Dünya Kupası Fransa 98 özelinde akla gelen ilk maçlardan biri; Amerika vs İran maçıdır!. Maç sadece bir spor müsabakası değil; iki ülke arasındaki derin siyasi gerilimin gölgesinde, adeta “90 dakikalık barış” olarak anılmıştı.
1 şubat 1979 tarihinde İran halkı yeni bir dünyaya uyanmıştı… Ayetullah Humeyni 1 Şubat 1979’da Fransa’dan İran’a döndüğünde, Tahran Havaalanı’nda üç milyon İranlı karşılıyordu. Bu tarihi izleyen süreçte İran İslam Cumhuriyeti kuruldu. 1979’daki İslam Devrimi sonrası gergin seyreden iki ülke arasındaki ilişkiler dikkate alındığında, basit bir futbol maçından çok daha büyük, adrenalin dolu bir buluşma bekleniyordu. Basının da körüklemesi ise, durum adeta politikadan çıkıp din savaşına çevrilmeye çalışılsa da, sporun birleştiriciliği bir kez daha kendini göstermişti!.
Kuralara 2. torbadan katılan ABD ve 4. torbadan katılan İran F grubunda buluşmuşlar ve Stade de Gerland’da karşılaşacaklardı.
Tüm bu gergin bekleyiş, iki takım sahaya çıktığı anda dinmiş gibiydi. 22 oyuncunun hep beraber çektirdiği fotoğraf sonrası, 90 dakika da sorunsuz geçmiş, İran maçı Hamid Estili ile Mehdi Mahdavikia’nın golleriyle 2-1 kazanmıştı.
Gerçi birçokları için, skor dünya basınında pek de önemli değildi ama 21 Haziran’da Lyon’da oynanan maç, her anlamda tarihe geçmişti. Maçı yöneten İsviçreli hakem Urs Meier olurken, tribünlerde de 39.100 biletli seyirci vardı.
Skor dünya basınında değil ama İran yeni oluşumu ve halkı adına bir gurur vesilesi, bir maçtan çok daha fazlasıydı. Turnuvanın en büyük değil ama en anlamlı galibiyetini olmuştu İran adına…
Bu karşılaşma, sporun gerçekten de siyasetin ve ideolojilerin ötesine geçebileceğini gösteren en güçlü örneklerden biri olarak hafızalara kazındı. İran için ise bu galibiyet, sadece 3 puan değil; ulusal gurur, kimlik ve uluslararası sahnede var olma mesajıydı.
