https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

APTALLIK

Okunması Gerekenler

APTALLIK

Mats Alvesson ve Andre Spicer’ın yazdıkları “aptallık paradoksu” diye çok güzel bir kitap var. Herkese tavsiye ederim. Özellikle Erol Bulut yönetimindeki Fenerbahçe için ciddi tavsiyemdir. Ya kardeşim Erol tek başına mı sorumlu diyenlere, bunu önceki yazılarımda da belirtmeme rağmen, tekrar söyleyeyim, takımın teknik direktörü sahada alınan her sorunun baş sorumlusudur.

Şimdi size kitapdan bir alıntı yapayım :

“İşlevsel aptallık, kişinin düşünme ve odaklanma kapsamını daraltıp, işin sadece dar teknik yönüne odaklanmaya meyilli olmasıdır ve insanların işte yaptıkları şeyler üzerine ciddi biçimde düşünmelerini engellemeyi amaçlayan örgütlü bir girişimdir. İşlevsel aptallık teknik felaketlere, şirketlerin batmasına, organizasyonların yerle bir olmasına yol açabilir.”

Benim haftalardır Erol hocada gördüğüm bu. Bu işlevsel aptallıktan çıkmamak için çok cahilce veya yukarıdan alıntı yaparsak “dar teknik yönüne odaklanma” yolunda kalıyor. Haftalardır ben ve birçok kişi Erol Hoca’nın değişmesinin tek yolunun Emre ve Ali Koç’un müdahale etmelerine bağlı olduğunu yazıyoruz. Yapmadıklarını düşünmek istemiyorum, kendi aptallığıma inanmayarak, değişen hiçbir şey yok. Dün ligin sonuncu takımına karşı şampiyonluk yolunda maç kaybetmemesi gereken bir takım görmedik. Nokta. Dış güçlerin etkileri falan hep var, olacak, defaten yazdık, iç düşmanlarını çöz sen dış düşmanlar için zaman lazım. Bunun başka yolu yok. O kadar aynı darlıkta takımı kurup yönetiyor ki Erol hoca, bir amatör yazar ama yıllardır şirketlerde yöneticilik yapmış biri olarak, yazmaktan keyif almıyorsunuz.

Biz taraftarız, tabii ki iyi günde de kötü günde de takımınızın yanındayız. Ama takımımızın. Hocası, başkanı bu tutkumuza destek olan unsurlar. Bunların aptallığını desteklemek zorunda olmak taraftarlık değildir. Erol Hoca ile bundan sonra olsa ne olur, birine prim sağlarız, Emre konuştu, Ali Başkan konuştu, şu futbolcu form tuttu ve Erol Hoca’nın kendini yenilemeyip, onun inatçılığı ve küçük takım kafası değişmiyor:

• Sol bek çıkarıp 3-5-2 dönüyorsun sol kanattan rakip geliyor. Ve hatandan dönüp Caner’i oyuna sokmuyorsun. Pelkas tek başına ne yapacağını bilmiyor. Caner’i neden affetin birader, yoksa etmedin mi? Adamı Novak yerine kullan, Novak- Caner yap. Bunlar yok. Çünkü 4-2-3-1 veya 3-5-2 oynarız. Novak dediğin adam geçen sen kaç gol attı, bu sene küskün.
• Pelkas, 10 numara pozisyonundaki oyuncusu. Neden onu kanatta oynatıyorsun? Neyin ispatının peşindesin?
• Thiam santraforda olmuyor, Cisse emekli olmuş, Samatta’yı da kaybetmek için herşeyi yapıyor.
• Şut çekmiyorsun, bu kadar kapanan takımlara şutlar, yan iç şutlar çekmiyorsun? Gustavo kaç defa şutu ile tehlike yarattın, Ortalarla rakibinin özgüvenini artırıyorsun, neden görmüyorsun?
• Her değişikliğinde takım arapasaçı oluyor. Ne yaptığını anlamıyor takım. Sanki football manager oynuyorsun hocam, böyle bir şey yok. 2. değişikliklere kadar takım hep arapsaçı. Çünkü takım anlamıyor ne yapmaya çalıştığını.
• Mesut gibi bir topçun oldu, hala 4-2-3-1 devam, elindeki oyuncularla takımın oyununu bile değiştiremiyorsun.

Tüm bunların özeti Erol Hoca alt seviye takım hocalığından kurtulamıyor. Deplasmanda başarı da buradan kaynaklanıyor, Fenerbahçe çoğunlukla küçük takım gibi kontratak, duran top ve kişisel becerilerden gol atıyor. Fenerbahçe ön orta sahası ve forvet hattı ligin en fazla adam kovalayan hat. Ve stoperlerin forvetlerinden daha fazla gol attı. Bunun tam tersi iç sahada ise herkes kapanıyor ve senin bunu çözecek tecrüben yok. Bunu da bağırıyorsun. Örnek bu maçta ikinci golü yediğinde daha 30 dakika vaktin var, ben maçı çevireceğine hiç inancım yoktu, üçü yeriz diye düşünüyordum.

Erol Hoca çok erken gelmiş Fenerbahçe’ye. Ligin en geniş kadrosu sende ve sende bunu kullanacak coşturacak tecrübe de yok. Allah’ın iyi kulusun ama korona sebebiyle taraftar yok, çünkü olsa çoktan taraftar baskısıyla istifa etmiştin.

Hocanın başarısızlığı onu şu dakikaya kadar kovamayan yönetime aittir. Onlarda ciddi işlevsel aptallık içindeler. Çoktan kovmuş, bir hoca getirmiş ve yeni sezona hazırlamış olurdun takımı. Ve en azından Trabzon’un 3. olmasını engellersin.

O zaman kadehimi aptallığımıza kaldırıyorum.

mail: yakup.borekcioglu@abcspor.com

twitter: @Yborekcioglu

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Son Haberler

YAZ KIZIM

Bazen kaybettim sanırsın ama çok şey kazanmışsındır. Bazen gömüldüm sanırsın ama ekilmişsindir, yeniden filizleneceksindir. Bazen kazandım sanırsın ama kaybetmişsindir. 10 kişiyle kazanılan...

Benzer Konular