SERGEN YALÇIN İLE HEDEFE

Okunması Gerekenler

YAĞIYOR MÜBAREK

Viyana bozgununun ardından uzun müddet Buda’yı savunmak zorunda kalan Abdurrahman Abdi Paşa savaşırken şehit düşüyor, şehit düştüğünde paşa tam...

HERŞEY STRATEJİ İLE BAŞLAR…

HERŞEY STRATEJİ İLE BAŞLAR… Değerli ABC SPOR okurları, Bu köşede güncel futbol olaylarını referans alarak futbol dünyasının tüm paydaşlarını kapsamlı olarak...

PANDEMİ SONRASI İLK ŞAMPİYON FERRO

PANDEMİ SONRASI İLK ŞAMPİYON FERRO COVID-19 pandemisi nedeniyle dört aylık aranın ardından düzenlenen ilk turnuvada, Anett Kontaveit'i iki sette geçen...

SERGEN YALÇIN İLE HEDEFE 

Beşiktaş için şampiyonluk hedefinin çok erken dönemlerde kaçmasından sonra konulan yeni hedef Şampiyonlar Ligi hedefine katılım olmuştu. Sergen Yalçın’ın göreve gelmesi ve Trabzonspor’a verilen Avrupa’ya katılım cezasından sonra bu hedef daha da mümkün hale gelmişti. Beşiktaş pandemi arası sonrası iki kaza yaşamasına karşın son haftaya kadar şansını taşıyabildiği bu sezonda, camia olarak bu tip durumlarda hep gerçekleşen makus talihini bu kez yendi ve rakibi Sivasspor’un kaybettiği haftayı kazasız atlatarak ligi 3. sırada bitirmeyi başardı.

Beşiktaş’ın gerçek kaptanı ve efsanesi Atiba’ya;
Bu formayı giydiği 4 sezonun her bir gününde formasını sonuna kadar terleten “Beyefendi” Gökhan Gönül’e;
Zaman zaman hatalar yapsa da takıma olan aidiyeti ve zor zamanlarda ortaya çıkıp kilidi açmalarıyla çok kez can simidi olan Vida’ya;
Sezon boyunca varlığıyla rahatlatan, formasının hakkını her daim veren Elneny’e,
Son düzlükte takıma girmeyi başaran ve formalarını layığıyla taşıyan Beşiktaş’ın evlatları Ersin ve Rıdvan’a bu başarıdaki emekleri için çok teşekkür ediyorum. Bugünkü galibiyette de en büyük pay bu futbolculara aitti zaten.

Hücum hattındaki oyuncuların akıl almaz beceriksizlikleri olmasa tarihi bir skorla kazanabileceği maçı ancak son çeyrekte koparabildi Beşiktaş. İlk yarıda iki elle oynaması ile iki golün geçersiz olmasına ve maç boyunca onlarca hücumun çöp olmasına sebep olan Diaby, bunun baş sorumlusuydu. Boyd, N’koudou ve Güven de yeteneklerini göstermekte yetersiz kalmaya devam ederek yeni sezon için 11 oyuncusu olabilecekleri umudunu vermemeye devam ettiler.

İkinci yarının başlarında canımız ciğerimiz Atiba attığı müthiş uzun topla Gökhan Gönül’ü ceza sahasına soktu ve Gökhan da attığı fake ile penaltıyı kazandırdı. İlk kez penaltı kullanan Atiba golü de elbette kaçırmadı. Sonrasında üst üste kaçan bir sürü kontraatağın ardından Elneny’in nefis bir ara pasında Diaby nihayet golü atmayı becerebildi! Hemen ardından Atiba da aynı güzellikte bir ara pası attı, sonucu yine penaltı oldu. Bu kez atışı gole çeviren Elneny’ydi. Bu dakikalarda Göztepe’den gelen güzel haberler de Beşiktaşlıları sevince boğarak sezonun olabilecek en güzel şekilde sonuçlanmasını sağladı.

2019/2020 sezonu bir çok yönüyle uzun yıllar unutulmayacak bir sezon oldu. 60 yıllık lig tarihinde ilk defa son haftalara 3 büyük takımdan bir tanesi bile şampiyonluk hedefi olmadan girdi. Bu ilk kez görülen bir şeydi.

Beşiktaş açısından da sezonu kısaca özetlemek gerekirse, aynı şekilde lig tarihinin en kötü sezon başlangıcına şahit olduk. Abdullah Avcı önderliğinde hiç umulmadık bir şekilde 6 haftada 1 galibiyet ile sezona giren Beşiktaş, tüm futbol kamuoyunun gözünde geçen sezonki Fenerbahçe gibi son haftalara kadar kümede kalma mücadelesi vermesi beklenirken, büyük bir takımdan bekleneceği gibi çabuk ayağa kalkmasını bildi. Futbol olarak beklenen gelişimi gösteremese de 15.haftaya 2.sıraya kadar yükselmiş şekilde girmişti. Sonra Sergen Yalçın’ın Malatyaspor’una mağlup olundu, bir sonraki hafta Kadıköy’de inanılmaz bir hakem katliamına maruz kalındı. İkinci yarının başında da Göztepe deplasmanında bariz bir kural hatası sonucu mağlup olup (bu kural hatası tespit edildiği halde maçın tekrarlanmadığını hatırlatmakta fayda var) şampiyonluk yarışından kopmuş oldu.

