1 asıra yaklaşan Dünya Kupası tarihinde yüzlerce kupa kazanmış, final oynamış futbolcular var ama arka arkaya 2 Dünya Kupasında 2 Ayrı Ülke ile final oynayan sadece 1 tane; Luis Monti!
Bunu daha da çarpıcı kılan ise iki finalde de ölüm tehditleri almış olmasıydı. “1930’da kazanırsan, 1934’te ise kazanamazsan” tehditleri arasında 2 final görmüştü!.
O zamanlar Brezilya piyasayada yok. Latin Amerika dendiğinde; Uruguay ve Arjantin en büyük ve ezeli rakipler. Zaten komşu ülkeler, coğrafi konumdan dolayı bölgesel bir rekabet de söz konusu.
İlkine Uruguay’a ölüm tehditleri altında, 2-1 önde girdikleri devre arası sonrası maçı 4-2 kaybetmişler ama bir sonrakinde İtalya ile en büyük kupaya ulaşmıştı Doblo Ancho (çift geniş) lakabıyla bilinen futbolcu. Sahadaki heybetli durusu, fiziksel gücü ve sarsılmaz savunma yapısı nedeniyle bu isim ona yapışmıştı.
1930 Dünya Kupası sonrası Juventus’a transfer olup İtalyan vatandaşlığını almıştı. 4 kez Scudetto kazanan kadronun da temel taşlarından biriydi savunma oyuncusu ya da defansif orta saha diyelim… Görev adamı sözünün adeta sözlük karşılığı olan, tam bir görünmeyen askerdi sahadaki oyun stili ile…
1930’ların İtalya’sının faşist lideri Mussolini, kökleri İtalya’ya dayanan Monti’nin Dünya Kupası’nda Gök Mavililer adına forma giymesini istemişti. Arjantin’le kupayı kazanmaması için tehditler alan Monti, bu kez ise İtalya ile “Mussolini’nin hışmına uğramamak için” finali kazanmak zorundaydı. Ve başardı…
Hem iki farklı ülke adına Dünya Kupası finali gören tek oyuncu olarak tarihe kazındı hem de kendini kurtardı.
Luis Monti’nin hikayesi, futbolun ne kadar dramatik, bazen de ölümcül bir oyun olabileceğini hatırlatıyor bizlere.. Sahadaki her mücadele sadece bir spor mücadelesi değil, aynı zamanda bir seçim, yaşam mücadelesi de olabiliyor bazen, Monti örneğinde olduğu gibi!.
