Niş sporları sevenler için en ilginç karşılaştırmalardan biridir: 501 mi, 147 mi?
Biri snooker’da, diğeri dartta maksimumu ifade eden bu iki zirve performansın kıyaslamasının bilimsel anlamda somut ve net bir cevabı yok. Çünkü iki başarı da kendi dinamikleri, teknik gereklilikleri ve psikolojik baskı düzeyi içinde değerlendirilmeli gereken sporlar…
Snooker’da 147, kusursuz pozisyon oyunu ve 36 hatasız vuruş gerektirirken; dartta 501’i 9 dartta bitirmek, milimetrik hedef hassasiyeti ve yüksek tekrar istikrarı istiyor.
İki disiplin de hata toleransı olmayan, elit seviyede ustalık gerektiren performanslar yani sonuç olarak; mesele hangisinin “daha zor” olduğundan çok, hangi sporun doğasına daha fazla hayran kaldığınızla ilgili biraz sanki…
Kağıt üzerinde fazlasıyla zor görünse de, global figürlerin bazıları için bu seviye artık neredeyse otomatiğe bağlanmış durumda. Bugüne dek 70’ten fazla sporcu bu eşiği geçmeyi başarırken, resmi turnuva tarihindeki ilk 147 için 1982’de Steve Davis’e gidiyoruz.
** Maksimum Seri (147) Hesabı
Kırmızı + Siyah Kombinasyonu
Her kırmızıdan sonra en yüksek değerli renk olan siyah (7 puan) tercih edilir.
15×(1+7) = 120 puan. Buraya kadar kusursuz pozisyon oyunu şarttır.
Renklerin Temizlenmesi
Tüm kırmızılar bittikten sonra renkler değer sırasına göre masadan kaldırılır:
Sarı (2), Yeşil (3), Kahverengi (4), Mavi (5), Pembe (6), Siyah (7)
Toplam: 27 puan
Nihai Toplam: 120+27= 147 ve bunun gerceklemesi icin: 36 hatasız pot ve sıfır hata toleransı!
Dart’a geçtiğimizde ise alınabilecek en yüksek performans, 501’i 9 dartta kusursuz şekilde bitirmektir.
Burada oyunun kendine has, “tersten” işleyen bir matematiği vardır:
501 başlanılan puandır ve hedef 0’dır. Yani ulaşılacak değil, sıfırlanacak bir toplam söz konusu!
Kafa karıştırmadan özetlersek;
Her oyuncu 501 puanla başlar. Her turda 3 ok atılır ve atılan puanlar toplamdan düşülür.
Oyun mutlaka bir double ile bitirilmelidir.
Mükemmel senaryoda ise tablo şöyledir:
ilk tur: 180
ikinci tur: 180
son tur: 141
Toplam: 501
9 atış ve milimetrik hassasiyet!
John Lowe, 13 Ekim 1984’te düzenlenen World Matchplay turnuvasında, tarihteki ilk televizyon yayınlı 9 dart finish’i gerçekleştirerek adını spor tarihine yazdıran isim.
Hangisinin daha zor olduğu konusu elbette göreceli. Ama oyumu söyleyeyim; Dartseverler kızmasın, benim tercihim snooker’dan yana.
“Neden?” diye soranlara cevabım oldukça düz bir mantığa dayanıyor:
Birinde kusursuz 9 atış gerekiyor, diğerinde ise tam 36 hatasız pot.
Üstelik snooker’da her vuruş bir sonrakinin hazırlığı. Pozisyon kaçtı mı seri biter. Baskı her top sokulduğunda artar. Masadaki mesafe, açı, tempo, psikoloji… Hepsi aynı anda kontrol edilmek zorunda.
Dartta 9 dart finish olağanüstü bir hassasiyet ister; ama 147, hem teknik hem stratejik hem de zihinsel süreklilik gerektirir.
Bu arada tarihte “hiç ikisini birden başarabilen oldu mu” diye soran kesin olacaktır. Şimdiden cevaplayayım; evet Shaun Murphy.
The Magician (büyücü) lakaplı efsane snooker sampiyonunun, golfte topu tek vuruşta içeri göndermek anlamındaki ‘Hole in one” e bile click atarak kutsal üçleme yaptığını düşünürsek, ileride bir yazı da tarihte bunu ilk ve tek başaran ikonik yıldıza gelsin.
Yazarın diğer yazıları için tıklayın
mail: burak.belgen@abcspor.com
twitter: @BurakBelgen

