https://secureservercdn.net/45.40.150.47/48c.6e4.myftpupload.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

PREMİER LİG BAŞLIYOR!

Okunması Gerekenler

MUCİZE GALİBİYET

MUCİZE GALİBİYET Kadınlar Avrupa liginde, Fenerbahçe Öznur Kablo Çek rakibi Prag karşısında yaklaşık 35 dakika geride götürdüğü, oyun içinde iki...

DÜNYA KULÜPLERİNİN DEĞİŞEN LOGOLARI…

DÜNYA KULÜPLERİNİN DEĞİŞEN LOGOLARI… Bugünkü yazım biraz benim mesleğim ile yani pazarlama branşı ile ilgili. Yaklaşık 20 yılı aşkın pazarlama...

MUCİZE ADAM ROMAIN GROSJEAN

MUCİZE ADAM ROMAIN GROSJEAN Bugün belki de F1’in son 10 yılının en korku dolu anını yaşamış bulunmaktayız. Bahrain GP’sinin henüz...

bugra abcHafta sonu dünyanın en güzel, en heyecanlı, en fazla takip edilen ve sevilen ligi Premier Lig başlıyor. Manchester City’nin şampiyonluğu ile sona eren sezonun ardından yeni sezona da birçok takım şampiyonluk ve şampiyonlar ligi hedefi ile giriyor. Bu yazıda ligin en popüler TOP5 takımlarını değerlendireceğim.

Manchester City: Sezona son şampiyon ünvanı ile girecek olan Manchester City yeni sezonun da en büyük favorilerinden. Yaz transfer dönemi öncesi hedef olarak belirlenen üç noktaya da transferler yapıldı. Yedek kaleci, defansif orta saha ve stoper Pellegrini’nin öncelikleriydi. Geçen sezon rotasyonda yer alan oyunculardan şu ana dek Jack Rodwell ve Costel Pantilimon Sunderland’e, Joleon Lescott West Bromwich Albion’a gitti. Javi Garcia’nın da Zenit’e transferi her an açıklanabilir. Bu isimlere Micah Richards ve Mateja Nastasic’in de eklenmesi bekleniyor.

Transfer edilen isimlere gelecek olursak sezonun ilk transferi Porto’dan defansif orta saha Fernando’ydu. 12 milyon pound bonservis bedeli karşılığında kadroya katılan Brezilyalı orta saha oyuncusu bilhassa geçen sezon Şampiyonlar Ligi maçlarında sıkıntısı çekilen orta sahada top kazanan oyuncu açığını gidermek için transfer edildi. Avrupa’da neredeyse her takım üçlü orta sahalarla mücadele ederken Premier Lig’de olduğu gibi 4-4-2 ile sahaya çıkan City Şampiyonlar Ligi’nde büyük maçlarda bilhassa bu konuda zorlanmıştı. Bu dönemlerde Javi Garcia Fernandinho-Yaya Toure üçlüsü beklenen etkiyi yaratamadı. Fernando’nun hazırlık maçlarında bıraktığı intiba bu boşluğu doldurabilecek nitelikte olduğu yönünde. Yüksek temposu, sert oyun tarzı ve bitmek bilmeyen enerjisiyle olumlu bir intiba bıraktı. En fazla göze çarpan eksikliği zayıf bir şutör olması. O bölgede dönen topları alan bir oyuncu çok fazla isabetli şut imkanı bulacaktır. Bu fırsatları daha verimli kullanabilir hale gelmesi en başta kendi değerini arttırır.

MANC CITYBir diğer transfer Malaga’dan Manuel Pellegrini’nin de daha önce beraber çalıştığı Arjantinli kaleci Willy Caballero. Bu yazın modası olan Şampiyonlar Ligini kendine hedef olarak koyan her takımın yedek kalecisini de birinci kaleci olacakmış gibi düşünerek transfer yapması noktasında City hakkını Caballero’dan yana kullandı. Barcelona’da Bravo ve Ter Stegen, Madrid’de Casillas ve Navas, Bayern’de Neuer ve Reina, Chelsea’de Courtois ve Cech gibi isimlere karşılık City’nin ortaya koyduğu kaleci rotasyonu Hart ve Caballero. Hart’ın geçen sezonki inişli çıkışlı performansı ve hatta bir dönem kaleyi Pantilimon’a kaptırması sonrası bu transfer lüksten ziyade ihtiyaç haline geldi. Geçen sezon Ancelotti’nin Real Madrid’de yaptığı ligde Lopez, kupalarda Casillas formülünü bu sezon City uygulayabilir.

