Lily Parr: Yasakları Yıkan Kadın Futbol Efsanesi
20. yüzyılın başlarında İngiltere’nin Liverpool yakınlarındaki St. Helens kasabasında doğan Lily Parr, yalnızca kadın futbolunun değil, aynı zamanda LGBTİ+ spor tarihinin de en önemli isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Onu unutulmaz yapan yalnızca attığı yüzlerce gol değil; yasaklara rağmen vazgeçmeyen karakteri ve kimliğini saklamadan “korkusuzca” yaşayabilmesiydi!.
Futbola Erkeklerle Başladı
1905 yılında dünyaya gelen Lily Parr, yaşadığı bölgede kadın futbol takımı bulunmadığı için futbola erkek kardeşiyle birlikte erkek takımlarında başladı. Daha sonra kurulan St. Helens Kadın Futbol Takımı’na katıldı. Henüz 14 yaşındaydı.
Parr’ın futbola adım attığı yıllar, I. Dünya Savaşı’nın sürdüğü dönemdi. Erkeklerin cepheye gitmesiyle fabrikalarda kadın işçi sayısı hızla arttı. Birçok fabrika, çalışan kadınlardan oluşan futbol takımları kurdu. Bunlardan biri de dönemin en güçlü ekiplerinden Dick, Kerr Ladies idi.
St. Helens ile Dick, Kerr Ladies arasında oynanan maçta Parr’ın takımı 6-1 mağlup olsa da, genç futbolcunun performansı rakip takımın dikkatini çekti. Kısa süre sonra 10 şilin ve birkaç paket sigara karşılığında Dick, Kerr Ladies’e transfer oldu.
Rekorlar Kıran Bir Yıldız
Lily Parr, yeni takımındaki ilk sezonunda tam 43 gol attı. O sırada henüz 16 yaşındaydı.
Kadın futboluna ilgi her geçen gün büyüyordu. Bunun en çarpıcı örneği ise 26 Aralık 1920’de yaşandı. Dick, Kerr Ladies’in Everton’ın Goodison Park Stadı’nda oynadığı karşılaşmayı 53 binden fazla kişi tribünden izledi, yaklaşık 12 bin taraftar ise stadyuma giremedi. Bu seyirci rekoru, tam 92 yıl boyunca kırılamadı.
FA’nın 50 Yıllık Yasağı
Kadın futbolunun gördüğü yoğun ilgi, İngiltere Futbol Federasyonu’nu (FA) rahatsız etti. Önce kadınların büyük statlarda oynaması engellendi. Ardından 1921 yılında federasyon şu açıklamayla kadın futbolunu yasakladı:
“Futbol oyunu kadınlar için uygun değildir ve teşvik edilmemelidir.”
Bu karar, kadınların federasyona bağlı sahalarda futbol oynamasını tam 50 yıl boyunca engelledi.
Ancak bu yasak Lily Parr’ı durduramadı.
Yasaklara Rağmen Futbola Devam Etti
Parr, İngiltere’deki engellere rağmen futbol oynamayı sürdürdü. Kadın ve erkek takımlarına karşı maçlara çıktı, Amerika başta olmak üzere birçok ülkeye turnelere katıldı.
Güçlü sol ayağıyla tanınan Parr’ın, topa birçok erkek futbolcudan daha sert vurduğu söylenirdi.
Yaklaşık 32 yıllık kariyerinde 1.000’e yakın gol atan Lily Parr, futbolun yanı sıra kriket ve hokey de oynadı. Azmi ve yeteneği sayesinde İngiliz kadın futbolunun gelişiminde öncü isimlerden biri hâline geldi.
Sadece Bir Futbolcu Değildi
Lily Parr’ı özel yapan yalnızca sahadaki başarıları değildi.
O, aynı zamanda açık kimliğiyle yaşayan ilk sporculardan biriydi. Lezbiyen olduğunu hiçbir zaman gizlemedi ve uzun yıllar hayat arkadaşı Mary ile birlikte yaşadı. Döneminin toplumsal baskıları düşünüldüğünde bu tavrı oldukça cesurdu.
Bu yönüyle bugün yalnızca kadın futbolunun değil, dünya genelindeki LGBTİ+ sporcuların da ilham aldığı öncü isimlerden biri olarak görülüyor.
Geride Bıraktığı Miras
Lily Parr, 1978 yılında 73 yaşındayken kanser nedeniyle hayatını kaybetti.
Ancak bıraktığı miras yaşamaya devam ediyor. Manchester’daki Ulusal Futbol Müzesi’nde heykeli bulunan ilk kadın futbolcu oldu. Hayatı ayrıca Elizabeth Dale’in yazdığı ve Carolina Coroa’nın resimlediği bir çizgi romana da konu edildi. Böylece yeni nesiller de onun hikâyesini tanıma fırsatı buldu.
Son Söz
Lily Parr, yalnızca attığı gollerle değil; kadınların futbolda yer alabilmesi için verdiği mücadele, yasaklara rağmen vazgeçmemesi ve kimliğini saklamadan yaşayabilmesiyle spor tarihine adını yazdırdı.
Bugün kadın futbolunun ulaştığı noktada, onun gibi öncü isimlerin açtığı yolun büyük payı bulunuyor. Lily Parr’ın hikâyesi, sporun yalnızca kazanmak değil, eşitlik ve cesaret için de mücadele etmek olduğunu hatırlatmaya devam ediyor.
