Bir gün bir şey olmuştur da, başınız fena halde derde girmiştir veya ne bileyim, yapılmaması gereken bir hata yapmışsınızdır yahut da riski tam olarak hesap edememişsinizdir, birine olması gerekenden fazla güvenmişsinizdir. Yani çözümü çok zor bir problemin içinde bulmuşsunuzdur kendinizi..
 
Herkesin başına bir kaç kere gelmiştir böyle şeyler.. Okulda kopya çekerken yakalanmışsınızdır en basitinden veya sınavı kaçırmışsınızdır falan filan..
 
Sonuçta çok üzgünsünüzdür ve çaresizsinizdir. Babanız veya bir yakınınız gelir der ki;

– Yaw, bu mu dert ettiğin şey, arkanda kapı gibi ben varım, paraysa para, çevreyse çevre, olur böyle şeyler, telafi edilir
.
 
Sonra alır eline telefonu arar bir kaç kişiyi, ben halledicem, bana bırak, sen şimdi git evine bi güzel uyu-dinlen, yarın da tam gaz işine devam et der ya hani?
 
O gece huzurlu bir uyku çekersiniz ya..
 
İşte tam da bu hissi geçirdi bana Ali Koç.. Fenerbahçe finansal anlamda bitik vaziyetteyken adam koç gibi çıktı meydana, “bana bırakın, ben halledeceğim” dedi.
 
Bi IBAN numarası ver, çorbada bizim de tuzumuz olsun diyenler de oldu, şimdilik gerek yok dedi ve hatta dedi ki, paramız yok ama sürprizler de yapabiliriz, biz daha ölmedik..
 
İlk sürpriz geldi bile.. André Ayew..
 
O bir futbol virtüözü.. Çılgınca para savuran, öyle ki Volkan Demirel’den çok bir fazlası olmayan, standartın biraz üstü Brezilyalı bir kaleci için 75 M Avro bonservis ücreti ödeyebilecek kadar para savuran o İngiliz kulüplerinden biri olan Swansea’nin bu yıl kadrosunda düşünmediği yıldızlardan yalnızca biri Ayew.
 
Canına yandığımın kapitalizmi… Adamların Ayew’den daha iyi diye kadroda tuttuğu oyuncular da Ayew’in iki tık üstü bile değil ha ! Para çok oldu mu böyle oluyor işte..
 
Sanmayın ki Ayew’i de çok ucuza aldılar. İki sezon evvel 25 m pound bonservis ücreti ödemişler.
 
Ne diyelim, camiaya hayırlı, uğurlu olsun. Şam’da kayısı.
 
 Ayew futbolcu bir aileden geliyor, iyi bir profesyonel, babası meşhur Abedi Pele, biraderi Jordan da meşhur bir santrfor, bir dönemler Yozgatspor’da oynayan Ayew vardı, o da amcasıymış.
 
Mevki anlamında pek çok bölgede oynayabiliyor, sol bek olarak bile oynamışlığı var, çok yönlü bir oyuncu. Çok akıllı bir seçim bu yönüyle.
 
Çabuk bir oyuncu, süratli ama bir Volkan Şen süratinden bahsetmiyorum tabii..
 
Teknik bir oyuncu. Birebirde adamın belinden kan alır.. Gol vuruşları da oldukça iyi.
 
Kanat orta değerleri düşük görünüyor istatistik sitelerinde; maç başına 1 bile değil.
Sebebi ise içeriye kat edip sıfıra inmeyi tercih etmesi ve topu direkt pas olarak kullanması.
 

Forvet arkası olarak da epey bir oynatılmışlığı var. Çünkü Ayew’in bir diğer özelliği de inceci olması. Ara pasları, milimetrik ölçüdeki pasları yani ince işleri becerebiliyor olması.

 

Geçtiğimiz sezonu iki farklı takımda geçirmiş, süre almış ama pek skor yapamamış. Ayew’in de Turkiye’ye gelmeye ihtiyacı varmış aslında. Direkt oynanabileceği, sevgi ve saygı görebileceği, mental anlamda kendisini en iyi noktaya taşıyabileceği bir ortama ihtiyacı varmış.  Burada tekrar eski formunu yakalaması kuvvetle muhtemel.

 
Cocu onu büyük ihtimalle kendi bölgesinde kullanacaktır diye tahmin ediyorum. Yani sol önde..Valbuena’yı sağa atabilir. Ayew’i de sağ tarafta düşünebilir ama sağ ayağı biraz zayıf.. Bakarsın forvet arkası bile oynayabilir. Top saklayabilme yönünü ben iyi diye biliyorum, deplasman santrforu olarak da zaman-zaman görebiliriz, en azından dakika bazında.
 