Bir diğer transfer Bacary Sagna ise Arsenal ile sözleşmesi sona erdiğinden bonservis ücreti ödenmeden transfer edildi. Elinde mevcutta kanımca Premier Lig’in en iyi sağ beki olan Zabaleta varken bu transfer ihtiyaçtan ziyade lükse kaçtı denilebilir ama burada da yedek sağ bek Micah Richards’ın takımdan ayrılacak olması nedeniyle bir transfer düşünülürken Sagna gibi bir oyuncunun bonservissiz transfer edilme fırsatı tepilmek istenmedi. İlaveten stoperde de bir alternatif yaratabilmesi de cabası.

Bu yazın belki de İngiltere’de en arapsaçına dönen transfer hikayesinde Eliaquim Mangala nihayetinde ligin başlamasına bir hafta kala 32 milyon pound karşılığında Porto’dan transfer edildi. Ocak ayında bu yana devam eden temaslar sonrası yıllardır Kompany’nin yanına aranan partner bulunmuş gibi gözüküyor. Pek tabii nasıl bir performans sergileyeceği bilinemiyor şimdiden ama Pellegrini’nin çok istediği bir isim olduğu biliniyor.

Yukarıda detaylı bahsettiğim transferlere ek olarak bir başka ses getiren transfer de Frank Lampard’ın Ocak ayına kadar City Football Group’un ABD’deki ayağını oluşturan New York City’den kiralanmasıydı. 2015 yılında MLS’e dahil olacak New York City ile anlaşan Frank Lampard’ın bu döneme kadar düzenli antrenman yapması ve oynayabilmesi adına kazan-kazan bir transfer oldu. Chelsea efsanesi bir oyuncunun 6 aylığına dahi olsa City forması giymesi doğal olarak ses getirdi ama buna Chelsea taraftarlarından ziyade Arsene Wenger’in tepki göstermesi ise kimseyi şaşırtmadı.

Transferler bir kenara geçen sezon sakatlıklar nedeniyle çok az kendini gösterebilen Stevan Jovetic’in hazırlık maçlarında gösterdiği performans sezon öncesi en çok heyecan yaratan unsurdu City taraftarları adına. Geçtiğimiz Pazar günü oynanan Community Shield finalinde Arsenal’e 3-0 kaybedilmesi sezon öncesi bir nebze taraftarların ağzında acı bir tat bıraksa da gerek Dünya Kupası’nda oynayan oyuncuların daha kadroya dahil edilmemesi gerekse de City’li oyuncuların isteksiz yapısına karşın Arsenalli futbolcuların isteği bu sonucu doğal hale getirdi.

Sadede gelecek olursak City iki sezon önce düştüğü hataya düşmedi ve şampiyon olmasına rağmen kadrosundaki eksikleri görüp güçlendirdi. Ayrıca David Silva, Samir Nasri, Vincent Kompany, Kolarov ve Sergio Agüero yeni sözleşmeler imzaladılar. Chelsea ile beraber en büyük favori olarak girdikleri bu sezonda kanımca arka arkaya ikinci şampiyonluklarını yaşayacaklardır.

Liverpool: Belki sezon başında beklemedikleri kadar iyi bir sezon geçirdiler ama şampiyonluğa bu derece yaklaştıktan sonra ellerinden kayıp gitmesi üzerlerinde karamsar bir hava yarattı. Ama yıllar sonra gelen bu ikincilik ve şampiyonlar ligi heyecanıyla transfere hızlı girdiler. Bilhassa Southampton’ın geçen sezonki başarılı kadrosunun içini boşaltan takımların başında geldiler. Adam Lallana, Dejan Lovren ve Rickie Lambert üçlüsü Soton’dan kadroya katıldı. İlaveten Leverkusen’den Emre Can, Benfica’dan Lazar Markovic ve (bu satırlar yazılmak üzereyken bitmese de eli kulağında) Sevilla’dan Alberto Moreno’yu kadroya kattılar. Geçen sezon Avrupa’da mücadele etmemeleri sayesinde dar kadroları sıkıntı yaratmamıştı. Teşhisi doğru noktaya koydular fakat tüm planları bozan bir şey oldu bu yaz. Evet hepinizin tahmin ettiği gibi 75 milyon pound bonservis karşılığında Barcelona’ya transfer olan, geçen sezonun gol kralı Uruguaylı Luis Suarez.