Ama tüm bunların hayırlı sonucu olarak, Abdullah Avcı yerini Sergen Yalçın’a bıraktı. Beşiktaş’ın geleceği için artık daha umutlu olabileceğimizi ilk haftadan belli etmeye başlayan Sergen hoca, Beşiktaşlı futbolculara büyük takım olduklarını tekrardan hatırlattı. Tam formlarını buldukları dönemlerde pandemi arası tüm takımları olduğu gibi Beşiktaş’ı da geriye attı. Ama dönüşünde ayakta kalmayı bildi Beşiktaş takımı. Kendilerinin sezon başında yaşadığı büyük düşüşü, sırasıyla önce Fenerbahçe, sonra Galatasaray ve sonunda da Trabzonspor yaşayarak hezimete uğrarlarken, Beşiktaş ise son haftalarda hedeflerinden bir an vazgeçemeyek amacına ulaştı. Sergen Yalçın’ın 7. sıradayken devraldığı Beşiktaş ligi 3. sırada bitirmeyi başararak, bu yetersiz ve her geçen gün daha da eksilen kadroyla olabilecek en iyi performansı gösterdi.

Son haftalar girilirken virüs kapan oyuncular, maaşları ödenemediği için ligi bitirmeyi beklemeden birer birer ayrılan yabancı oyuncular, her gün bir futbolcusu renkli basın tarafından rakiplere pazarlanmalar vs. derken son olarak kaptanlık ve kongre üyeliği verilen Burak’ın da 1 maç daha oynamaya sabredemeden takımını yarı yolda bırakmasına rağmen, Sergen hocanın takımını hedeflenen limana ulaştırması ayakta alkışlanacak bir başarıdır… (Burak’ı neden ilk günden beri istemediğimizi, nasıl bir karakter olduğunu herkes görmüş oldu. Süleyman Seba’nın dediği gibi “Beşiktaş bir değerler manzumesidir”. Bu manzumede Burak gibilere yer yoktur).

Beşiktaş’ta artık gün itibariyle ekonomik sebeplere dayanan ciddi bir yaprak dökümü söz konusu. Takım bütçesinin düşürülebilmesi ve yaşı yüksek oyunculardan kurtulmak açısından bu durumu bir avantaj olarak görüyorum. Takımın abileri olarak kabul ettiğim yegane isimler Atiba ve Gökhan Gönül’dü. Bu iki ismin bir sezon daha kalmasını çok isterim. Yenilenen ve gençleşmesi muhtemel kadroya böyle Beşiktaşlı duruşuna yakışır karakterlerin ağabeylik etmesi çok iyi olurdu.

Gökhan Gönül için ayrı bir paragraf açmayı da isterim. Ayrılacağı söyleniyor, inanmak istemesem de doğru olması yüksek ihtimal. Her daim aidiyet duyduğunu gizlemediği, gol attığı zaman bile sevinmediği camianın taraftarlarının buna karşılık kendisine yaptığı büyük ayıplara rağmen yine de oraya gitmeyi tercih ederse çok şaşırırım ve onun adına üzülürüm. Ama asla ve asla darılmam, hakkım sonuna kadar helaldir. Beşiktaş’a verdiği her şey için çok teşekkürler.

Beşiktaş’ımızın efsanesi Sergen hocamıza da bu hatırlamak istemeyeceğimiz sezonu unutamayacağımız bir finalle bitirmemizi sağladığı için çok teşekkürler. Yeni sezonda büyük işler yapacağına güvenimiz tam.
2020/21 sezonunda, daha güzel günlerde görüşmek dileğiyle…

mail : olcay.nurlu@abcspor.com

twitter: @olcynrlu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Önceki İçerikHANGİ YÜZLE
Sonraki İçerik2019-20 “İNAT” SEZONU

Son Haberler

YAĞIYOR MÜBAREK

Viyana bozgununun ardından uzun müddet Buda’yı savunmak zorunda kalan Abdurrahman Abdi Paşa savaşırken şehit düşüyor, şehit düştüğünde paşa tam...

HERŞEY STRATEJİ İLE BAŞLAR…

HERŞEY STRATEJİ İLE BAŞLAR… Değerli ABC SPOR okurları, Bu köşede güncel futbol olaylarını referans alarak futbol dünyasının tüm paydaşlarını kapsamlı olarak sizlerle incelemeye çalışacağım. Aslında konu...

PANDEMİ SONRASI İLK ŞAMPİYON FERRO

PANDEMİ SONRASI İLK ŞAMPİYON FERRO COVID-19 pandemisi nedeniyle dört aylık aranın ardından düzenlenen ilk turnuvada, Anett Kontaveit'i iki sette geçen Fransız Fiona Ferro şampiyonluğa ulaştı. WTA...

TEKMELİK

TEKMELİK “Onu iki kez uyardım, tekmeliğin dönmüş düzelt bak ayağın kırılır diye ama bana tekmeliğe bir türlü alışamadığını söyledi ve ertesi gün hastanede ziyarete gittim” 1992-93...

2019-20 “İNAT” SEZONU

2019-20 "İNAT" SEZONU Sahaya çıkan 11'i yadırgadım açıkçası. Hala Dirar'ı görünce , genç stoperlerimize 1 dakika bile vermeden sezonu bitirince üzüldüm. Örneğin kendinizi Murat Sağlam'ın yerine...

Benzer Konular