https://abcspor.com/wp-content/uploads/2020/11/ataturk.jpg

SCALONİ’NİN BAŞARI HİKAYESİ; BİR KUMARDAN BİR DEHAYA

Okunması Gerekenler

Lionel Scaloni Hakkında Bilinmeyenler: Dünya Şampiyonu Teknik Adamın İlginç Hikayesi

2 gün önce sona eren 2022 Dünya Kupası zaferinin mimarı Lionel Scaloni, bugün dünyanın en başarılı teknik direktörlerinden biri olarak kabul ediliyor. Ancak onun başarı hikayesi, kupalardan çok daha önce başladı. Futbolculuk döneminden özel yaşamına kadar pek çok ilginç detay, Scaloni’yi farklı kılıyor.

Gelin kısa kısa maddelerle şampiyon teknik direktörün geçmişinden bir geçiş yapalım;

Küçük Bir Kasabada Büyüdü

Lionel Sebastián Scaloni, 16 Mayıs 1978’de Arjantin’in Santa Fe eyaletindeki Pujato kasabasında doğdu. Mütevazı bir aile ortamında büyüyen Scaloni, çocukluğunda futbol dışında bisiklet ve motosiklet tutkusu ile de tanınıyordu.

Kariyerine Forvet Olarak Başladı

Çoğu futbolsever onu sağ bek olarak hatırlasa da gençlik yıllarında hücum oyuncusu olarak forma giydi. Zamanla teknik kapasitesi ve oyun zekası sayesinde savunmanın sağ kanadına geçti ve burada uzun yıllar başarılı performans sergiledi.

Avrupa’da Uzun Yıllar Forma Giydi

Aslinda vasat bir oyuncuydu ama 1997 FIFA Dünya Gençler Şampiyonası’nda Arjantin forması giyerken, turnuvada Brezilya’ya karşı attığı gol sonrasında Avrupa kulüplerinin radarına girdi.

Scaloni, Deportivo La Coruña’da geçirdiği yaklaşık sekiz sezon boyunca La Liga şampiyonluğu yaşadı. Daha sonra West Ham United, Racing Santander, Lazio, Mallorca ve Atalanta gibi kulüplerde oynayarak Avrupa futbolunda önemli bir deneyim kazandı.

7 kez de milli formayı giydi. 2015 yılında jübile yapan Scaloni, Dünya Kupası’nda da oyuncu olarak sadece 2006 yılında 1 maçta forma buldu (son 16 turu Meksika karşılaşması).

Teknik Direktörlüğe Beklenmedik Bir Şekilde, Geçici Olarak Geldi

2018 Dünya Kupası’nda Arjantin’in beklentilerin altında kalıp son 16 turunda Fransa’ya elenmesinin ardından teknik direktör Sampaoli’nin görevine son verildiginde, Arjantin Futbol Federasyonu (AFA), o dönemde U20 (20 yaş altı) takımını çalıştıran Scaloni’yi geçici teknik direktör olarak atadı.

Mağlup olmaya alışmış sıkıntılı bir takımın başına deneyimsiz birinin getirilmemesi gerektiği soyleyen Arjantin spor basını, ilk başlarda bu kararı şiddetle veto etmişti!. Sonuçta Scaloni, kariyerinde ne büyük bir kulübün teknik direktörlüğünü yapmış ne de herhangi bir A takımını çalıştırmıştı. CV’sindeki tek deneyim, 2016-17 sezonunda Sevilla’da yardımcı antrenörlük göreviydi.

İlk olarak Guatemala ve Kolombiya ile oynanacak hazırlık maçları için görevi devraldı ama ortaya konan pozitif futbol, oyuncularla kurduğu iletişim ve gençleşme operasyonundaki başarısı sayesinde federasyon yönetimi onunla yola devam etme kararı aldı ve sözleşmesi uzatıldı.

28 ve 36!

Ama 1986’dan bu yana kupa yüzü görmemiş olan ‘Tangocular’ın Dünya Kupası hasretine 36 sene sonra son verdirmeden önce de, 28 yıldır hasretini çektiği Copa America’yı kazandırdı.

