Kılıçdaroğlu’nun sol parti lideri, Doğu Perinçek ve İşçi Partisi’nin solun da solu olarak algılandığı bir ülkede solcu olmak ‘’zor iş’’.

Sivas katliamı çığırtkanı Karamollaoğlu tarafından temsil ediliyor olmak da gösteriyor ki, muhafazakar olmak da bu ülkede ‘’zor iş’’.

Bülent Ersoy ve İbo’nun en saygın olarak görüldüğü, Nihat Doğan’ın kanaat önderi olarak programlara davet edildiği ülkede sanatçı olmak konusunu sizlere bırakıyorum.

Eli silah tutanla kalem tutanın aynı çoklu kerelerde müebbet cezası aldığı ülkede, fikrini kendine saklayabilme becerisi gösterebilmek bence ‘’en zor iş’’.

Üstün başarılarından dolayı kendisine plaket verilmesinden bir kaç ay sonra hakkında kırmızı bültenle arama çıkartılan savcının bağlı olduğu sisteme güvenmek başlı başına bir iş, demokrasinin her kafadan bir ses çıkıyor meselesi gibi algılandığı bir devlet anlayışında makam sahibi olanların kafalarına göre adalet dağıtmaları ise tamamen ‘’olağan bir iş’’.

Fatih Terim’in imparator olarak görüldüğü ülkede spor adamlığı da elbette ‘’zor iş’’, sarı-kırmızı cübbe giymiş Fetö himmetçilerince perde arkasından yönetilen Mhk’nın sürekli sahaya müdahale ettiği bir ülkede adınız Galatasaray değilse şampiyon olmak ‘’ziyadesiyle zor bir iş’’, Fenerbahçe’yi şampiyon yapmak ise neredeyse ‘’mucize bir iş’’.

İşte bu bilinç içerisinde şampiyon olacağım diyorsan o topu o kaleye sokacaksın, hatta öyle bir sokacaksın ki, kaleciyle beraber. Maç içinde frene de hiç basmayacaksın, oyuncu tercihlerin ona göre olacak, yedek kulüben de ona göre.

Bu sezon sil baştan bir kadro daha kurdu Fenerbahçe. Psikolojik olarak bitmiş mevcut oyuncular ve yeni transferlerin bir araya getirebilmesi işi sıkıntılı bir süreç gibi duruyordu ama ligin hemen başında görüldü ki, çok kısa bir sürede uyum yakalandı, hatta öyle ki, Fenerbahçe bir anda şampiyon ilan edildi..
Peş peşe gelen sakatlıklar ve rotasyonda yaşanan kararsızlıklara Beşiktaş ve Galatasaray’ın lige çok erken havlu atma ihtimali de eklenince perde arkası güçler devreye girdi ve 11. hafta itibariyle puan tablosu yayıncı kuruluşun istediği kıvama geldi veya getirşldi.. Ben böyle görüyorum 11 haftayı..

Ersun Yanal’a karşı çatlak sesler var, duyuyorum ama çok önemsemiyorum. 11 haftalık istatistikler gösteriyor ki, Ersun Yanal’ın takımı ligin en çok koşan 2.takımı, ligin en fazla topa sahip olan takımı, en fazla başarılı pas yapan takımı, ceza sahasına en fazla orta gönderen takımı, en fazla şut atan takımı ve daha yazmaya gerek duymadığım bir sürü en. Ama bir en daha var ki, bugün Fenerbahçe’nin neden 25-26 puanda olmadığının göstergesi, %28 lik bir net pozisyon değerlendirme yüzdesi var ortada ve bu istatistikte Fenerbahçe ligin sonuncusu. Ligin en fazla gol kaçıran oyuncuları ise Muriqi ve Kruse.
Çöp diye kapıya konulan Ciğerci ve Serdar Aziz Fenerbahçe için önemli oyuncular oldu, Sergen’in hayata döndürdüğü Ozan Avrupa yolunda, kaleci Altay’ın fiyatı 1.5 milyondan 4 milyona, Jailson’un piyasa değeri 4 milyondan 5.5 milyona çıktı. Bu tabloda Ferdi neden oynatılmıyor diye ben de soruyorum elbet ama altında başka bir neden olabilir düşüncesiyle de beklemeyi tercih ediyorum. Bu kadar artısı olan bir hocayı, iki oyuna müdahale, bir kişisel tercih hatası yüzünden gömmek bana adil gelmiyor.

Maç içindeki oyuna müdahaleler ve tercihler önemli bir konu ama o da bir yere kadar çünkü bu işler yedek kulübesine bağlı işler. Kulübede kim var ki arkadaş?

