https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

KENYA’DAN SEUL’E; PETER RONO VE UNUTULMAZ 1500 M ZAFERİ

Okunması Gerekenler

Birbirinden ilginç hikayenin yazıldığı 1988 Seul Olimpiyatları’nda, bir yenisi de 1500 metre finalinde gerçekleşmişti.

Genç bir Kenyalı atlet, tüm favorileri geride bırakarak tarihe adını yazdırmıştı; Peter Rono.

31 Mayıs 1967, Kenya doğumlu orta mesafe koşucusu, yarış favorileri arasında Dünya Şampiyonu Steve Cram, bir başka İngiliz Peter Elliott, İspanyol Jose Manuel Abascal ve Faslı Said Aouita gibi isimlerin olduğu finalde, 1’e 30 oran veriliyordu şampiyonluğuna..

Rono, başlangıçta temkinliydi ve liderlerin temposunu takip etti. Rono, ne en gerilerde ne de tavşan atlet misali en önde, pistin ortasında pozisyonunu aldı. Rakiplerin hemen arkasında koşması çok doğru bir stratejik hamleydi ki bu taktik, hem hava direncini azaltır hem de rakiplerin yorgunluklarını gözlemleme imkanı verir.

Rono, sakin ve kontrollü bir şekilde tempoyu izledi, enerjisini son tur için sakladı. Son 200 metrede yaptığı müthiş sprint ile öne geçti ve son 100’de temposunu koruyarak altın madalyayı kazandı.

Madalya adayları arasında bile adayı geçmeyen genç bir Afrikalı, tarih yazmıştı podyumun en tepesine çıkarak!..

Kenya atletizminin alametifarikası bildiğiniz üzere uzun mesafeler. Ama Rono, Seul’e gitmeden önce yüksek irtifa kamplarında yoğun bir hazırlık yapıp çok fit gelmişti Güney Kore’ye..

Yarış sırasında panik yapmaması ve sakin adımları da sprinti için kritik rol oynadı. 21 yaş 62 günlükken 3:35.96 ile kazandığı yarış, altın harferle geçiriyordu tarihe şampiyon sporcuyu.

St. Patrick’s High School (Iten, Kenya) okulunda, ülke atletizmine çağ atlattıran Colm O’Connell tarafından eğitildi ki bu okul ünlü Kenyalı mesafe koşucularını yetiştiren merkezlerin en önemlisi…

Ama tek atımlık barut gibiydi bu olimpiyat zaferi. 1989’da İsviçre’de kariyerinin en iyi derecesi (3:34.54) ile koştu ama dünya sıralamasında sadece 11. olabildi.

Kenyalı atletler, özellikle o dönemde, Olimpiyat sonrası profesyonel koşu sistemine tam olarak entegre olamıyordu. Sponsorluk ve düzenli yarış planlaması sınırlıydı, bu da uzun süreli profesyonel kariyeri zorlaştırıyordu.

Buna erken yaşta geldiği en tepe zirve, motivasyon kaybı da eklenince, 1992’de atletizmi bırakıp eğitimine ve sonrasında iş hayatına odaklandı, yani sporculuk kariyeri kısa sürdü.

Son Haberler

MEL BLOUNT RULE-1978, NFL’DE AKIŞI DEĞİŞTİREN OFANS DEVRİMİ

Mel Blount Rule (1978) genelde “savunmaya vurulan kelepçe” diye anlatılır ama arka planda pek konuşulmayan epey detay var. Öncelikle Mel...

Benzer Konular