LIVERPOOLGeçen sezon ligde 31 gol atmasının yanı sıra saha içinde de diğer oyunculara liderlik etmeye başlamıştı. Sterling’in bilhassa geçen sezon gerçekleştirdiği çıkışta payı fazlaydı. Liverpool’un kanımca bu sezon seyrini en fazla etkileyecek nokta Suarez’in gidişine ne cevap verebilecekleri. Geçen sezon Tottenham Gareth Bale’in gidişine karşılık çözümü Bale’in rolünü takıma dağıtarak çözmeyi denemişti ama daha ziyade dağılan takım oldu! Suarez’in gidişi benzeri bir etkiyi Liverpool’da yaratabilir.

Gareth Bale’in yerine Tottenham ona yakın oyuncu alınca Tottenham için akıllı telefonunu satıp, telefon, fotoğraf makinesi, laptop, walkman, ve fener aldı tarzında bir yorumu yapılmıştı. Şu anda Liverpool’un durumu da benzer denebilir. Ama her iki takım için de geçerli olabilecek mazeretler var. Bale ve Suarez gibi oyuncuların yerini doldurabilecek futbolcu sayısı hem çok az hem de zaten bu oyuncuların büyük çoğunluğu da Real Madrid, Barcelona ayarındaki takımların formalarını giyiyor. Bu noktada Liverpool’un bilhassa son dönemlerde adının anıldığı Falcao ve Cavani bu boşluğu önemli oranda kapatabilecek en muhtemel iki isim. Bu transfer hamlesi de kanımca Liverpool’un sezon seyrini belirleyecek. Kadro içinden bu boşluğu kapatabileceklerini şahsen düşünmüyorum. Daha muhtemel olan Cavani transferi tamamlanabilirse geçen sezonki gibi şampiyonluğa ya da şampiyonlar ligine oynayabilecek bir performans sergileyebilirler.

Chelsea: Biraz önce bahsettiğim Liverpool’un bu yaz transfer mevzuunda Southampton ile yürüttüğü ilişkinin bir benzerini Chelsea geçen sezonun Şampiyonlar Ligi finalisti ve La Liga şampiyonu Atletico Madrid ile kurdu. Pek tabii Southampton ile Atletico Madrid arasındaki farkı anlatmaya gerek yok. Bu üç oyuncudan biri zaten üç sezondur Atletico Madrid’de Chelsea’den kiralık olarak oynayan kaleci Thibaut Courtois. Bir diğeri Atletico Madrid’in golcüsü Diego Costa. Üçüncü ve son isim ise sol bek Filipe Luis. İlaveten bu yazın en çok ses getiren transferlerinden biri olan Cesc Fabregas’ı da Barcelona’dan transfer etti Maviler. Takım efsanelerinden Frank Lampard New York City aracılığı ile Manchester City’e giderken, bir başka efsane Didier Drogba ise iki yıl aradan sonra Londra’ya geri döndü.

CHELSEAChelsea bir yandan yukarıda bahsettiğim sükseli transferleri yaparken öte yandan geçen sezon yaptıkları gibi ellerindeki oyuncuları yine yüksek fiyatlara satma başarısı gösterdiler. Terry ve Cahill’in arkasında yedek stoper rolünde diyebileceğimiz David Luiz’i Paris Saint Germain’e 40 milyon pound’a, yıllardır kadroda düşünmedikleri Romelu Lukaku’yu Everton’a 28 milyon pound’a sattılar. Demba Ba hepimizin malumu Beşiktaş’a gelirken, kontratı biten Ashley Cole ise Roma yolcusu oldu. Tıpkı Man City gibi Chelsea’de geniş kadrosunda problemli olan yerlere nokta atış hamleler yaptı denilebilir. Sağ bekten devşirme Azpilicueta’nın oynadığı sol bek artık Filipe Luis’e emanet olacak. Sorunlu santrafor hattınaysa Diego Costa transfer edildi. Ama şahsen en merak ettiğim nokta Chelsea’de birinci kalecinin kim olacağı. Petr Cech’in geçen sezonu sakat kapamasının etkisiyle sezona Courtois birinci kaleci olarak başlayacaktır. Tahminimce Ancelotti gibi Mourinho da bir kalecisini ligde diğerini Avrupa ve kupa maçlarında kullanacaktır ama şahsen Cech’in bu şekilde kullanılması haksızlık olarak görüyorum. Dünya Kupası’nda da gördüğümüz üzere son dönemde iyi kaleci patlaması yaşanıyor dünyada. Büyük takımlarda bile her zaman birinci kaleciği sorgulanan birkaç isim olurken şu anda bu takımların ikinci kalecileri bile birinci kaleci olmayı hak edecek kalitede.

