Günümüzden 110 sene öncesine, İsveç’e gidiyoruz.
Rotamız Stockholm. Tarih 10 Temmuz 1912
Olimpiyat Stadı’nda erkekler 5.000 metre finali başlamak üzeredir.
Pistte dönemin en önemli uzun mesafe koşucuları vardır. Finlandiyalı Hannes Kolehmainen, Fransız Jean Bouin, Büyük Britanyalı George Hutson ve Kanadalı Alex Decoteau bunların arasındadır.
Yarış öncesi birbirinden iddaalı atletler arasında kimin kazanacağı bilinmez. Ama asıl kimsenin o gün bilemeyeceği şey ise şudur: bu yarışın ilk 3 icinde yer alan iki, altısında yer alan üç sporcu, birkaç yıl içinde I. Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybedecektir!.
Jean Bouin ve George Hutson 1914’te, savaşın ilk aylarında ölecek; Alex Decoteau ise 1917’de Passchendaele Muharebesi’nde…
Ve hikaye yalnızca bununla da sınırlı değildir.
0,1 saniyelik mücadele
1912 Stockholm Olimpiyatları’nın 5.000 metre finali, Hannes Kolehmainen ile Jean Bouin arasındaki olağanüstü mücadeleyle hatırlanır. Bouin yarışın büyük bölümünde öndedir. Kolehmainen ise hemen arkasındadır. Son bölümlere girildiğinde ikili arasındaki mücadele hala devam etmektedir.
Finişe gelindiğinde Kolehmainen son hamlesini yapar ve Bouin’i yalnızca 0,1 saniye farkla geçer.
Kolehmainen’in derecesi: 14:36.6, Bouin’in derecesi ise: 14:36.7
Bugün 0,1 saniyelik fark sıradan bir istatistik gibi görünebilir. Fakat bu yarışın hikayesi, finiş çizgisinden sonra çok daha trajik bir hal alacaktır.
** Yarışın ilk altısı
1912 Olimpiyatları 5.000 metre finalinin ilk altı sırası şöyleydi:
1 Hannes Kolehmainen Finlandiya 14:36.6
2 Jean Bouin Fransa 14:36.7
3 George Hutson Büyük Britanya 15:07.6
4 George Bonhag ABD 15:09.8
5 Tell Berna ABD 15:10.0
6 Alex Decoteau Kanada —
** Alex Decoteau’nun final derecesi kayıtlarda verilmemiştir. Ancak altıncı sırada tamamladığı doğrulanmakta…
Bu tabloya bugün baktığımızda yalnızca bir Olimpiyat yarışının sonucunu görüyoruz.
Fakat sporcuların sonraki hayatlarına baktığımızda tablo bambaşka bir anlam kazanıyor.
Hannes Kolehmainen: Hayatta kalan şampiyon
Yarışın galibi Hannes Kolehmainen, 1912 Olimpiyatları’nın en büyük yıldızlarından biriydi.
Stockholm’de 5.000 metreyi, 10.000 metreyi ve bireysel kros yarışını kazandı. Ayrıca 3.000 metre takım yarışında Finlandiya’nın dünya rekoruna katkıda bulundu.
Kolehmainen’in Olimpiyat kariyeri burada da bitmedi.
1920 Anvers Olimpiyatları’nda maraton altın madalyasını kazandı. Daha sonra Finlandiya’ya döndü ve ülkesinde efsaneleşti. 1952 Helsinki Olimpiyatları’nda Olimpiyat meşalesini taşıyan Paavo Nurmi, meşaleyi stadyumda Kolehmainen’e teslim etti. Kolehmainen, Olimpiyat ateşini yakan isimlerden biri oldu.
11 Ocak 1966’da Helsinki’de, 76 yaşında hayatını kaybetti. Yani 1912’de finiş çizgisini ilk geçen adam, yarıştaki üç rakibinden çok daha uzun yaşayacaktı.
Jean Bouin: 0,1 saniyelik yenilgiden savaş meydanına
Kolehmainen’in hemen arkasında bitiren Jean Bouin, dönemin Fransa’daki en önemli uzun mesafe koşucularından biriydi. 1912’de Olimpiyat gümüş madalyası kazandığında yalnızca 23 yaşındaydı.
