DOĞU UN İMPARATORLUĞU’NUN FETHİ

20/12/2015

OZAN GULSENIKağıt üzerinde zor maç gözükmüyordu aslında Gençlerbirliği deplasmanı Fenerbahçe için. Çünkü rakip kadro kalitesi düşünüldüğünde bu maçın favorisi kesinlikle sarı-lacivertlilerdi.

Öte yandan, “Doğu Un İmparatoru” İlhan Cavcav (kendisinin Ankara’da 2 un fabrikası var) bu maç öncesi yine alışıldığı üzere teknik direktörünü göndermişti. Bu durumda takımlar 2 türlü reaksiyon gösterir: ya dağılırlar ya da onur mücadelesi yaparlar. Karşıdaki takım Fenerbahçe’yse ilk seçenek hiçbir zaman görülmemiştir. Hele geçmişte Ankara deplasmanında kaybedilen şampiyonluklar ve İlhan Cavcav’ın “Fenerbahçe” ve özellikle “Aziz Yıldırım sempatisi” düşünüldüğünde maçtan önce kağıt üzerinde yazanlara pek de bakılmaz.

fb gencler 5Fenerbahçe maça klasik 2 ön liberolu ve Diego’lu orta-saha düzeniyle başladı. Maç öncesi yine az pozisyon veren, bununla beraber az pozisyona girip kaliteli ayaklarıyla bunları gole çevirecek bir oyun vaadi vardı. Son birkaç haftadır Fenerbahçe’nin yukarı bir performansı çıplak gözle görülse  de hem kendine hem rakibe gösterilen kırmızı kartlar oyunun tam ve sağlıklı analizine pek de imkan vermemişti açıkçası. Dolayısıyla bu maçı şahsen merakla bekliyordum.

Maça baktığımızda da sürpriz birşey görmedik. Başlarda tutuk seyreden oyun, Nani’ye yapılan sert faule düdük çalmayan Mete Kalkavan’la hareketlendi. O dakika sonrası Fenerbahçeli oyuncular reaksiyon göstermeye başladılar ve oyunun hakimiyetini ele geçirdiler. Sonunda sağdan Markoviç’in ölümcül ortasına Fernandao kafayı vurdu ve Fenerbahçe 1-0 öne geçti. Böylece Süper Lig’de ilk yarının bitmesine 1 adım kala Markoviç ilk defa istatistiksel bir katkı sağladı takımına. İlk yarı yine Fenerbahçe’nin hakimiyeti ve kontrollü oyunuyla sona erdi.

fb gencler 2İkinci yarıdaysa arka arkaya kaçan golleri gördük yine sarı-lacivertliler adına. Öyle ki 45-65 arası maç 5-0 rahatlıkla olabilirdi. Rahatlıkla derken, bu pozisyonlarda Fenerbahçeli futbolcular da fazla rahatlardı sanki. Özellikle Diego gol pozisyonlarında sanki bir sniper tarafından vuruluyor ve bu yüzden topa istediği gibi hükmedemiyor, gücü bitiyor. Ben Pereira olsam bütün antrenmanlarda Amerikan futbolu egzersizleri yaptırırım ona. Bunun bir çözümü olmalı. Bir değil, iki değil, on değil…

Sonra Pereira’nın klasik değişiklikleri geldi. Diego’nun yerine Ozan, Markoviç’in yerine de Volkan girdi. Bu dakikadan sonra takımın akıcı oyunu orta sahada it dalaşına dönüştü. Ozan yine yanlış insanın yerine girdi her zamanki gibi. Jozef’in yerine girse (ki bunu bir defa test etti TD aslında ve iyi sonuç da aldı) oyun hem daha fazla akacak hem de takımın toplam yaratıcılığı artacak. Burada Ozan’a da kızıyorum maalesef. Diego’nun pozisyonuna giriyor diye futbol tabiriyle fazla inceci, ya da sanatçı rolüne bürünüyor ve yeterince savaşmıyor. Son dakikalarda bir Gençlerbirliği oyuncusunun ortasında sırtını dönüşü var ki tüm seyredenlerin yüreğini ağzına getirdi.

fb gencler 3Gençlerbirliği takımını anlamak mümkün değil. 1-0 yenik durumdayken 1 saat top oynadılar ama 1 defa Fenerbahçe kalesine gelmeye yeltenmediler kendi sahalarında. Hiçbir Süper Lig takımı bu kadar ezik olmayı hak etmiyor bence…

Maçın hakemi Mete Kalkavan’a gelirsek… Sanırım kendisine takımda kimlerin ceza sınırında olduğu söylenmiş. Çalınan-çalınmayan faullerle beraber, Diego ve Fernandao’ya yapılan iki penaltı var ki ben, İstanbul bölgesi hakemi olan Mete Kalkavan’ın yerinde olsam takımla aynı uçakla İstanbul’a dönmezdim…

Maçtan sonra “Doğu Un İmparatoru”nun demeçlerini dinledim. Yazık… İmparatorluk çökmüş hala meleklerin cinsiyetini tartışıyor. “Fenerbahçe gibi çok para harcamış bir takıma yakıştıramamış bu futbolu…” Burdan varislerine sesleniyorum: “Bu adam kafayı yemiş ve hüküm kabiliyetini kaybetmiş diye mahkemeye başvursanız tüm mal varlığını paylaşırsınız!”. Benden söylemesi…

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail : ozan.gulseni@abcspor.com

twitter : @ogulseni

 

YORUMLAR