Kansas’ta Bir Efsane Yazılıyor: Salvador Perez, George Brett’i Geride Bıraktı
Bugün rotamız Kansas. Daha doğrusu, Kansas City Royals tarihine adını altın harflerle yazdıran bir isim var gündemimizde: Ele avuca sığmayan enerjisi, bitmeyen tutkusu ve yıllardır sırtladığı takımıyla Salvador “Salvy” Perez.
Salvy, dün (25 Temmuz) kariyerindeki 318. home run’ı yaparak George Brett’e ait Kansas City Royals kulüp rekorunu kırdı. Perez’in tek sayılık (solo) home run’u, Royals’ın Detroit Tigers’ı 3-2 mağlup ettiği karşılaşmada geldi.
Royals 2-1 gerideyken, yedinci vuruşun (inning) başında sahneye çıkan Perez, Kyle Finnegan’ın atışını değerlendirerek sol dış sahadaki Tigers bullpen’inin üzerinden geçen 401 feet (yaklaşık 122 metre) uzunluğunda bir home run’a imza attı.
Rekorun statta anons edilmesinin ardından Comerica Park tribünleri Perez’i ayakta alkışladı.
Kulübün sosyal medya hesaplarında home run’un ardından paylaşılan video mesajında konuşan George Brett, tam 40 yıl boyunca elinde tuttuğu kulüp rekorunu Perez’e devretti (9 Nisan 1986).
Salvy artık resmen Kansas City Royals tarihinin en fazla home run atan oyuncusu. Neredeyse Royals tarihi boyunca George Brett’le özdeşleşmiş bu rekoru kırmak, istatistikten çok daha fazlasını ifade ediyor.
İşin en ilginç tarafı ise bundan 10-15 yıl önce böyle bir senaryoyu neredeyse kimsenin yazamayacak olmasıydı.
O yıllarda Salvador Perez, hücumuyla değil savunmasıyla öne çıkan genç bir yakalayıcıydı. Royals’ın altyapısı ise dönemin en çok konuşulan sistemlerinden biriydi. Her sezon “underdog” olarak görülen, mütevazı kadrosuyla önce üst üste iki Amerikan Ligi şampiyonluğu, ardından da Dünya Serisi zaferi yaşayan o Royals takımını bugün hala hayranlıkla hatırlıyoruz.
Ancak işin ilginç yanı, o dönemde geleceğin yıldızları sıralandığında Salvy’nin adı çoğu zaman ilk akla gelen isimlerden biri değildi.
Liste genellikle Eric Hosmer, Wil Myers, Mike Moustakas, John Lamb, Mike Montgomery, Christian Colon, Danny Duffy gibi isimlerle başlıyordu. O dönemin otoriteleri Salvador Perez’i iyi bir savunmacı olarak görüyor, ama kilosunu da gelişiminin önündeki en büyük engellerden biri olarak gösteriyordu.
Tek büyük beklenti şuydu: Eğer Wil Myers dış sahaya geçirilirse — ki öyle de oldu — Perez uzun yıllar Royals’ın ana yakalayıcısı olabilirdi.
Oldu da! Ama kimse onun bir gün kulüp tarihinin en büyük home run tehdidine dönüşeceğini tahmin etmiyordu.
Ne vuruş mekaniği, ne fiziksel yapısı, ne de hızı buna işaret ediyordu. En fazla, topa sert vurabilen ve “gap power” denilen, iki dış saha oyuncusunun arasına düşen ekstra baz vuruşlarını üretebilen bir oyuncu olacağı düşünülüyordu.
Salvy ise beklentileri dinlemek yerine çalışmayı seçti. İlk üç sezonunda yüksek batting average yakaladı çünkü sürekli topa temas ediyor ve vurduğu topları sert çıkarıyordu. Sonrasında oyununu değiştirmeye başladı. Topu daha fazla havalandırdı, gücünü daha verimli kullanmayı öğrendi.
2017 ve 2018 sezonlarında 27’şer home run yaptı. Sonra her şeyi değiştirebilecek o dirsek sakatlığı geldi. Bir sezonu tamamen kaçırdı. Birçok kişi onun eski seviyesine dönemeyeceğini düşünüyordu.
Ama Salvador Perez kariyeri boyunca yaptığı şeyi yine yaptı: Beklentileri boşa çıkardı!.
Pandemi nedeniyle sadece 37 maç oynanan 2020 sezonunda 11 home run üretti. Ardından 2021’de adeta patlama yaşayarak 48 home run ile bir yakalayıcının bir sezonda ulaştığı en yüksek sayıya imza attı ve kariyerinin zirvesine çıktı.
Bugün geldiğimiz noktada Hall of Fame’i hak edip etmediği hala tartışılıyor olabilir.
Ama tartışılmayacak tek bir gerçek var. Salvador Perez, sahip olduğu yeteneğin her damlasını sonuna kadar değerlendiren oyuncuların en özel örneklerinden biri.
Belki herkes onu gelmiş geçmiş en yetenekli oyuncular arasında saymayacak. Ama çalışmanın, gelişmenin ve sınırlarını zorlamanın sembolü olarak anılacağı kesin.
Ve belki de Salvador Perez’in hikayesini özel yapan tam olarak bu.
Çünkü bazı oyuncular sahip oldukları yetenekle yıldız olurlar. Bazıları ise sahip oldukları yeteneğin her zerresini son damlasına kadar kullanarak efsaneye dönüşür.
photo: getty