Nihayetinde geçen sezona oranla daha da kuvvetli bir kadroyla yeni sezona girecek Chelsea. Geçen sezon şampiyonluk yarışında rakiplerine göre en büyük handikapları santrafor pozisyonundan diğer takımlar kadar gol katkısı bulamamalarıydı. Eto’o ve Ba yerine Costa ve Drogba transferleri ile bu problem çözülmeye çalışılacak. Nispeten genç bir kadronun da artık bir sene daha tecrübeli hale gelmesi de onlar için olumlu bir nokta. Man City ile birlikte en büyük favori olarak girecekler sezona.

Arsenal: Şampiyonlar Ligi play-off’unda beklendiği üzere Beşiktaş ile eşleşmesinin ardından ülkemizde iyice yakından incelenir hale gelen bir takım haline geldi Arsenal. Yaz dönemini de hareketli geçirdiler. En çok ses getiren transferleri Liverpool’u alt edip Barcelona’dan kadroya kattıkları Şilili Alexis Sanchez oldu. 35 milyon pound bonservis bedeli ödenen Sanchez’in yanı sıra kadrolarına Southampton’ın genç sağ beki Calum Chambers, Newcastle’nin sağ beki Mathieu Debuchy ve Nice’nin Kolombiyalı kalecisi David Ospina’yı kattılar. Amma velakin Robin Van Persie Manchester United’a gittiğinden beri beklenen santrafor transferi bu yaz da gerçekleşmedi. Ya da en azından Premier Lig başlamak üzereyken diyelim. Bu noktada da Falcao ve Cavani isimleri ile adları Liverpool ile beraber anılıyor ama nispeten dedikodu düzeyinde haberlerde. Wenger’in bir yazda iki yüksek bonservisli transfer yapmasına ben de ihtimal vermeyenlerdenim. Bir de yıllardır farklı takımlarda kiralık oynayıp son olarak Dünya Kupası’nda iyice parlayınca bu sezon kadroda düşünülen Joel Campbell da var. Alexis Sanchez’i de dönem dönem ön tarafta kullanabileceğini söylemişti yaz döneminde. Theo Walcott’un da dönüşüyle birlikte çok hareketli bir hücum hattı izleyebiliriz.

ARSENALBir de giden önemli isimlere bakmak gerekirse takımın as sağ beki Bacary Sagna bonservisinin bitmesi sonrası bonservissiz Manchester City’e, yedek sağ bek Carl Jenkinson ise bir sezonluğuna West Ham United’a kiralandı. Bu pozisyondaki toplamda 28 milyon pound bonservis ödeyerek boşluğu Debuchy ve Chambers ile doldurdular. Bir diğer kontratı biten oyuncu Swansea’ye transfer olan Lukasz Fabianski’ydi. Takımdan son ayrılan isim ise 3 yıl önce Premier Lig’in en iyi stoperlerinden biriyken üst üste yaşadığı sakatlıklar sonrası yedek stoper konumuna düşen ama buna rağmen Barcelona’ya transfer olan Thomas Vermaelen. Son dedikodular da onun yerinin Olympiakos’un stoperi Kostas Manolas ile doldurulacağı yönünde ben bu satırları yazarken.

Sadede gelecek olursam Arsenal geçen sezonki kadrosunu tıpkı diğer takımlar gibi güçlendirdi ama hala daha şampiyonluğu kovalayabilecek konumda olduklarına dair kendi taraftarları dışındakileri inandıramadı. Yine de yıllardır yaptıklarını yapıp Şampiyonlar Ligi’ne kalmayı yani ilk dört içinde bir şekilde kalmayı başaracaklarını düşünüyorum.