Dünya Kupası’nda C Grubu’nun ilk maçında Suudi Arabistan karşısına aldığı şok yenilgiye rağmen hemen ayağa kaldırmayı başardı. Angel Di Maria, Papu Gomez, Leandro Paredes ve Lautaro Martinez gibi önemli isimleri kenara çekerken Messi’nin çevresine Julián Alvarez, Enzo Fernandez ve Mac Allister tercihleri ile taze kan pompalandı.

Scaloni’nin final maçında yaptığı radikal plan da unutulmamalı!. Kariyerini ters ayakla sağ kanatta inşa etmiş Di Maria’yı da sola monte etti ve büyük verim aldı.

10 numarasız, asimetrik 4-3-3 dizilişli, orta sahada Enzo Fernández, Alexis Mac Allister ve Rodrigo Paul üçlüsünün yüksek enerjisiyle Fransa’nın pas yollarını kapattı.

Topu Fransa’ya bırakıp, geri kazandıklarında arkada bıraktıkları boşluklara hızlı ve direkt dikine paslarla gitmeyi tercih etti. Bu strateji, Arjantin’in ilk goldeki penaltısını ve Julian Alvarez’in başlattığı harika ikinci golü getirdi.

Takım Ruhu Onun En Büyük Silahı

O dönemde birçok futbolseverin aklındaki soru aynıydı: “Bu göreve neden Scaloni?” Ve bu alınan risk, oynanan kumar, adeta bir deha yarattı.

Scaloni’nin en belirgin özelliklerinden biri yıldız oyuncular yerine takım kimliğini ön plana çıkarmasıdır. Oyuncularıyla kurduğu güçlü iletişim sayesinde Arjantin Milli Takımı’nda uzun yıllardır görülmeyen birlik ve beraberlik ortamını oluşturdu.

Ailesini Gözlerden Uzak Tutuyor

Scaloni, özel hayatını medyadan uzak yaşamayı tercih ediyor (sansasyondan uzak bir hayat). Eşi Elisa Montero ile İspanya’da tanıştı ve çiftin iki oğlu bulunuyor. Başarısına rağmen ailesini kamuoyundan mümkün olduğunca uzak tutması dikkat çekiyor.

Mütevazılığıyla Takdir Topluyor

Basın toplantılarında sık sık oyuncularını öven Scaloni, başarıları hiçbir zaman tek başına sahiplenmiyor. Yardımcı ekibinin ve futbolcularının katkısını sürekli vurgulaması, futbol dünyasında saygı kazanmasının önemli nedenlerinden biri olarak görülüyor.

O’nu O Yapan 

Lionel Scaloni, belki en kariyerli, en iyi hatta en tecrübeli hoca değil. Belki hala da taktiksel olarak en güçlü olduğunu söylenemez.

Ama onu meslektaşlarından ayıran güçlü bir nokta var. O, faal (hatta birçoklarına göre tüm tarihin) en önemli yaratıcı oyuncusuna sahıpken proaktif bir yapı kurmaktan ziyade ilk olarak iyi bir savunma takımı ortaya çıkardı. Ardından o yaratıcının etrafına doğru isimleri ekleyerek sahadaki 11 oyuncunun da performansını maksimuma çekti!.

Sonuç

Futbolculuk kariyerinde büyük bir süper yıldız olarak görülmeyen Scaloni, teknik direktörlükte dünyanın zirvesine çıkarak modern futbolun en ilham verici isimlerinden biri haline geldi.

Bu nedenle onun başarı öyküsü, futbolseverler kadar liderlik ve takım yönetimiyle ilgilenen kişiler için de dikkat çekici bir örnek, rol model!

Son Haberler

ULUSAL HAZİNE, ALTIN KIZ KIRSTY COVENTRY

Zimbabwe; “Gürleyen Duman” olarak bilinen görkemli Victoria Şelaleleri, zengin yaban hayatına ev sahipliği yapan Hwange Milli Parkı ve UNESCO...

Benzer Konular