https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

EN GENÇ ŞAMPİYON MICHAEL CHANG, TENİSİN SESSİZ DEHASI

Okunması Gerekenler

1980’lerin sonunda tenis dünyası güç tenisinin yükseliş dönemindeydi. Uzun boylu, sert servis atan oyuncular oyuna hükmediyordu. Tam bu dönemde, yalnızca 1.75 boyunda, sakin karakterli bir genç ortaya çıktı: Michael Chang.

1989’da henüz 17 yaşındayken French Open’i kazanarak tenis tarihinin en genç erkek Grand Slam şampiyonu oldu. Ama Chang’ın hikayesi sadece “genç şampiyon” olmaktan çok daha derin!

Chang’ın o epik turnuvasa başarısını ekstra özel yapan şey:

Roland Garros gibi fiziksel olarak çok zor bir turnuvayı kazanması,
Turnuva sırasında başta 4. turda Ivan Lendl, finalde Edberg gibi efsaneleri elemesi,

Ve bunu 17 yasında yapmasıydı. Özellikle Lendl maçındaki meşhur underarm servis hala tenis tarihinin ikonik anlarından biri sayılır. O puan tenis tarihinin psikolojik savaş örneklerinden biri kabul edilir.

Fiziksel olarak “dezavantajlı” görülüyor, koçlar uzun süre onun Grand Slam kazanamayacağını düşünüyordu çünkü:

çok kısa buluyorlardı,
servisi yeterince güçlü değildi,
fiziği dönemin standartlarına göre zayıftı.

Chang ise hız, dayanıklılık ve inanılmaz savunma becerisiyle sistemi kırdı.

Bugünkü savunma odaklı modern tenis stilinin öncülerinden biri sayılır ki Nadal’dan önceki “topspin canavarı”ydı.

Bugün Rafael Nadal ile özdeşleşen yüksek topspinli ağır forehand anlayışını 90’larda Chang çok yoğun kullanıyordu. Özellikle toprak kortta rakipleri sürekli geriye itiyordu.

** Kariyeri boyunca başka bir Grand Slam kazanamadı!

İlginç şekilde Roland Garros şampiyonu olmasına rağmen toprak harici hiçbir zaman aynı başarıyı yakalayamadı. En iyi dereceleri bir kez daha RG, Avustralya Açık ve US Open finalleriydi. 1995 yılı Fransa Açık finalini Thomas Muster’a, 1996 Avustralya Açık finalini Boris Becker’e, 1996 yılı ABD Açık finalini Pete Sampras’a kaybetti.

Cim kort onun savunma stiline tam uymuyordu ve Wimbledon’da çeyrek final ötesini göremedi!.

Hiçbir zaman çok popüler olmadı, medyatik biri değildi çünkü sessiz karakteri yüzünden “underrated” kaldı.

Agassi’nin karizması, Sampras’ın dominasyonu, Courier’nin sertliği arasında Chang daha geri planda kaldı. Ama dünya 2 numarasına çıktı, 34 ATP turnuvası kazanıp, yıllarca elit seviyede kaldı.

Birçok tenis tarihçisi onu “90’ların en az konuşulan büyük oyuncusu” olarak görür.

** Michael Chang neden özel?

Çünkü fiziksel olarak ideal görülmeyen bir oyuncunun:

disiplin,
kondisyon,
mental dayanıklılık
ile tenis devlerini yenebileceğini gösterdi.

İnanılmaz ayak hızı ve çift el backhand kalitesi ile nam salmış Speedy lakaplı raket, 1990 senesinde Davis Cup kazanan Amerika takımının da parçasıydı.

Son Haberler

KONFERANS LİGİ FİNALİ, PALACE MI KAZANIR RAYO MU ?

Avrupa Ligi finali için yaptığımız tahminlerin ardından, bugün de gözlerimizi Konferans Ligi finaline çeviriyoruz; Crystal Palace vs Rayo Vallecano... Açık...

Benzer Konular