Defansif yönü bence vasat. Dirar etkisi gösteremez..
 
Ben kendi adıma Ayew transferinden memnun oldum. Bu şartlar altında demin de belirttiğim gibi daha iyisi Şam’da kayısı.
 
Gençleri transfer etmek tabii ki çok güzel bir şey, eyvallah ancak o gençlerin yanlarına da tecrübeli ve klas ayakları koymak da şart oğlu şart. Amma velakin bu serpiştirme işi ölçüler dahilinde olmak zorunda yoksa bu gençlere de sittin sene forma şansı gelmez..
 
Sanıyorum bu konuda da hesaplar yapılmıştır.
 
Bir türlü istenilen randımanı vermeyen oyuncular ya satılmalı ya da kiraya verilmeli veya sezonluk takaslarla yola devam edilmeli ki; kadrodaki şişkinlik giderilsin.
 
Fenerbahçe’nin futbolculara ödediği maaşların yarısını bile Anadolu kulüpleri oyuncularına ödeyemiyor, kiralık oyuncu gönderip, maaşından kurtulmak ve üstüne biraz da para almak pek mümkün görünmüyor şu şartlarda ama adamların kapı gibi mukaveleleri var, sen o maaşı öyle de ödemek zorundasın, böyle de..
 
Niye anlatıyorum bunu, Fenerbahçe sol bek transferi yapamayacak.  Mesela..İsmail Köybaşı ile beraber Salih veya başka bir oyuncuyu teklif edersin Bursaspor’a, gerekirse 3 oyuncu da olabilir,  bir yıllığına Aziz Behiç’i kadroya katarsın kabul ederlerse..
 
Hem de dersin ki, çok seviyorsunuz, alın size Aziz.
 
Yahut Malatya’da Sadık var, beğendiğim bir stoper, benzer bir teklifle kadroya dahil olabilir, rotasyonda fayda sağlar.
 

 

En azından şu görüldü ki, bu yönetim gençler konusunda gerçekten çok ciddi.. Göstermelik değil..Altyapıya çok ciddi bir şekilde eğildiler, belli ki ince eleyip sık dokuyacaklar oyuncu seçimlerinde de..

 
Fenerbahçe’ de Erten Ersu adında bir kaleci var mesela, 24 yaşında. Maç tecrübesini geçtim, yeteneğinden de şüpheliyim.. Neden bu kadar uzun süredir kadroda tutulduğunu bilmiyorum, yeteneğiniz olmasa da kadroda tutulabiliyormuşşsunuz bu kulüpte, bunları da bu sene öğrenmiş olduk.
 

Biraz araştıma yaptım hakkında, genç sol bek Serhat Kot’la alakalı..

 
Gerçek mevkisi bek bile değilmiş. Schalke alt yapısından ayrılıp Türkiye’de kulüp arıyor kendine ve bulamıyor, bir şekilde Altay’a kapak atıyor ama yeni kulübü de memnun kalmıyor, ardından sözleşmesi fesh ediliyor..Bu büyük yetenek Altay’dan kovulup Fenerbahçe’ye transfer oluyor.
 
Nasıl olduysa bu iş? Yorumu size bırakıyorum.
 
Boris Rapajic’in maaşı 180k Euro diye duymuştum..
 
Bir de arkadaşını getirtmişGalatasaray’la oynadıkları maçta GS li bir oyuncuya insanlık dışı bir faul yapmış ve sadece sarı kart görmüştü de medyada yankı uyandırmıştı, belki anımsayan olur.. Kosovalı bir oyuncu. Adenis Shala..
 
Andreas Kilit var bir de..19 yaşında..  Geldiği takımın A takımında oynadığı maç sayısı sıfır..Norrkoping takımından gelme..
 
Bu iki yabancı oyuncu da gönderildi diye biliyorum..
 
Bu oyuncular nasıl bir mantıkla, ne tarz ilişkiler sonucu getirildiyse artık..?
 
 
Başımızda FFP varken, gelir gide dengesi durumu flaş transfer şansını iyice zora sokuyor.. Ali Koç da bilirdi başkaları gibi Fernandao’yu 12.5 milyona satmış gibi göstermeyi..!
Sanıyorum ki, bir sol stoper ve bir de santrfor transferiyle tecrübeli oyuncu  transferi noktalanacak, bir kaç tane daha genç transferi bekliyorum kendi adıma.
Onun mantalitesinde katakulliye yer yok..
 
Sahaya nasıl yansıyacak bugünden bilemeyiz ama bundan böyle en kötü ihtimal bakkal dükkanı gibi değil, şirket gibi yönetileceğimize inancım tam!
mail: bruno.monte@abcspor.com
twitter: @BrunoMonte

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz