https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

BİSİKLETİN GELECEĞİ ÇOKTAN GELDİ GİBİ: TADEJ POGACAR

Okunması Gerekenler

Yugoslavya 1992’de dağıldı ama Yugoslav spor ekolü hiçbir zaman dağılmadı!.

Başta Sırbistan ve Hırvatistan olmak üzere, sadece 2 milyon nüfuslu Slovenya bile yetiştirdiği sporcularla dev ülkelere meydan okumaya devam ediyor.

Fabrika

Adeta bir sporcu fabrikasını andıran bu küçük ülke; futbolda Jan Oblak’ı, basketbolda Luka Doncić ve Goran Dragic’i, kayakta Tina Maze, Ilka Stuhec ve Peter Prevc’i, bisiklette ise Primoz Roglic’i dünya sporuna kazandırdı.

Ve şimdi o fabrikanın ürettiği en parlak eserlerden biri daha sahnede: Tadej Pogacar… Hatta bu ismi not edin; yalnızca bir yıldız değil; modern bisikletin yeni süper yıldızı, belki de bir dönemin en baskın ismi olmaya aday!

Keşif

Ljubljana yakınlarında düzenlenen bir U15 yarışını izlemeye giden genç milli takım antrenörü Andrej Hauptman’ın gözü, öndeki grubun 100-150 metre gerisinde tek başına pedal çeviren sarışın bir çocuğa takılır. İlk bakışta geride kalmış gibi görünen bu çocuk aslında öndeki gruba tur bindirmek üzeredir.

O gün, henüz 13 yaşındaki Tadej Pogacar’ın kariyerinde gerçek anlamda yolun başladığı gündür. Hauptman’ın dikkatini çeken genç yetenek kısa süre içinde Slovenya Milli Takımı’nın yetenek havuzuna dahil edilir.

Aslında ilk olarak daha 9 yaşındayken, antrenör Miha Koncilija tarafından keşfedilmişti. O’nun Rog Radenska kulübünde yarışmasını sağlayan isim de Miha idi. Ama bugün geriye dönüp bakıldığında, o günün yalnızca bir keşif hikayesi değil, bisiklet tarihinin yeni bir süper yıldızının ilk resmi sayfası olduğu çok daha net görülüyor.

Geçen sene TDF kazandığında, herkes şok olmuş ve bunun devamı konusunda şüpheleri vardı. Ama bu sene Paris topraklarında bir kez daha kazanarak artık rüştünü ispat etti genç Sloven!

L’Equipe dergisi ona (Orthodoks diye) Rus hükümdarlarına gönderme yaparak ‘Poga-tsar’ (Poga-Çar) derken, biz daha da ileri gidelim; neredeyse Merckx, Bernard Hinault ve Contador’un Voltranı oluşturmuş haline evrilecek bir potansiyel var karşımızda…

Genetik Mucize

Pogacar’ın en büyük silahı belki de bacaklarında değil, vücudunun toparlanma hızında gizli. Spor bilimcileri, genetik mirasının ona yüksek efor sonrası olağanüstü bir güç yenileme kapasitesi kazandırdığı görüşünde.

Rakipleri bir önceki günün yorgunluğunu taşırken, o ise ertesi sabah sanki yarışa yeniden başlıyormuş gibi pedal çevirebiliyor. Üç haftalık turlarda fark yaratan da zaten çoğu zaman tam olarak bu oluyor!.

Bu sporun en pik yaşlarının 23-28 arası olduğunu düşünürsek, anlayacağınız daha da son vitese takmadı bile genç Pogi!

Harika bir 2021

Sadece Tour de France özeli değil, anıt yarışlarında da harika bir yıl geçirdi diyebiliriz. Il Lombardia ve Liège-Bastogne-Liège’in 2021 kazananı olurken, Tokyo Olimpiyatları’nda da yol yarışından bronz madalya kazanarak, bu genç yaşta olimpik podyuma çıktı.

En Büyük Gücü: Çok Yönlülüğü

Pogacar’ı rakiplerinden ayıran en önemli özellik, neredeyse her parkur tipinde kazanabilecek kapasiteye sahip (all around) olması. Uzun dağ etaplarında rakiplerini geride bırakabiliyor, zamana karşı etaplarda elit seviyede performans sergiliyor ve gerektiğinde kısa, patlayıcı finişlerde de söz sahibi olabiliyor.

Bu olağanüstü çok yönlülük, onu yalnızca Grand Tour’ların değil, tek günlük klasiklerin de doğal favorileri arasına yerleştiriyor.

Ancak tüm bu özelliklerin içinde en dikkat çekeni hiç kuşkusuz tırmanış yeteneği. Dik ve zorlu rampaları öylesine rahat tırmanıyor ki, bazen insan onu yokuş çıkarken değil de hafif eğimli, hatta yokuş aşağı bir yolda pedal çeviriyormuş gibi izliyor adeta…

Ve akabinde hemen şunu belirtmek lazım ki; çoğu iyi tırmanışçı zamana karşı etaplarda zaman kaybeder. Pogacar ise tam tersine: daha çok genç yaşına yani tecrübe eksikliğine rağmen; aerodinamik pozisyonu çok iyi, uzun süre yüksek watt üretebiliyor ve teknik virajları başarıyla dönüyor.

Pogi sadece güçlü değil

Aynı zamanda: rakiplerini de çok iyi okuyor. Ne zaman saldıracağını biliyor ve risk almaktan korkmuyor. Daha 21 yaşında birinden bahsediyoruz ki bu özellikleri olmasa, yani mental ve zeka anlamında da çok iyi olmasa, 3 haftalık hem de dünyanın en baskısı yüksek, en prestijli turunda 2 kez üst üste Tour de France kazanabilir miydi? İmkansız!.

Fazla uzatmadan; henüz 22 yaşında. İki Tour de France zaferi, iki anıt klasik, Olimpiyat madalyası ve sayısız rekor şimdiden kariyerine sığmış durumda. Üstelik bisikletçilerin en verimli dönemine daha yeni yeni yaklaşıyor.

Eğer ciddi bir sakatlık yaşamaz ve kariyerini gölgeleyecek (doping gibi) bir olayla karşılaşmazsa, önümüzdeki yıllar yalnızca Pogacar’ın birbiri ardına gelen zaferlerini değil, belki de modern bisiklet tarihinin yeni bir çağını anlatacak bizlere…

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: burak.belgen@abcspor.com

twitter: @BurakBelgen

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Son Haberler

MAG VE WAG; BİR JİMNASTİK İKİ AYRI DÜNYA

MAG ve WAG Nedir? Erkek ve Kadın Artistik Jimnastiği Arasındaki Farklar Artistik jimnastik, Olimpiyat Oyunları'nın en ilgi gören branşlarından biri....

Benzer Konular