SABONIS’Lİ EFSANE 1986 SOVYETLER BİRLİĞİ

Okunması Gerekenler

AZ ALKMAAR AKADEMİSİ…

AZ ALKMAAR AKADEMİSİ… Son dönemde Avrupa’nın önde gelen kulüplerinin akademileri hakkında yoğun analizler yapmıştım. 26 Ekim Pazartesi günü Johan Cruyff...

KURT KANUNU

KURT KANUNU “Kurtlukta düşeni yemek kanundur” diye son veriyordu hayatına Kara Kemal. İzmir Suikasti’ni planlayan ekipten olduğu iddiası ile suçlu bulunan...

KOLAYDAN ZORA

KOLAYDAN ZORA Dört haftada dört puanla başlanan ligde tam 22 günlük bir aranın ardından yeniden sahaya dönüş maçı Denizlispor deplasmanıydı...

Sovyetler Birliğinin rüya takımını seçme konusunda, 1986 Dünya Şampiyonası’ndaki ikinciliği ve 1988 Olimpiyat şampiyonluğu arasında çok gidip geldim, ama 1981’de Erman Kunter’in yıldızlaştığı Balkan Şampiyonluğu ve Beyaz Gölge dizisiyle başlayan ülkemizdeki basketbola olan ilgiyi tavan yaptırması dolayısıyla, Marciulionis hayranı olmama rağmen 1986 kadrosunu seçtim.

1984 olimpiyatlarında Michael Jordan’lı kadronun boykot kararı dolayısıyla turnuvaya gelmeyen Sovyetler Birliği’nin de olmamasıyla güle oynaya şampiyon olmasından sonra,bu kez de Jordan’ın yokluğunda Amiral David Robinson önderliğinde kurulan, Charles Smith, Steve Kerr, Rony Seikaly, Mugsy Bogues, Kenny Smith ve Sean Elliott gibi elit bir Ncaa kadrosunun şampiyonluğu rahat alacağı genel kanıydı. Onlara rakip olabilecek sadece iki rakip vardı; Drazen Petrovic’li Yugoslavya ve bugün inceleyeceğimiz Sovyetler Birliği rüya takımı.

Takımın adı Sovyetler Birliği olmasına rağmen ekip dönemin ezeli rakipleri Zalgiris Kaunas ve CSKA Moskova’nın bir karması gibiydi. Büyük ağırlık Litvanya orijinli oyunculardaydı, bunların yanına serpiştirilen Ukrayna’lı ve Rus oyuncular takımı tamamladı. Leton halk kahramanı Valdis Walters’i de unutmayalım.
Amerikalıların Robinson’ı varsa Sovyetler’inde Sabonis’i vardı. Litvanya’lı süper yıldız Avrupa’da görülmemiş bir heyecan yaratmış hatta kimilerine göre NBA oyuncularından bile iyi olabilirdi.

Sabonis etrafında şekillenen kadro kısalarda Walters, Kurtiniatis, Chomicius ve Sokk’tan oluşurken forvetlerde Volkov, Tikhonenko ve Tarakanov gibi isimlerden oluştu. Arvydas Sabonis’i yedekleme işi ise Belostenny ve Vladimir Tkachenko’ya kalmıştı. Tkachenko Sabonis’le hemen hemen aynı boyda olmasına rağmen ürkütücü görüntüsüyle benim çocuk dimağımda adeta bir Yeti imgesi oluşturmuştu.

İspanya’da düzenlenen ve çift grup etabı oynanan şampiyonada beklenildiği gibi Amerika, Sovyetler Birliği, Yugoslavya ve efsane şutör Oscar Schmidt liderliğinde Brezilya yarı finale çıktılar. İlk yarı final maçında Amerika Brezilya’yı rahat geçerken ikinci yarı final ise tarihin en unutulmaz maçlarından birine sahne oldu.

