https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

ALEX DE SOUZA, ÇOK ÖZLEDİK KAPTAN

Okunması Gerekenler

onur resimÜzerinden 2 yıl geçti. 2 yıl pek çok şeyin gerçekleşmesi için yeterli bir süredir. Ancak, unutmak için değil! Unutmak için yeterli süre diye bir kavram olamaz. Unutmak aslında özlememektir. Oysa insan, özlemediğini zaten hiç sevmemiştir ki… Sen de ikinci vatanında çok sevildin Büyük Kaptan. Her renkten, her takımdan taraftar senin Fenerbahçe’den koparılışını, hem de hiç hak etmediğin şekilde, Fenerbahçe için saniyede karar alabildiğini iddia eden bir diktatör tarafından, aşığı olduğun taraftarın duyguları hiçe sayılarak koparıldığını duyduğunda isyan etti. Çünkü, biz bu filmi daha önce görmüştük. Bülent Korkmaz’da da gördük, Arif Erdem’de de…

ALEXAncak, daha önce gördüklerimiz genellikle kendi taraftarları tarafından çok sevilen, fakat rakiplerinin pek de hazzetmediği oyunculardı. Senin farkın, halkın gönlünde kendi ismini Süleyman Seba’nın, Lefter’in, Metin Oktay’ın yanına yazdırabilmendeydi. Çünkü, biz genç nesil olarak endüstriyel futbol diye bir saçmalığın içine doğduk. Endüstriyel futbolda kazanmak için her yol mubahtı, kaybedenin yaşama şansı yoktu, bu yüzden kazanmak adına rakip takımın oyuncusu sakatlandığında topu taca atmayan futbolcumuzu da alkışladık, rakip takımda sevmediğimiz oyuncuya sert giren defans oyuncumuzu da. Futbolun şiddet, holiganlık, adam bıçaklamak olduğunu tribünlerde şarkılarla haykıran insanlara tepki de göstermedik çünkü aslında futbol hepimiz için vurup, kırıp parçalayıp bu maçı kazanmak üzerine kuruluydu. Endüstriyel futbol belası bizi öyle bir hale getirdi ki, başarı geldikçe gözlerimizi yumduk, vicdanımızı gömdük. Üstelik bunları yaparken, tam tersini savunan insanların köşe yazarı da olsa, arkadaşımız da olsa söylediklerine itibar etmedik, onları dışladık. Çünkü artık yeni dünyamızda ya bizden ya onlardan olmak vardı, futbol zevk alınan bir oyun olmaktan çoktan çıkmıştı.

Alex & Sonİşte sen, bizlere tüm bunları hatırlattığın, futbolun bir oyun olduğunu, oynarken zevk alınması gerektiğini bizlere kendin gösterdiğin için hepimiz seni çok sevdik. Ne kazandığında tribünlere küfürlü tezahürat yaptırdın, ne kendi takım arkadaşına şiddet uyguladın, ne de tombala çekmek veya poponla top kontrol etmek gibi rakibi aşağılayıcı saçmalıklar yaptın. Bu yüzden Galatasaraylılar veya Beşiktaşlılar, Fenerbahçe maçlarından önce senin cezalı olmanı istediler, maça çıkamamanı istediler ama örneğin ayağının kırılmasını asla istemediler. Bu yüzden sen çok ama çok farklısın.

alexVe şimdi, rekabetin her şey olduğunu sanan, ruhunu endüstriyel futbola teslim etmiş insanlar tarafından bir jübile isteğin bile çok görülüyor. İmza kampanyaları yapılıyor, kulübe mailler atılıyor ama babasının çiftliğini yönetenler taraftarın isteğini geri çeviriyor. Yok Kaptan yok, bu sana reva değil. Sen “ben bunu hak edecek ne yaptım?” diyorsun ya, işte o heykel tam da senin gibi olan insanlara lazım. Lefter gibi, Can Bartu gibi, Metin Oktay gibi, Senin gibi….

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

onur.ilimsever@abcspor.com

Son Haberler

YAZ KIZIM

Bazen kaybettim sanırsın ama çok şey kazanmışsındır. Bazen gömüldüm sanırsın ama ekilmişsindir, yeniden filizleneceksindir. Bazen kazandım sanırsın ama kaybetmişsindir. 10 kişiyle kazanılan...

Benzer Konular