Manchester United: Ferguson olmadan geçirdikleri ilk sezondan beklentileri belki çok yüksek değildi ama bu kadar kötüsünü United taraftarlarının yanı sıra birçok kimse beklemiyordu. Ferguson’ın eldeki malzemeden %100’ü yakın verim alabilme konusunda uzmanlığı herkesin malumu. O’Shea, Wes Brown gibi oyunculardan bile yıllarca bu seviyede dahi katkı alabilen bir isimin ardından buna yakın bir başarıyı Everton’da düşük bütçeli bir takımla yıllarca başaltı takımlardan biri olmayı Moyes başa gelince bu kadar sert bir düşüş beklenmiyordu. Fakat sonuç ağır oldu. Yıllar sonra Avrupa’ya gidemedikleri bir sezona girmelerine neden olan ve yedinci bitirdikleri bir sezonu geride bıraktılar. Amma velakin bu yaz umutlu olmak için hayli sağlam nedenleri var. Son olarak Hollanda’yı Dünya Kupası’nda üçüncü yapan ve kariyeri herkesin malumu Hollandalı dahi Louis van Gaal United’ın yeni menajeri oldu. Elinde yaşlanmış bir kadro bulunan United’da evvela Nemanja Vidic geçen sezon ortasında anlaştığı Inter’e transfer oldu. Rio Ferdinand’ın sözleşmesi yenilenmedi. Patrice Evra 1.2 milyon pound gibi bir bonservis karşılığında Juventus’a satıldı. Bu isimlere karşılık olarak iki genç oyuncuya yüksek bonservis bedeli ödenerek transfer edildi. Biri Athletic Bilbao’nun 24 yaşındaki orta sahası Ander Herrera, diğeri Southampton’ın 19 yaşında İngitere’nin Dünya Kupası kadrosunda da yer alan sol beki Luke Shaw. Herrera için Bilbao’ya 29 milyon pound, Shaw için Saints’e 27 milyon pound bonservis bedeli ödendi. Bu isimlerin yanı sıra transfer sezonunun son gününe dek her an yeni isimler de eklenebilir.

UNITEDUnitedlıları bu yaz mutlu kılan bir diğer nokta da Amerika’da oynanan hazırlık turnuvasında United’ın Real Madrid, Liverpool, Inter gibi takımları yenerek hazırlık turnuvası da olsa kupayla başlaması. Kupadan ziyade bu maçlarda sergilenen oyunun da umut verici olduğunu söylemek lazım. Van Gaal takımlarının genel karakteri diyebileceğimiz topa sahip olma konusunda şimdiden iyi durumdalar. Ayrıca en yakın dönemde Van Gaal’in Bayern Münih’te Thomas Müller, David Alaba gibi gençleri altyapıdan alıp bugünlere birer yıldız olmasında katkısının bir benzerinin de United da yapması bekleniyor.  Jesse Lingard vb. gençlere ABD’deki turnuvada ciddi şans verdi. Yeni sezonda da bu gençleri sık sık izlememiz olası.

United için yıllar sonra Avrupa Kupalarına gidemediler dedik ama diğer yandan bu sadece yerel müsabakalarda mücadele edecekleri yani rakiplerine nazaran daha az sayıda maç oynayacakları manasına geliyor. Bilhassa daha geçen sezon Liverpool’un bu konuyu nasıl bir avantaja çevirdiği örneği önümüzde. United için de mevcut durumda geçen sezonki Liverpool gibi geniş bir kadroları olduğu söylenemez.

United’ın sezon seyri konusunda belirleyici olacak birinci nokta Van Gaal’in dehasına sahaya ne oranda yansıtacağı olacak. İlaveten Rooney-Van Persie ikilisinin performansı da bir diğer etken.

İncelemeyi ise gelecek sezonun ilk 5 sırasını tahmin ederek bitirelim.

1- Manchester City

2- Chelsea

3- Manchester United

4- Arsenal

5- Liverpool

bugra.aydar@abcspor.com

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

MUCİZE GALİBİYET

MUCİZE GALİBİYET Kadınlar Avrupa liginde, Fenerbahçe Öznur Kablo Çek rakibi Prag karşısında yaklaşık 35 dakika geride götürdüğü, oyun içinde iki...

DÜNYA KULÜPLERİNİN DEĞİŞEN LOGOLARI…

DÜNYA KULÜPLERİNİN DEĞİŞEN LOGOLARI… Bugünkü yazım biraz benim mesleğim ile yani pazarlama branşı ile ilgili. Yaklaşık 20 yılı aşkın pazarlama iş hayatımda pek çok marka...

MUCİZE ADAM ROMAIN GROSJEAN

MUCİZE ADAM ROMAIN GROSJEAN Bugün belki de F1’in son 10 yılının en korku dolu anını yaşamış bulunmaktayız. Bahrain GP’sinin henüz ilk turunda Haas Takımı’nın Fransız...

LİGİ TANI(MA)YAN EROL BULUT

Ligi tanı(ma)yan Erol Bulut Tüm hafta boyunca nasıl farklı kazanırız diye düşündüğümüz bir maç sonunda hezimete uğradık. Bravo Sergen Yalçın. Fenerbahçe sezon başında neden Erol Bulut...

YERLİ VE MİLLİ MARADONA

YERLİ VE MİLLİ MARADONA Hafta içinde Maradona’nın ölün haberini duyunca futbol sevgimi perçinleyen küçük dev adamın bende bıraktığı anılar bir film şeridi gibi gözlerimin önünden...

Benzer Konular