Yugoslavya kontrolünde geçen maçın son 70 saniyesine Petrovic’in takımı 12 sayı farkla girdi. Sovyetler farkı azaltsa da Cutura’nın basketiyle fark son 45 saniyede tekrar 9 sayıya çıktı. Ardından çok kısa sürede Sabonis ( panyalı ) ve Tikhonenko ile 2 üçlük bulan Sovyetler farkı 3 sayıya indirdi. Son 14 saniyede 3 sayı önde olan Yugoslavya’da, o zaman 18 yaşında olan bir başka efsane Vlade Divac gereksiz bir top kaybı yaptı ve son hücumda Walters’le üç sayılık basket bulan Sovyetler maçı uzatmaya taşıdılar ve uzatmada maçı 91-90 kazanarak finale çıktılar.

Bu arada Walters’in son hücumunda efsane spiker Ertan Yüce’nin ‘ bir de faul yaparlarsa maçı da alırlar hani’ deyişi aklıma kazınmış. Merhuma bize öğrettiği stop cemşat, hukşat, hatalı yürüme gibi terimler ve efsanevi Brunomonti, Magnifico, Jimenez telaffuzları için teşekkürü bir borç bilirim.
Finale çok yorgun ve müthiş bir sinir harbinden çıkarak gelen Sovyetler Amerika karşısında maçın tamamını geride götürmesine rağmen son 6 dakikada 16 sayılık farkı Sabonis ve Chomicius’la buldukları üçlüklerle eritmiş ama tarih bu sefer bir mucizeye izin vermemişti. Maçı 85-83 Amerika kazandı.

Maçın en unutulmayan anı hiç kuşkusuz Sabonis’in David Robinson’ın üzerinden adeta ezerek vurduğu takip smacıydı. O dönem NBA yayını falan olmadığı için smaç denince aklına Spor Sergi’de defalarca canlı seyrettiğim Calvin Roberts gelen bendeniz için bu hareket bir uyanmaya neden olmuştu.

Bu turnuvanın bir başka kazananı ise 33 sayı ortalama ile sayı kralı olan ve Yunan tarihini değiştiren Aris efsanesi Nikos Galis oldu.

Bu arada 1980 yılında San Antonio Spurs tarafından draft edilen ama kontrat verilmeyen 60 yaşındaki Calvin, Greg Popovich ve NBA yönetimine Spurs yaz kampına katılmak için başvurmuş ( 2017 ) ve ikinci bir şans talep etmiş. Tamam hala fit gözüküyor ama yine de ağlasam mı gülsem mi bilemedim.

Paylaşımlarıyla beni bu yıllara geri götüren Abc Spor yazarları Bruno Monte ve Murat Güler’e teşekkür ederim.

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail: merah.seber@abcspor.com

twitter: @SeberEmrah

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Haberler

AZ ALKMAAR AKADEMİSİ…

AZ ALKMAAR AKADEMİSİ… Son dönemde Avrupa’nın önde gelen kulüplerinin akademileri hakkında yoğun analizler yapmıştım. 26 Ekim Pazartesi günü Johan Cruyff...

KURT KANUNU

KURT KANUNU “Kurtlukta düşeni yemek kanundur” diye son veriyordu hayatına Kara Kemal. İzmir Suikasti’ni planlayan ekipten olduğu iddiası ile suçlu bulunan ve kellesine hükümet tarafından ödül...

KOLAYDAN ZORA

KOLAYDAN ZORA Dört haftada dört puanla başlanan ligde tam 22 günlük bir aranın ardından yeniden sahaya dönüş maçı Denizlispor deplasmanıydı Siyah-Beyazlılar adına. Milli aranın ardından...

AĞAOĞLU’NA SELAM, BİZE DE DERS OLSUN

AĞAOĞLU'NA SELAM, BİZE DE DERS OLSUN Sağolsun maça gidemeyen arkadaşlar 1907 tribünündeki kombinelerini devredince bir anda kendimi aylar sonra stadyumda buldum. Tekrar Fenerbahçe'mizin yanında olmak,...

2 FARKLI FENERBAHÇE

2 FARKLI FENERBAHÇE Hadi gel yıkalım şu Süleymaniye'yi desek, iki kazma, iki kürek, iki de ırgat gerek.. Süleymaniye'yi yeniden yapalım desek bir Süleyman bir de Sinan...

Benzer Konular