Atletizm dünyasında, 1980’lerden kalan, özellikle doğu bloğu ülkeleri temelli birçok rekor var.
Ve bu rekorların içinde en eskisi de Kadınlar 800 metre — Jarmila Kratochvílová… 1:53.28 — 26 Temmuz 1983, Münih
Dahası, bu rekorun 1980’ler Doğu Bloku atletizmi ve doping tartışmaları nedeniyle yıllardır tartışmalı bir mirasa sahip olması, olası bir dünya rekoru ihtimali; yalnızca sportif değil, tarihsel açıdan da son derece sembolik hale getiriyor.
Rekorun yaşı bugün için tam 43 yıl 13 gün.
Werro, önce Haziran başında Stockholm’de 1:53.98’lik muazzam bir yarış çıkardı ve 28 Haziran’da Paris Charléty’de 1.53.80 ile bir kez daha başardı o meşhur 1.54 eşiğini geçmeyi…
Yani bugün için; o 43 senelik duvarın yalnızca 52 salise uzağında. Ayrıca Olimpiyat şampiyonu İngiliz rekortmen Hodgkinson ve Hollanda’nın Femke Bol gibi global yıldızlar da ekstrası…
1:54’un altına inebilen sadece 2 atlet olabilmişti tüm tarihte: Çek rekortmen Kratochvílová ile Sovyet Olizarenko…
Bu iki derecenin de 1980’lerin başından, başından, atletizm tarihinin doping tartışmalarıyla en çok anılan dönemlerinden kaldığını özellikle belirtelim (o yıllarda performans artırıcı maddelerin sporda yarattığı gölge malum).
Peki 1.53.28 duvarını geçebilmek için nasıl bir yarış çıkartmak gerekiyor?
800 metre dünya rekorunu kırmak için mesele aslında “0.01 saniye daha hızlı koşmak” değil; 112.27 saniyelik olağanüstü bir fizyolojik denklemi birkaç farklı noktada biraz daha iyi çözmek ve tabii ki aynı yarışta!.
Önce matematiği kuralım: Bu seviyelerde 1 saniye fark bile devasa, %1.5-2’lerde bir üst derece lazım diye yani o kadar kolay değil diye başlayalım.
800 metre ne bir sprint yarışı ne de uzun mesafe.
Hem aerobik enerji üretiminin performansında maksimum verim, VO₂max ile birlikte laktatin taşınması/uzaklaştırılması kapasitesinin piki, çok hızlı, çok iyi bir taktik strateji ve son metrelerde çok güçlü bir depar gerekiyor!.
İlk 400’de maksimum 55’lerde koşacaksınız ve sonraki 400’de de kesilmeden 58 altında bitireceksiniz.
Çek atlet 43 senedir en tepede duran rekoru kırdığında
Kratochvílová yaklaşık 28 saniyelik dört 200’lük koşmuştu: 28.3 + 28.5 + ~28.5 + ~28.0 = 1:53.28
Ama insan fizyolojisini çöpe atan; yarışın ikinci 400’ü 56.46, ilk 400’ü ise 56.82 idi. Bu da, 0.36 saniyelik negatif split demek.
Daha da çarpıcısı, yarışın son bölümünde hızını giderek artırdığı: son turdaki 100 metrelik bölümleri yaklaşık 14.6 → 14.1 → 14.0 → 13.8 şeklinde hızlandı. Son 100’de yaklaşık 13.8 koşmuştu!.
Laktak En Önemli Kelime
“Laktat birikir ve atlet yanar” şeklindeki klasik anlatım fazla basit. Bu rekoru tarihe gömecek 800 metreci: çok yüksek laktat üretme kapasitesine ve aynı zamanda laktati dolaşıma aktarma/uzaklaştırma kapasitesine sahip olmalı.
Bu nedenle son 200 metrede “bacaklarım kilitlendi” noktasına ne kadar geç gelindiği kritik (keşke hiç gelinmese ama biyolojik olarak imkansız).
Son düzlükte, hatta mümkünse 600’lerle beraber çok güçlü bir sprint motoru da şart yani sadece ham hız da yetmez.
Bu mesafe tam bir bilim, matematik aynı zamanda…
Aynı hızı daha düşük enerji maliyetiyle üreten yani;
daha iyi adım mekaniği,
daha iyi elastik enerji kullanımı,
daha az gereksiz dikey hareket,
daha iyi gövde stabilitesi,
daha etkili yere basis kusursuza yakın olmalı!.
Hele de 800 metrede bunun değeri inanılmaz. Çünkü yarışın mesela son 150 metresine geldiğinde: %1 bile daha ekonomik olabilmek, son düzlükte daha fazla enerji rezervi anlamına geliyor. Bunu biz değil, bilim söylüyor yani tescilli diye belirtelim!.
Dünya rekoru için kusursuz pacing gerekiyor düz mantıkla…
Çünkü 800 metrede çok hızlı başlamak, metabolik olarak ağır bir borç yaratabilir. Ama fazla yavaş başlamak da geri dönüşü zorlaştırır.
200 → kontrollü/agresif
400 → 55 civarı
600 → maksimum 1:25
son 200 → maksimum 28 saniye
Burada amaç: İlk 400’de yarışın içine girmek değil, son 200’e hala mekanik olarak sert bir deparla koşabilecek durumda girmek.
** Pacing, bir sporcunun uzun mesafeli koşu, yürüyüş veya yüzme gibi dayanıklılık gerektiren yarışlarda enerjisini ve hızını mesafe boyunca dengeli bir şekilde dağıtma stratejisidir.
Bu duvar artık aşılmaz görünmüyor. Ne zaman kırılacak?
Ama belki de asıl çarpıcı nokta şu: Bu duvar artık aşılmaz görünmüyor. Tam tersine, 43 yıldır ayakta duran dünya rekoru bugün ilk kez gerçekten nefes mesafesinde.
Bizim tahminimiz ise oldukça net: En geç 1-2 yıl içinde kadınlar 800 metresinin 43 yıllık duvarı yıkılacak!.
Ve o gün geldiğinde yalnızca yeni bir dünya rekoru izlemeyeceğiz.
Atletizm tarihinin en uzun ömürlü rekorlarından birinin kapanışına ve kadınlar 800 metresinde yeni bir çağın başlangıcına tanıklık edeceğiz.