İki yıl sonra Avrupa savaşın içine sürüklendi. Bouin Fransız ordusunda görev yaptı ve 29 Eylül 1914’te, I. Dünya Savaşı’nın ilk aylarında hayatını kaybetti. Bouin o sırada 25 yaşındaydı.
George Hutson: Bronz madalyadan cepheye
Yarışın üçüncüsü George Hutson’dı. Hutson, 15:07.6’lık derecesiyle bronz madalya kazandı. İngiliz atlet aynı zamanda askerdi ve Royal Sussex Regiment bünyesinde görev yapmıştı.
I. Dünya Savaşı başladığında Fransa’ya gönderildi. 14 Eylül 1914’te, savaşın başlamasından yalnızca birkaç hafta sonra, hayatını kaybetti. Henüz 24 yaşındaydı.
Hutson’ın ölümüyle ilgili en acı ayrıntılardan biri de ailesiyle ilgiliydi: Olympedia’ya göre eşi o sırada bir çocuk bekliyordu. Hutson kızının doğumunu maalesef göremedi!.
Böylece Stockholm’deki 5.000 metre finalinin ilk üçündeki iki sporcu, 1914 yılı sona ermeden hayatta olmayacaktı.
6. sırada bitiren Alex Decoteau: Olimpiyat pistinden Passchendaele’ye
Ve hikayenin belki de en çarpıcı karakterlerinden biri Alex Decoteau.
Decoteau, Saskatchewan’dan bir Cree atletiydi. 1912 Stockholm Olimpiyatları’nda 5.000 metre finalini altıncı sırada tamamladı. Aynı zamanda Kanada tarihinde önemli bir yere sahipti: Kanada’nın ilk Indigenous polis memuru olarak kabul edilir.
1916’da askere alınan Decoteau, savaş sırasında cephede görev yaptı. 30 Ekim 1917’de, Belçika’daki Passchendaele Muharebesi sırasında hayatını kaybetti. Henüz 29 yaşındaydı.
** Yani aynı yarışın üç sporcusu
Jean Bouin — 2. sıra — 1914’te öldü
George Hutson — 3. sıra — 1914’te öldü
Alex Decoteau — 6. sıra — 1917’de öldü
Üçü de I. Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybetti.
** Diğer üç isim ise savaştan sağ çıktı: Hannes Kolehmainen, George Bonhag ve Tell Berna
Gerçekten bir tesadüf mü?
1912’de Avrupa zaten büyük bir savaşın eşiğindeydi. Yalnızca iki yıl sonra başlayan I. Dünya Savaşı milyonlarca insanın hayatını altüst etti. Sporcular da bu kitlesel seferberliğin dışında kalmadı.
Dolayısıyla burada doğaüstü bir olay olduğuna dair hiçbir kanıt yok.
Fakat tesadüfün çarpıcılığı yine de ortadan kalkmıyor. Çünkü söz konusu üç kişi rastgele seçilmiş üç Olimpiyatçı değildi. Aynı yarışta ilk altı sıraya girmişlerdi.
Üstelik ikisi, Bouin ve Hutson, aynı yarışta gümüş ve bronz madalya kazanmıştı.
Bir yarıştan daha fazlası
1912 Stockholm Olimpiyatları’na bugün geriye dönüp baktığımızda, aslında iki farklı dünyayı aynı anda görüyoruz.
Bir tarafta sporun saf rekabeti var. Kolehmainen ve Bouin, 5.000 metrede saniyenin onda biri için mücadele ediyor. Tribünler onları izliyor. Dünya rekoru kırılıyor.
Diğer tarafta ise yaklaşan felaket var. İki yıl sonra Avrupa savaşa sürüklenecek.
1912’de aynı pistte koşan genç atletlerden bazıları birkaç yıl sonra üniforma giyecek ve cepheye gidecek.
Sonuç
Aynı pistte yan yana duran altı atlet… Altı farklı hayat…
Ve birkaç yıl sonra bu altı hayattan üçünü savaşın alıp götürmesi.
Belki de hikayenin en ürpertici tarafı şu: 10 Temmuz 1912’de o altı adam finiş çizgisine doğru koşarken, hiçbiri birkaç yıl sonra üçünün aynı savaşın kurbanı olacağını bilmiyordu.
O gün onların gözünde mesele yalnızca bir Olimpiyat madalyası ve saniyenin onda biriydi. Tarih ise o yarışı çok daha büyük bir trajedinin yanında küçük bir anı olarak kaydetti.
