Bugünkü yazının konusu ABD Olimpiyat seçmeleri paradoksu.
Dünyanın çoğu ülkesinde işler genelde daha basittir. Branşının en iyi atletleri, sezon performanslarına bakılarak Olimpiyat vizesini alır. Ama söz konusu Amerika olunca tablo biraz değişiyor. Çünkü ABD’nin sporcu havuzu o kadar geniş ki, neredeyse her disiplinde birbirine çok yakın seviyede onlarca atlet var.
Bu yüzden Olimpiyatlara gidebilmek için önce ABD seçmelerini (Trials) geçmeniz gerekiyor. Kağıt üzerinde kulağa adil geliyor ama işin pratiği bazen oldukça acımasız olabiliyor. Düşünün; o gün hasta olabilirsiniz, küçük bir sakatlığınız olabilir ya da yarış sırasında bir anlık talihsizlik yaşayabilirsiniz. Dört yıldır beklediğiniz sporun en büyük sahnesini, saniyelik bir hatayla kaçırmanız mümkün.
Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Athing Mu.
ABD’nin 800 metredeki en güçlü isimlerinden biri. 2020 Tokyo Olimpiyatları’nı kazandı, ardından World Athletics Championships Eugene 2022’de dünya şampiyonu oldu. Yani kariyerinin zirvesinde bir atlet.
Ama 2024 ABD seçmelerinde final yarışında düştü ve yarışı son sırada bitirdi. Sonuç: Paris Olimpiyatlarında yok!
“Elbette kural kuraldır” diyebilirsiniz ama bu olay ABD içinde bile büyük tartışma yarattı. Çünkü birçok kişi bu sistemi biraz sporun Rus ruleti gibi görüyor: “ya yaparsın ya da gidersin (do or die).”
Üstelik Mu, 800 metrede Olimpiyat bileti alan üç Amerikalıdan da açık ara daha iyi bir atlet. Nitekim Paris’te o üç isimden yalnızca biri finale kalabildi. Diğer ikisi erken turlarda elendi. Finalde yarışan Juliette Whittaker ise yarışı yedinci sırada tamamlayabildi.
Yarışı kazanan Britanyalı Keely Hodgkinson 1:56.72 ile altın madalyaya uzanırken, Athing Mu’nun kariyerinde 1:55’in altına indiği dereceler bile var (mesela 2023 Prefontaine Classic).
Tabii bu sistemin kurbanı sadece Mu değil.
Mesela Christian Coleman…
100 metrenin en hızlı sprinterlarından biri ve dünya şampiyonu. Ama 2024 ABD seçmelerinde 100 metrede 4. oldu. ABD’de ilk üç Olimpiyat’a gidebildiği için Paris’te bireysel yarışma hakkı elde edemedi.
Bir başka örnek Laulauga Tausaga-Collins.
2023 dünya şampiyonu disk atıcı. Ancak ABD seçmelerinde üç atışı da faul olunca Olimpiyat biletini alamadı.
Aynı kaderi yaşayan başka tanıdık isimler de var:
2022 dünya şampiyonu çekiç atıcı Brooke Andersen ve 400 metre engelde dünya şampiyonası madalyalı Shamier Little de bu sistemin sert yüzünü gören atletlerden.
Çünkü ABD atletizminde rekabet seviyesi gerçekten başka bir yerde. Bazı branşlarda dünyanın en iyi 10 atletinin 6–7’si zaten Amerikalı. Yani çoğu zaman rakipleri aslında birbirleri.
Ve her şey “tek bir yarışta” belirleniyor.
Düşersin, faul yaparsın ya da kötü bir gün geçirirsin… O an her şey biter. Olimpiyat hayali de beraberinde gider.
Sadece 2024 özeli değil, bugüne dek en az 10’larca şampiyona mezar oldu bu acımasız eleme sistemi.
Bu yüzden atletizm dünyasında sıkça şu söz söylenir:
“ABD Trials’ını kazanmak bazen olimpiyat finalini kazanmaktan daha zordur.”
