R.I.P. COACH

CIHAT LEVENT1970 li yıllarda Beyaz Gölge dizisinde tanıdığımız Ken Howard aramızdan ayrılmış.

Bu kelimeleri yazarken fark ettim ki, ben aslında hayatını kaybeden insanların arkasından “aramızdan ayrılmış” tabirini pek kullanmam. Ama Coach Reeves sanki hep vardı, hep buradaydı, hepimizin antrenörüydü. Biz onun öğrettiği gibi oyuncular, onun eğittiği gibi gençler olmaya çalışırdık, o aslında var olmayan dizi karakteri bizim idolümüzdü.

Ken Howard’ı ne zaman başka bir film veya dizide ekranda görsek “aaaaa Coach Reeves oynuyor” demekten kendimizi alamazdık.

beyaz golgeBeyaz Gölge ile tanışana kadar hepimiz antrenörlerimize “abi” diye hitap ederdik. Bir gün korka korka “Koç” kelimesini kullandık. Çekiniyorduk çünkü sağı solu belli olmayan o sert adamı dilimizde koyun hayvanının erkek cinsi amlamına gelen bu kelimeyle çağırmak gerçekten cesaret isterdi. Coach kelimesini yüksek sesle tekrar etmek hepimize garip bir heyecan veriyordu. Kendimizi Carver Lisesi takımında oynuyor gibi hissediyorduk. Mesela ben kendimi Coolidge zannediyordum. Renk pek tutmuyordu ama olsun. Bu hitap şekli antrenörümüzün de hoşuna gitmiş olmalıydı ki öfkeli suratına hafif bir tebessüm yerleşmişti. O günden sonra tüm Türk basketbol antrenörleri Coach’luk rütbesine terfi ettiler.

carverBalkan şampiyonluğu ve Efe Aydan ağabeyimin Spor Sergi’de oynanan Avrupa Şampiyonası elemelerinde Finlandiya’ya attığı son saniye basketiyle birlikte Beyaz Gölge dizisi de Türk basketbolunun tetik mekanizmalarından birisi olmuştur.

O dönemde İstanbul şampiyonu olan okul takımımız hakkında yapılan haber ve Carver Lisesi takımına benzetilmemiz hepimizi feci havaya sokmuştu.

Bir şekilde hepimizin hayatında iz bırakan Coach Reeves’e can veren ve idolümüzü bedenlendiren Ken Howard’ı hiç unutmayacağız…

Yazarın diğer yazıları için tıklayın

mail : cihat.levent@abcspor.com