Jailson’u keyfinden stoper oynatmadı, Serdar 2 hafta evvel oynatılabilirdi, hadi ona eyvallah ama antrenman performansını da bilmiyoruz. Rami’yi oynattığında gördük bir futbolcunun hazır olmamasının ne demek olduğunu. Sadık zaten beğenilmiyor, Ersun Yanal aldırdıysa buradan eleştirmek mümkün tabii. Kısacası ben bu tarz detaylara hiç takılmıyorum, Ersun Yanal’ın işinin çok zor olduğu ortada, Klopp gelse ne yazar?

Ersun Yanal’ın hakemleri de, rakipleri de yenerek şampiyon olması şu şartlar altında çok zor görünüyor, bu kadro çok yeterli değil ve ayrıca B planı yapmaya uygun bir yedek kulübesi de yok. Ferdi dışında skora katkı yapabilmiş yedek bir oyuncu da henüz yok.

Fenerbahçe kadro mühendisliği yine yanlış yapılmış, yine geç kalındı, para yine yetmedi besbelli ki.

%100 şampiyon olacağız diyorsan kalecin Altay olmamalıydı. Üst düzey en az bir stoper almalıydın, Survivor yıldızı Rami değildi bu isim. 30 Temmuzda sakatlanan Hasan Ali’yi ne yedekleyecek ne de yokluğunda idare edecek bir sol beki alınmadı. Moses ve Rodriguez’e kabuslar gösterebilecek, hem kanat hem de santrfor oynayan atlet bir oyuncu alman lazımdı, gittin Mevlüt’ü aldın. Dar alanda maharetli, oyun kurma özelliği olan bir 10 numara yerine kontra oyuna uygun Kruse’yi aldın, bir hata daha. Moses’ın en iyi yıllarında dahi atabildiği gol adedi belli, 3-4. Rodriguez kariyeri boyunca istenen 8-10 gollük limiti bir kez aşmış, geniş alan bulursa Kruse eyvallah, Emre en fazla 3 atar, Gustavo 3 atar, Vedat 40 mı atacak abi diye de sormazlar mı adama ?

Önceki yıllardan örnek vereyim, Kayseri, Antalya facialarını da izah eden bir şey, Fenerbahçe golü bir türlü bulamadığında, dakika 70 oldu mu hamleler gelirdi, Yozgatlı, Semih aynı anda oyuna girerdi sonra hoca derdi ki, hadi Yusuf şu defansı göbekten del bakalım. Şu yedek kulübesinde kim yapar bu işleri? Ferdi yapamaz, Mevlüt hayatta yapamaz, Zajc yapamaz. Kulübe alternatif oyuncu dolu, o sakatlanırsa bu var hesabı. Farklı bir meziyeti olan bir tane oyuncu yok maalesef.

İşte bu ahval ve şerait içerisinde Fenerbahçe’yi şampiyon yapabilecek kişi Ersun Yanal’dan ziyade Ali Koç-Comolli ikilisi. Aylarca Çingene pazarlığı yaptıkları ve almadıkları, haziran ayında boşa çıkacak Kolarov’u alarak mı başlarlar ki; Deniz adlı vitaminsiz yerine alabilmiş olsalardı şimdiye kadar en az 2 frikik golü atmış olurdu, başka isimler mi var listelerinde bilmiyorum. 39 yaşındaki Emre’ye çok bel bağlamamak lazım, hem kanat hem forvet oynayan Sow gibi bir oyuncu bulup bir taşla iki kuş mu vururlar artık bilemiyorum, ben olsam mutlaka 10 numara transferi yaparım Emre’yi de düşünerek, karar yönetimin. Transfer dedik mi de ben öyle çok umutlanamıyorum açıkçası.
Federasyon başkanı Fenerli oldu, bu sene şampiyon Fener diye politik bir algı yaratıldı, şimdiden Fenerbahçe zararını gördü. Tabii birileri kıs-kıs gülmüştür, o ne yapabilir ki diye. Biz bu filmi gördük, başkan-maşkan hikaye, alt kurullarda bitiyor iş. Üstelik de bakın geçmişe göreceksiniz, Fenerbahçe’linin Fenerbahçe’liye yaptığını kim kime yapmış ? Hitler Yahudilere yapmamıştır veya bir tek o yapmıştır. Mehmet Ali Aydınlar Fenerbahçeli federasyon başkanı değil miydi ? Fener’e operasyon çekeceğiz, başkan Fenerli olsun diye başkan yapılmadı mı?
Yani Ali Başkan, bu örgütle masada mücadele verip kısa zamanda da kazanabileceğini düşünmüyorum ben, elinden geleni yaptığının da farkındayım ama daha fazlasını yapman lazım, alt kurullara adam sokman lazım. Bu örgütün temizlenmesi çok uzun zaman alır, devletin en üst düzey kademelerinden bile temizlenemediler gitti. O zaman tek bir çare kalıyor geriye, ara transfer dönemini çok iyi değerlendirmek lazım, pamuk eller cebe..

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: bruno.monte@abcspor.com

twitter: @BrunoMonte1907

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz