardan biri olan Başakşehir arasında belki de sezonun maçı diyebileceğimiz...

Benzer Konular