ÜÇ PUAN VE SONRASI

Tüm rakiplerin puan kaybettiği bir haftada oynanacak oyunun değeri bir kat daha artmıştı. Maç sonunda ise sonuç, olabilecek harika bir sonuçtu. Yenilgisiz lideri yenmişsin ve rakiplerinin sadece bir maç arkasına kadar yapışmışsın. Daha ne olsun? O zaman üç puan ve fazlası diyebilirdik yazımızıun başlığına.

Ama kazın ayağı öyle değil işte. Penaltıya kadar Beşiktaş topu gene tehlikelin bölgeye indiremedi. Nkoudou’nun akıllı hamlesiyle penaltı gelmese işler çok daha sarpa sarabilirdi. Penaltı pozisyonu demişken, rakip takım yorumcuların acınacak penaltı yorumlarını ibretle izlemek lazım. Sen mal gibi ayağını adamın koşu yoluna dikersen, adam ayağını takar ve kendini yere bırakır. Ve ister düşen futbolcu ayağını oraya bilerek taksın, ister takmasın. Bu penaltıoğlupenaltıdır. Üzerine lakırdı yaparsan yorumcu değil amigo olursun. O yüzden bu yılların yorumcularına, gülerek geçelim. Onların amacı yıllardır sıkıntı çeken takımlarına bu sene öyle veya böyle şampiyonluk yaşatma hevesi. Anlayışla karşılayalım.

İkinci gol ise, belki sene başından beri göze en hoş gelen, en organize gol oldu.

Ama hepsi bu kadar işte. İleriye dönük bir pırıltı göremedik açıkçası. Dökülen bir Ljajiç varken, orta sahada yaratıcı oyuncu kim olacak? Oyun nasıl derinlemesine kurulabilecek? Defans desen, gene evlere şenlikti. Şanssız Alanya gayet rahatlıkla golü bulabilecek pozisyonlar buldu. Biri gol olsa, telaş başlayacak, belki de puanlar kaybedilecekti. Gününde bir Karius, ve uzun zaman sonra aslında bir bek olduğunu hatırlayan ve risk alarak oynayan Caner bugün gol olmamasının sebepleriydiler. Daha formunu tutamayan Burak ise gerek attığı temiz penaltı golüyle, gerekse de öldürücü asistiyle maçın sonucunu değiştiren kişiydi. En zayıf Burak bile sağlam bir Silah olduğunu gösterdi. Top ona gelmese bile topa giden, defansı yıpratan oyunuyla, ligin gene en iyi santraforu olmaya aday.

Taraftar ise olması gereken noktaya nihayet geldi. Wolves maçındaki güzel oyun, bugün sonuç da getirince, havaya girerek desteğini verdi takıma. Ben o kadar iyimser değilim. Tek iyimserliğim, ezeli rakiplerinin de zaten dökülüyor olması, iyi giden Anadolu takımlarınının da soluklarının maratonda yetmeyecek olması. Anadolu takımı demişken Alanya’nın takır takır futbol oynadığının hakkını teslim etmek gerek. Erol hoca nefis bir takım hazırlamış. Tabanca gibi forvetleri var. Ama manasız itirazlarla kendilerini gerdiler, ve puan alma ihtimalini de kendi elleriyle yok ettiler.

Milli takım arası verilmişken bu sürede sakinleşip, Avcı’nın takımı bir üst seviyeye getirmesi gerekiyor. Ara transfere kadar minumum kayıpla gidilirse, yeni yönetimle hem takviyeler yapılabilir, hem de zirve için iddialı olunabilir. Tekrar edelim, bu ufak bir ihtimal, ve bu ufak ihtimalin var olma sebebi de, rakiplerinin hiçbirinin de iyi durumda olmaması. Yengeç sepetindeki sepetlerin tırmanan yengeç aşağıya çekmesi gibi, büyük (!) takımlar kötü transfer ve kötü oyunlarla birbirlerine aşağı çekiyorlar. Türk futbol endüstrisi berbat bir noktaya doğru hızla yol alıyor.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: cuneyd.yuzak@abcspor.com

twitter: @cyuzak

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz