https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

KÖPRÜ ALTINDA BAŞLAYAN BİR ARJANTİN MASALI: ARSENAL DE SARANDI

Okunması Gerekenler

Futbolun En Çılgın Arjantin Masalı: Arsenal de Sarandí

Dünya futbol tarihi, milyarderlerin satın aldığı yapay projelerle dolu olsa da, asıl büyü her zaman sokakların, imece usulünün ve inatçı hayallerin eseridir. Arjantin’in Buenos Aires sokaklarında, ortada tek bir kuruş ya da doğru düzgün bir tesis bile yokken kurulan bir kulüp var ki; hikayesi tam anlamıyla “yoktan var olmanın” romanıdır: Arsenal de Sarandí.

1957 yılında Sarandí mahallesinin gençleri, omuzlarında futbol tutkusu ama ceplerinde sadece hayalleriyle bir araya geldiler. Ellerinde ne profesyonel bir altyapı vardı ne de kulüp binası. Tek bildikleri şey, mahallelerinin Arjantin futbol haritasında hak ettiği yerde olmadığını düşünmeleri ve kendi efsanelerini yaratma isteğiydi.

Adını İngiliz devinden, açık mavi rengini aynı bölgenin ekibi Racing Avellaneda’dan, kırmızısını hem İngiliz Arsenal’inden hem de ezeli komşu Independiente’den, amblemindeki ve formasındaki kırmızı çapraz şeridi ise River Plate’den alan Arsenal de Sarandí; adeta eski bilgisayarlar gibi Arjantin futbolunun en ikonik parçalarını bir araya getiren “toplama” ama bir o kadar da özgün bir mahalle efsanesidir!.

Peki Bu Çılgın Gençler Kulübe Neden Arsenal Adını Verdi?

Cevap tamamen bir hayranlık ve özenme hikayesiydi. O dönem Avrupa’da fırtınalar estiren İngiliz devi Arsenal’in büyüklüğüne özeniyorlar, Arjantin’in köklü devlerinden Racing Club’a da büyük bir sempati duyuyorlardı.

Ortada İngiltere ile hiçbir bağları yokken, sırf o büyük kulübün adını yaşatmak için takımlarının adını “Arsenal de Sarandí” koydular. Hatta kulübün o ikonik renkleri de bu hayranlığın eseriydi; Racing’in açık mavisi ile Arsenal’in kırmızısı birleştirildi ve bugünkü tescilli renkler doğdu!

Başlangıçta tamamen mahalleli çocukların omuzlarında yükselen bu amatör ruh, zamanla devasa bir direniş hikayesine dönüştü. Büyük kulüplerin gölgesinde kaybolup gitmesi beklenen o küçük mahalle takımı; inatla, dişiyle tırnağıyla Arjantin’in en alt liglerinden tırmanmaya başladı.

Yıllar sonra birinci lige kadar yükselen El Viaducto (Viyadük), bununla da yetinmeyip Güney Amerika’nın en prestijli kupalarından biri olan Copa Sudamericana’yı havaya kaldırdı.

Neden “El Viaducto”?

Bu lakabın verilmesinin sebebi, tamamen kulübün stadının coğrafi konumuyla ilgilidir.

Takımın iç saha maçlarını oynadığı 16.300 kapasiteli Estadio Julio H. Grondona stadyumu, Sarandí mahallesindeki büyük bir otoyol viyadüğünün (köprülü geçidin) hemen yanında yer alır.

Stadyumun bu devasa viyadüğün gölgesinde, onun bitişiğine kurulmuş olması kulübe bu unutulmaz ismi kazandırmıştır.

Devleri Deviren “El Arse”

İspanyolcadaki ilk hecelerinden (Ar-se) üretilmiş pratik bir kısaltma olarak anılan El Arse, kısa sürede tribünlerin sevgilisi haline geldi.

Arjantin’de “Los Grandes” (Büyükler) olarak adlandırılan Boca Juniors, River Plate, Racing, Independiente ve San Lorenzo gibi devasa bütçeli kulüplerin arasında, Sarandí gibi ufak bir mahalle takımının lig şampiyonluğu (2012 Clausura) kazanması futbol dünyasında mucize olarak görülmüştü.

Buenos Aires eyaletine bağlı Avellaneda Partido sınırları içinde yer alan Sarandí kasabasının/mahallesinin nüfusu yaklaşık 60.000 civarındadır.

Arjantin standartlarına ve devasa metropollere göre oldukça mütevazı ve küçük bir yerleşim yeridir. Zaten kulübün büyüklüğüne kıyasla başardığı hikayenin “mucize” olarak nitelendirilmesinin en büyük sebebi de bu yerel ve küçük demografik yapıdır.

Stadyumun Tribününde Ev Var!

“El Viaducto” lakaplı stadın en ikonik ve absürt özelliklerinden biri hiç şüphesiz mimarisidir. Stadyumun arkasındaki köprü ve viyadüğün yanı sıra, bazı tribünlerin hemen arkasında normal yerleşim evleri ve binalar yer alır.

Hatta bazı evlerin balkonlarından doğrudan maçı izlemek mümkündür. Bu durum, Arjantin futbolunun o mahalle ve sokak içindeki samimi dokusunun en somut kanıtıdır.

Kuruculardan Biri Arjantin Futbolunun En Kudretli Adamı Oldu

Takımın 1957 yılındaki kurucularından ve ilk başkanlarından biri olan Julio H. Grondona, Arjantin futbol tarihinin en dominant figürlerinden biridir.

Arsenal de Sarandí’yi mahalle arasında kurduktan sonra basamakları hızla tırmanan Grondona; tam 35 yıl boyunca Arjantin Futbol Federasyonu’nun (AFA) başkanlığını yaptı ve uzun süre FIFA’nın başkan yardımcılığını yürüttü. Stadın adı da zaten bu isme (Estadio Julio H. Grondona) verilmiştir. Yani mahalle arasından çıkan bir vizyon, dünya futbolunu yöneten koltuğa kadar oturmuştu.

Buenos Aires’in tozlu sokaklarında Avrupa devlerine duyulan hayranlıkla kurulan bu sahte mahalle takımı, futbolun o romantik ve asi yüzünün yaşayan kanıtıdır. Arsenal de Sarandí, modern futbolun milyar dolarlık endüstrisine karşı bir banliyö takımının, doğru yönetim ve tutkuyla neler başarabileceğinin canlı kanıtıdır.

Eğer bir gün yolunuz Buenos Aires’e düşerse, lüks stadyumların ötesine geçip Sarandí’deki viyadüğün altına uğrayın. Çünkü futbolun gerçek ruhu bazen tam olarak o köprülerin altında gizlidir!.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

SARI-KIRMIZI İLE YEŞİL-BEYAZIN KAVGASINDAN BORDO-MAVİ BİR EFSANEYE

Bugün tüm Türkiye’ye yayılan o asi, gururlu ve kavgacı futbol tutkusunun kökleri, bir stadyumun yeşil çimlerinden ziyade Trabzon’un tozlu...

Benzer Konular