Bugün bir boks maçı en fazla 36 dakika sürebiliyor; oysa bir zamanlar boksörler 70’ten fazla raund boyunca dövüşüyordu.
Peki boks nasıl oldu da bu kadar uzun maçlardan, 3 dakikalık raundlar ve 12 raundluk sınırın olduğu bugünkü sisteme geçti?
** Gelin başlayalım;
Boks raundları neden 3 dakika?
Bugünkü profesyonel boksta bir raund genellikle 3 dakika, raundlar arasındaki dinlenme ise 1 dakika. Fakat bu süre boksun başlangıcından beri böyle değildi.
Modern boksun erken dönemlerinde raundların sabit bir süresi bile yoktu. Özellikle 19. yüzyılın bare-knuckle (çıplak elle) döneminde raund, bir boksör yere düştüğünde sona eriyordu. İki boksörün kısa bir dinlenmeden sonra tekrar dövüşmesiyle yeni raund başlıyordu.
Bugünkü sistemin temelini atan önemli düzenlemelerden biri Marquess of Queensberry Kuralları oldu. 1867’de yayımlanan bu kurallar, raundlar arasında 1 dakikalık dinlenme öngörüyordu ve boksu daha standart hale getirdi.
Ancak önemli nokta şu: “3 dakika” kuralının tek bir günde, tek bir kişi tarafından icat edildiğini söylemek doğru değil. Zaman içinde profesyonel boksta standartlaştı.
Peki neden tam 3 dakika?
Burada internette sık rastlanan bir iddia var: “Boksörler 3 dakika dövüşebiliyor, çünkü insan vücudunun dayanabileceği ideal süre 3 dakika.” Ama bu kadar kesin konuşmak doğru değil!.
3 dakikanın ortaya çıkmasında gelenek, pratiklik, fiziksel dayanıklılık ve seyir zevki gibi çeşitli faktörlerin rol oynadığı düşünülüyor.
Yani 3 dakika, bilimsel olarak hesaplanmış “mükemmel” bir süre olmaktan ziyade, boksun tarihsel gelişimi içinde yerleşen bir standart.
Peki boks neden 12 raund oldu?
İşte burada çok daha dramatik bir hikaye var.
Eskiden profesyonel boks maçlarının 12 raundla sınırlandırılması diye bir şey yoktu. Hatta bazı maçlar onlarca, hatta 100’den fazla raund sürebiliyordu.
Bunun nedeni raundların bugünkü gibi üç dakikayla sınırlı olmaması değildi. Eski bare-knuckle maçlarında bir raund, genellikle bir boksörün yere düşmesiyle sona eriyordu. Sonrasında kısa bir dinlenme veriliyor ve dövüş devam ediyordu.
Bu nedenle maçlar inanılmaz uzun sürebiliyordu.
** Örneğin 1889’daki Sullivan–Kilrain maçı 75 raund sürdü.
Bu dönem, boksun ne kadar farklı olduğunu anlamak için mükemmel bir örnek.
15 raunddan 12 raunda
20.yüzyılda şampiyonluk maçlarında 15 raund uzun süre standart haline geldi.
Ancak 1982’de boks tarihinin en önemli olaylarından biri yaşandı.
Dünya hafif sıklet şampiyonu Ray Mancini ile Duk Koo Kim arasındaki WBA dünya şampiyonluğu maçı 14. raundda sona erdi. Kim ağır şekilde yaralandı ve maçtan birkaç gün sonra hayatını kaybetti.
Bu trajedi boks dünyasında büyük bir tartışma başlattı: 15 raundluk şampiyonluk maçları fazla mı uzun?
Bunun sonucunda WBA, şampiyonluk maçlarının 15 yerine 12 raund olmasına karar verdi.
Diğer büyük kuruluşlar da zaman içinde 12 raund sistemine geçti.
Böylece bugün profesyonel şampiyonluk boksunun sembollerinden biri haline gelen: 12 × 3 dakika formatı ortaya çıktı.
Bugün bir boks maçı başladığında herkes yaklaşık olarak ne göreceğini bilir: Üç dakikalık raundlar, bir dakikalık molalar ve en fazla 12 raund.
Ancak boksun ilk dönemlerinde böyle bir standart yoktu. Bazı maçlar saatlerce, hatta onlarca raund boyunca sürebiliyordu. Bugünkü 12 raundluk sistem ise yalnızca sporun gelişiminin değil, boks tarihindeki trajik bir dönüm noktasının da sonucu!
