Batı Almanya’nın o zamana kadar yetiştirdiği belki de en iyi atlet olan Harald Schmid, Berlin’de Amerika’nın süper yıldızı gözüyle bakılan son olimpiyat şampiyonu Edwin Moses’i 26 Ağustos 1977’de geçerek büyük yankı uyandırmıştı. Bu yarıştan sonra ikili arasında tatlı bir rekabet başladı diyebiliriz, ama zamanla tek taraflı maça dönmüştü bu düello…
Katıldıkları neredeyse bütün yarışlarda (eğer Moses yoksa) kazandı. Berlin yarışından sonra ki ilk yarışta Moses, Schmid’i geçmişti. Bu başarı, Amerikalı adına 9 yıl, 9 ay, 9 gün sürecek 122 yarışlık yenilmezlik serisinin başlangıcıydı. 21 yaşındaki Amerikalı atlet Danny Harris, 47.56 saniyelik derecesiyle Madrid’deki yarışta artık 32 yaşına gelen Moses’i mağlup etmiş (4 Haziran 1987), tarihi seri de böyle sona ermişti.
Schmid, bu süre zarfında kendi rekorunu tam 7 kere geliştirdi, ama karşısında insanüstü bir atlet, 1976 ve 84 Olimpiyatları’nda da kazanan Moses vardı. 1980 Moskovayı ABD boykot etmemiş olsa, çok büyük olasılık orada da kazanan o olacaktı.
Tarihin bu mesafedeki en iyisi 1980 Olimpiyatları’nda yoktu dedik ama maalesef Schmid de yoktu (Batı Almanya da boykota katılan ülkelerdendi) Moskova’da. Ve bu boykotu ona belki de kariyerindeki en eksik halka olan olimpiyat altınını kaçırması anlamına geliyordu!..
Avrupa’da fırtınalar estiren ve sayısız altın madalya kazanan Schmid, ne yaptı ettiyse de kariyerinde Moses’i sadece 1 kere geçebildi.
Moses bugün bile 400 metre engellide tüm zamanların en iyi derecelerinden birine sahip. 47.02’lik rekorunu da tam 16 yıl kimse kıramamıştı. Bazı sporcuların da şansızlığı bu olsa gerek. Öyle bir Superman’ denk gelirsiniz ki; Usain Bolt, Armando Duplantis, Naim Süleymanoğlu vs vs gibi… ağzınızla kuş tutsanız nafile!
Kariyerinize 5 Avrupa Şampiyonluğu, sayısız dünya ve olimpiyat madalyası da olsa, Harald Schmid örneğinde olduğu gibi…
